Ana Sayfa > Site Yazarları

Naci Kayalı - admin
KABUL EDİLMEYEN AMELLER
24 Ağustos 2013 - 2188 okunma

           Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
           Kabul edilmeyen ameller diyince konuyu aslında genişçe açabiliriz ancak ben sadece  bu yazımda Bid'at penceresinden bakmak istiyorum ve yazımda ALLAH nasip ederse hem Bid'atin ne olduğunu hemde günümüzde  yapılan ve İslam dininin emri imiş gibi görülen bidatlere değineceğim. Belki bu konuda çok yazı yazıldı ama ben yinede bu konuyu gündeme getirmek istedim. 
          Bid'at daha önce mevcut olmayan, sonradan ortaya çıkan amel ve inançlardır. Kısacası Hz.Peygamber ve Ashab-ı Kiram dönemlerinde görülmeyip onunla amel edilmeyen, hatta bir benzeri olmayan ve İslam'dan olmadığı halde sonradan ortaya çıkan, din ile alakalı olup, bir ilave veya  eksiltme mahiyetinde olarak İBADET KABUL EDİLEN, göze ve  akla hoş gelen dua, kuran okuma, namaz kılma, zikretme, düşünce görüş ve ameller, sünnete aykırı davranışların adet haline getirilmesidir. 
          Bu bidat (dine ekleme veya eksiltme) konusu o kadar önemli ki Huzeyfe b.El-Yamanın rivayet ettiği bir hadisi şerifte Peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır. 
           "ALLAH bid'at sahibinin orucunu, namazını, sadakasını, haccını, umresini, cihadını, maddi yardımını, şehadetini kabul etmez. O, kılın yağdan çıktığı gibi İslam'dan çıkar. ALLAH, bidat sahibinin amelini, bidatından vazgeçinceye kadar kabul etmez. (İbn Mace, Mukaddime, 7/49-50)
       
  Bidat bu kadar önemli ve tehlikeli iken ve müslümanının korkması ve neyin bidat olup neyin olmadığını araştırması gerekmektedir. Oysa müslümanlar aksine özellikle bidat ibadetlere sarılmış ve yanlış olduğunu söylendiğinde kabullenmemekte ısrarcı olmuş, hatta kendisini ikaz edene sapık damgasını vurmuştur. Bunları çok yaşadık.
          Ancak şöyle bir soru sorulabilir. 
          İyi de insanlar neden bidat amellere sarılırlar veya bidatler neden çıkar.
          Bu sorunun cevabı basittir.
          Birincisi; her kim Kurandan ve Kuranın anlattığı peygamberin sünnetinden yüz çevirirse bidatlere sarılır ve bidatler arasında bocalayıp durur. 
           İkincisi ise; İslam dininin hükümlerini bilmemek, nefsin arzu ve isteklerine uymak, şahıslara ve görüşlere körü körüne bağlılık, kafirlere benzemek ve onları taklit etmek ve daha sayabileceğimiz bir çok şey.
          İnsanların bidat konusunda en çok yanılgıya düşüren "kuran okuyorum, namaz, kılıyorum, dua ediyorum, kötü bir şey yapmıyorum" demesidir ve böyle davranmasıdır. " Yaparsam ne olur, ne kaybederim" tavrıyla hareket etmesidir.
          Oysa bidat, kötü niyetle dinden uzaklaşmak veya göze çirkin gelen ameller ile yapılmaz ki. Var olan bazı ameller ve ibadetler, bidat ile öyle yoğrulmuş ki, insan artık doğruyu görmekte zorlanmaktadır. Örneğin,
          -Rasulullah'a selam ve salat ALLAH'ın emridir. Ama Rasulullah'ı anmak için dini törenler yapmak ve mevlit okutmak kimin emridir.?
         
-Ölüleri hayırla anmak ve onlara dua etmek sünnette vardır. Ama ölüler için mevlit okutup, 7, 40, 52 geceleri tertip etmek, İslamın hangi hükmüna dayanır?
         
 Bir müslümanın İslam dininde var olmayan bir ameli, dinin emri gibi "ne varki, kötü bir şey yapmıyorum ki" mantığıyla hareket etmesi doğru değildir. ALLAH ve Resulünün bu konuda bir çok ikazı vardır. İnsanı dinden çıkartır. Genelde bu zihniyetteki insanlara hep şu örneği veririm. Tüm islam alimlerinin fikir birliği ile İkindi vakti, ikindi farzı kılınıp bittikten sonra başka bir namaz kılınmaz. Bir insan dur şurdan dünkü öğlenin kazasını kılayım veya  hazır vaktim var bir kaç rekat namaz kılayım derse olmaz. Bu hangi hocaya sorulursa sorulsun  evet doğru diyeceği bir bilgidir. Peki soruyorum, o kişi kötü niyetli değil ki sadece namaz kılmak istiyor. Ama kılamaz. Çünkü ALLAH RESULÜNÜN böyle bir uygulaması olmadığından hiç bir islam alimi de bize aktarmamıştır. 
           Ey müslüman kardeşim, İSLAM dini tamamlanmıştır, artık bu dine sonradan giren amel gibi görünen süslü püslü ancak ALLAH katında kabul edilmeyen ibadetlerle uğraşma. 
          -Ölüler için mevlüt, 7, 40, 52 vs gibi geceler,
          -Peygamber efendimizin doğum gününü kutlama,
          -Namaz kılarken açıktan niyet etme,
          -Farz namazlarından sonra TOPLUCA tespih çekmek (caiz olan herkesin tek başına çekmesidir)
          -Ezan bitiminde topluca ezan duası yapmak (kendi başına yapılan dua)
          -Namazlardan önce verilen Sela,
          -Ölünün  arkasından para ile kiralamak suretiyle kuranı kerim okutmak
          -Kandil geceleri adı altında belli gün ve geceleri kutlamak, hatta son zamanlarda bunu camilerde şölene şova dönüştürmek 
          -Tasavvufçuların yaptıkları dua ve zikirlerin her türlüsü,
          -Kabirlerin üzerine kubbe gibi şeyler eklemek, bina yapmak, mescid haline getirmek, türbeye çevirmek, (Peygamberimiz bu gibi yapanları lanetlemesine rağmen)
          -Ölülerden (her ölüden) yardım ummak, bereket beklemek vs..(ALLAH kuranı kerimde onlar seni duymaz, duysa bile cevap veremez demesine rağmen)
           Ey müslüman kardeşlerim, Bilgisizlikten dolayı  doğru ve yanlış ameli birbirine karışan ve seçmekte zorlanan temiz kalpli müslüman dostlarım. Gel artık bu bidatleri yapma, yapanlarla uğraş, yanlış olduğunu söyle, Yukarıda bidat olduğu bir çok islam alimi tarafından sabit olan bu boş işlerden artık yüz çevir ALLAH RIZASI için. ALLAH kitabında emretmemiş ise PEYGAMBERİMİZ zamanında ve  ondan sonra  gelen Ashabı zamanında yapılmamış sa SENDE YAPMA.
           Bidatlerden yüz çevirenlere SELAM OLSUN          
          
 
           
           
 
          

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (2):
  NACİ KAYALI:
[29.08.2013 - 11:40]  
Ahmetcim. Okumana sevindim. İnşallah bir şeyler verebilmiştir bu yazı. Amacım insanların vayyy ne güzel yazı yazmış demesi değil kurandan, kuranın anlattığı peygamberden ve bu ikisini bize aktaran büyük islam alimlerinden öğrendiklerimizi aktarıyoruz ki insanlar yaşanacak bir din varsa DOĞRUSU neyse ONU YAŞASIN. Soruna gelince...Unutma bir şeyin bir şey olabilmesi için DİNİ olması gerek. İBADET vasfında olması gerek. Yoksa tahta kaşık kullanıyorlardı eskiden şimdi demir kaşık. Bu bidatmi sorusu havada kalır. Allaha emanet ol...
  Ahmet Fırat:
[26.08.2013 - 14:51]  
Sayın Naci Abim bu güzel yazın için çok teşekkür ediyorum. Ancak, kafama takılan bir soru var ; İslam'a sonradan giren her şey bidat mi acaba? Sarığın yerine getirilen şapkanın hükmü ile giydiğimiz pantolon, gömlek vs.'in hükmü bir mi acaba? İkisi de aynı derece bid'at mi? Bunun ayrımını nasıl yapacağız? Allah senden razı olsun.

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Naci Kayalı Diğer Yazıları

10 Ekim 2017 - NEDEN KAPALI AYETLER BİZE!
26 Haziran 2014 - KANAYAN YARA TASAVVUF
08 Haziran 2014 - KAİNAT HİÇ KİMSENİN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE YARATILMADI
30 Nisan 2014 - HAYATIMIZDAKİ KISSALAR
27 Ekim 2013 - PEYGAMBERİMİZ GERİ GELSEYDİ!!
05 Ağustos 2013 - ALLAH'A İNANMAK AMA NASIL
25 Temmuz 2013 - ŞEFAAT GERÇEĞİ
10 Nisan 2013 - GELİN KUR’AN’LA TANIŞALIM
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH