Ana Sayfa > Site Yazarları

SERDAR KAYALİ - serdarkayali69@gmail.com
ZİNDANLARIMIZDAN KURTULMAK
04 Nisan 2013 - 1420 okunma

Zindanlarımızdan Kurtulmak
01/06/2011

Zindanlarımızdan  Kurtulmak? 
 

Kuranın insan üzerindeki en büyük hedeflerinden birisi onu başkasının zindanından kurtarmak olduğu gibi kendi zindanından da kurtarmaktır[1]. Öyle ya İnsan her durumda başkasının kendisine yapamayacağı kötülüğü yapabilir aynı zamanda kendisini kendi zindanlarına müebbet bir mahkûm olarak atabilir ve kendisini oralarda derin bir unutma ile unuta bilir. Başkalarının zindanlarından kurtulabilmek daha kolay olabilmekle birlikte insan kendi zindanlarından kolayca kurtulamadığı gerçeğiyle karşı karşıyadır.[2] Çünkü kendi zindanı bazen sadrın taa dibinde, biri diğerinin içinde birçok hücreden müteşekkil, her hücreyi karanlıklar bürümüş halde olabilir.[3] Durum böyle olmasına rağmen kendisini mutlak hür, zifir karanlık zindanını mutlak aydınlık sanabilir.[4]

 
İçe doğru gittikçe derinleşen bu zindanlar şöyle sıralana bilir. Gaflet Zindanı, Cehalet Zindanı, Şehavet Zindanı, Taassup Zindanı, Fısk Zindanı, Fücur Zindanı ve Nifak Zindanı ayrıca bu zindanların kibir gibi sağlam kapıları, ucub gibi içeri ışık almayan pencereleri de vardır. Daha isimleri bile konulmamış birçok arzu bu zindanlarda nöbetçilik yapmaktadır. İşte bu zindanların tümüne Kuran tabiriyle ZÜLUMAT denilir.[5] Fakat bu zindanların en temelinde, en derininde, en merkezinde ve en uzağında Şirk zindanı mevcuttur ki, diğer bütün zindanların varlık şartlarını işte bu zindan meydana getirir. Zindanların kalbi mesabesindedir.  Adeta bu yıkıldığında diğerleri içine çökecektir.
 
 İnsan tasavvurunu inşa eden şartların meşru ve gayri meşruluğu bağlantısına bağlı olarak o derin, karanlık ve uzak zindanın fark edilmesi kolay bir iş değildir. Çünkü insan bu fark edişi yapmaya niyetlendiğinde içinde bulunduğu karanlıkları aydınlık zannetme tehlikesi var olduğu gibi yıkmak için uğradığı zindanı tekrardan tamir etme tehlikesi de vardır. Aslında bu zindanlardan tek çıkış yolu vardır ve o çıkış yolu vahiydir. Allah c.c bu çıkış yolunu bir çok peygamber göndermek suretiyle açıklamış, insanları bu selamet yurduna davet etmiştir. [6]
 
Fakat insanlar arasında bu zindandan geçici faydalar sağlayan tağutlar ve cibtler her zaman var olagelmiştir. Tağutlar topluma meşru olmayan yaşama kuralları koyarken, cibtler meşru olmayan düşünme, inanma kuralları koymuşlardır. Her ikisinin yolu biraz ilerde birleşmekle beraber bazen danışıklı dövüşte yaptıkları görülmüştür. Gerçek şu ki tarih boyunca birbirlerini desteklemişlerdir. Tağutlar Tevhidin dolayısıyla özgürlüğün hayata yansımasını engellemeye çalışırken cibtleri toplumların vicdanını rahatlatmak için kullanmışlardır. Bu uğurda toplumun bir kısmının onların kölesi haline gelmesine göz yummuşlardır. Tağutlar vahyin önüne yasalarıyla çıkmayı hedeflerken, cibtlerini de hayal ürünü fantastik öyküleriyle vahyin önüne çıkartmayı amaçlamışlardır.
 
Aslında inananların kuranla uyarıldıkları bu iki güç daima perde arkasından toplumları hipnoz lamayı becerebilmiş ve inanlar ile vahiy arasına çelikten setler çekmeyi çoğu zaman başarabilmişlerdir. Neticede köleleştirdikleri insanları uygun bir oranla daima bölüşmüşlerdir. Böylece insanları hem kendi zindanlarına hem de kendi zindanlarına hapsedebilmişlerdir.   Elbette ki bu zindanlarda emniyet söz konusu değildir. Allah c.c Nisa Suresinin 51. ayetinde[7] meseleyi hatırlatmış ve müminlerin dikkatine sunmuştur.
Sonuçta Allahın Nuru ( Kitabı) ile toplumlar arasında oluşturulan engel toplumsal bir refleksle (Allahın İzni ile)  yıkılmayacaksa bu zindanlar hiç boş kalmayacaktır. Yok, eğer Allahın Nuru (Kitabı ) ile birey arasında oluşturulan engeller bireysel bir refleksle (Allahın İzni ile) yıkılmayacaksa birey kendi zindanlarından hiç kurtulamayacaktır.
 
Serdar KAYALİ 
 


[1] İbrahim 1 - Maide 16 -  Hadid 9 – Talak 11 – ( Bu anlamda birçok ayet vardır)
[2] Furkan 43 -  Casiye 23
[3] Nur 40
[4] Zuhruf  37- Kehf 104
[5] İbrahim 1 - Maide 16 -  Hadid 9 – Talak 11 – ( Bu anlamda birçok ayet vardır)
[6] Yunus 25
[7] ( Bu ayet Kuranın göz ardı edinilen ayetlerdendir. Tağut ve Cibt’i Put ve Şeytan olarak değerlendirenlerin Tevhidin özü ile ilgili ihtiyaç duyulan bilginin toplumdan saklanılması gayretine bilmeden veya bilerek yardımcı oldukları kanaatindeyiz. Ayrıca aynı gayreti güvenilir olarak bilinen Orjinali ile sadeleştirilmişi karşılaştırıldığında Elmalılın meallerinde! de görüyoruz. )


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


SERDAR KAYALİ Diğer Yazıları

24 Şubat 2015 - İSLAM' DA KEHANET ve BURÇ SAPKINLIĞI
18 Haziran 2014 - Abdulaziz Bayındır Hocanın Kader Çarpıtması
23 Ağustos 2013 - İBN-İ SEBELER VE TESİRLERİ
16 Nisan 2013 - ŞART RÜZGÂRLARI VE ADAMLARI
05 Nisan 2013 - DEĞİŞİM VE MODERNİZM
05 Nisan 2013 - TAŞIN ÜSTÜNE OTURANLAR
04 Nisan 2013 - MESCİDLERİ ALLAH'A BİRAKIN
04 Nisan 2013 - DAVETLİSİNİZ
04 Nisan 2013 - ÖLÜM
04 Nisan 2013 - ÇOCUK EĞİTİRKEN DUA
04 Nisan 2013 - BİRR’ İN BİR OLMASI
03 Nisan 2013 - ŞİRK’İ PAGANLIKLA SINIRLAMAK
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH