Ana Sayfa > Site Yazarları

Kürşat BAŞKAN -
HZ. LUT KISSASI, UNUTTURULAN HASTALIK AİDS VE MASUM EŞCİNSELLER
31 Temmuz 2013 - 2457 okunma

      Hz. Lut (as) ve kavmi ile ilgili Kur’an’da yaklaşık 85 ayet geçmektedir. Lut kavminde ortaya çıkan ve insanlık tarihinde ilk kez görülen (Araf:80 -Lût'u da (peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyor sunuz?),  günahı  (Araf:81 -Çünkü siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere gidiyorsunuz.) AİDS hastalığı üzerinden anlamaya çalışacağız.

      Bu kadar kötü bir fiili Allah(c.c.) Kur’an’ı Kerim’de bu sıklıkla yer vermesi üzerinde düşünülmesi gerekken bir mesele olarak karşımızda durmaktadır. Belki de sorulması gereken en önemli soru geçmiş ümmetlerin yapmış olduğu bu fiiliyatı Allah bizlerin bilmesini neden istedi? Kıssanın anlatıldığı bölümlerde geçen  (Şuara:174 -Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir. / Ankebut:35 -Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır. ) bu ayetler bizlerin bu meseleyi derinlemesine incelememizi gerektiriyor. Bu kıssada geçen olayın ifade zorluğu bizleri tefekkürden uzaklaştırmıştır ve acelece bu iş kötüdür, çok kötüdür vb. şeyler denilerek geçilmiştir. Allah bu kıssadan çıkarılacak ibretlik durumları asırlar sonra tekrar AİDS hastalığı ile gözler önüne sermektedir. AİSD hastalığı bu kıssayı yeniden bizlerin anlamasını, gündemimize almamızı sağlamıştır. Fakat bu hastalığım kamuoyunda ifade ediliş tarzı, yapılan mücadele adeta destansı bir şekilde yer almaktadır. Hastalığı vahiyle okuduğumuzda şu sonuçlara ulaşabiliyoruz.

      Bilinen ilk AİDS vakaları 1981'de ABD'nin New York ve Kaliforniya eyaletlerinde rapor edildi. 1955 yılında görüldüğüne dairde kayıtlar vardır ama tarihler değişse de hastalığın ilk kez görülme durumu değişmemektedir. İnsanlık tarihinde bu hastalığın ilk kez görülmesi ile Hz. Lut’un kavminde işlenen suçun ilk görülmesi arasında büyük bir bağlantı vardır. (Araf:80 -Kavmine dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?) Bilim tarihinde ilk kez rastlanan HIV Virüsü insanlık tarihinde görülen günaha benzemektedir. İlk kez görülen günah ve ilk kez görülen hastalık… Olayın ikinci boyutu daha da ilginçtir; çünkü AİDSteşhisi konulan ilk şahısların çoğu, hastalığı cinsel yolla kapan eşcinsel erkekler ve şırıngaları ortak kullanan damardan alınan uyuşturucu bağımlılarıydı. Bu hastalığım eşcinsel hastalarda ilk kez görülmesi (Şuara:165 -166 "İnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?" "Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!" / Neml:55 -"Siz ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz!") adeta Hz. Lut Kıssasında yaşanılanların hakikatini bilim tekrardan ispatlamaktadır. ABD’de bu olayın ortaya çıkması millet olarak ABD’yi Lut kavmine yaklaştırmaktadır; çünkü İbn-i Abbas Lut kavmini bizlere anlatırken bu kavmin birçok suçu: adam öldürme-yoldan geçenlerin mallarını gasp etme, şımarıklık, fıtratlarının bozuk oluşu, kibir, zina, içki, fuhuş, erkeklerin kadın elbiseleri, kadınların erkek elbise giymeleri, erkeklerin oje kullanır gibi tırnaklarını boyamaları vb. da işlediklerini anlatmaktadır. Adeta eşcinsellik fiili öyle durup dururken çıkmamıştır. Birçok günahı işleyen kavmin ulaştığı son nokta durumundadır.

      Hastalık bu verilerden sonra çok ilginç bir seyir alır. Bir anda kıta olarak Afrika’ya taşınan hastalığın bulaşma şekli de değiştirilir. Maymunlardan bulaşma durumu üzerinde yoğunlaşılır. Cinsel ilişki vurgusu da bir taraftan önemsenir ve tedbir alınması söylenir. Ama diğer taraftan maymundan bulaştı vurgusu yayılmaktadır. Ortaya garip bir durum çıkmaktadır. Allah bir bela verecekse sivrisinekten sıtma mikrobu yaratır, bal veren arıda zehirli ok yaratır buna amenna, maymunda da HIV virüsü yaratabilir. Mevzu bu değil. Ortadan kaybettirilen eşcinsellik durumu vardır.  Bu olgu hiç gündeme getirilmeyerek suç maymunlara yıkılmış hastalığın ilk görüldüğü eşcinseller gündem bile edilmemiştir. Bu baskı o tarihe kurulsa idi eşcinsellik toplumda vebalı duruma getirilebilirdi. Maalesef bugün eşcinsel haklar devletler tarafından sağlanacak duruma gelmiş, eşcinsellerin yaptıkları etkinlikler medyada birer panayır havasında yer almaktadır. Olan milyonlarca Afrikalıya olmuştur. Aşı denemeleri için zalimce denek olarak kullanılmıştır. AİDS’li Afrikalılar’da dünyada taşıyıcı olarak günah keçisi kılınmıştır. Çünkü beyaz adam kendini bu beladan kurtarmak zorundadır.  Aslında tehlike çok büyüktür. AIDS'in ilk rastlandığı 1981 yılında ABD'de 316 kişinin AİDS hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir. Beş yıl sonra 1986 Ağustos'unda 23.000 vaka rapor edilmiştir. Hastalığın artışı büyük bir hızla devam etmiş ve 1990'larda sadece ABD'de 60.000’nin üstünde AİDS hastası tespit edilmiştir. Bu hızlı artış, bilim adamları, doktorlar ve hükümetler için bir alarm sinyali olmuş ve onları konuyla ciddi biçimde ilgilenmeye itmiştir. 2005'te 3 milyon kişi AIDS'ten öldü. Her gün yaklaşık 14 bin kişiye AİDS bulaşıyor. AİDS, 1981'den bu yana 25 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır. Dünya Sağlık Örgütü'nün katkılarıyla hazırlanan ve 1 Aralık 2005 Dünya AIDS Günü dolayısıyla yayımlanan raporda, “Dünyada HİV virüsüyle birlikte yaşayan insanların sayısı, 40,3 milyonla şimdiye kadar ki en yüksek seviyeye yükselmiş bulunmaktadır. Bir kavmin helak olmasına zorlananlar, AİDS’ ten ölen insanların sayısına tekrardan bakabilir. (Hicr:66 -Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır./ Hicr:74 -Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık. / Şuara:172 -173 Sonra geridekilerin hepsini helak ettik. Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!/ ) Yok olan insanlar. Zamanımızda da yok olmaya devam eden insanlar. Allh’ın Sünnetullah’ında bir değişiklik yok.

      AİDS  hastalığının özelliklerine de kısaca değinirsek olay biraz daha aydınlanacaktır. Virüsün en önemli özelliği bağışıklık sistemini ortadan kaldırmasıdır. Eşcinsellik de fıtratın tamamen bozulduğu durumlarda ortaya çıkıyor. Virüs bedeni çökerterek ortaya çıkıyor, eşcinsellik fıtratı çökerterek, bütün ilahi mesajları yok ederek ortaya çıkıyor. Virüs bedenin dayanma gücünü yok ediyor, eşcinsellik insanın iradesini bitiriyor. AİDShastalığı ilerlediğinde insanı tanınmaz hale getiriyor. Bu işi ilerletmiş eşcinseller de (Şuara:166 Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!") insanlıklarını kaybediyor.

      Kıssanın en can alıcı diğer noktasına geçebiliriz. (Ankebut:32 -  (İbrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" Şöyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasındadır. ") Bir toplum ifsat olurken, bozulurken bizler kayıtsız kaldıkça bu illetler bizlerinde bir şekilde canını yakacak. Zina yapmamak bu durumdan kaçışı kurtaramıyor. Bir de bakmışsınız AİDS’li durumdasınız ve aile ferlerinize bulaşmış, yanlış kan vakaları hepimizin malumudur, yakınlarımız gözlerimizin önünde, Hz. Lut’un karısına bir şey yapamadığı gibi, bizlerde vak’a karşısında biçare kalabiliriz. Necis işler gözümüzün önünde olup dururken bir şey yapamamak asıl tehlike olarak belirmektedir. Ansızın gelecek bir emirle yaşadığımız şehirler alt üst olabilir. Dramatik bir tablo ile karşı karşıyayız. Peygamber eşi olmak bile helak olmayı erteleyemiyor. (Ankebut:33 -Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar hakkında tasalandı. Ve onlar(ı düşünmesi) sebebiyle takatten düştü. O'na: "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de, aileni de kurtaracağız. Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.)  Vakit geçmeden gücümüz azalmadan, dünyanın en güçlü lobilerinden birisi eşcinsellerin lobileridir,  (Hud:80 Lut dedi: "Ne olurdu size karşı bir kuvvetim olsaydı, ya da çok sarp bir yere sığınabilseydim.") belalar bizi bulmadan AİDS’le eşcinsellerle gerçek manada, vahiy doğrultusunda mücadele etmeliyiz vesselam!
 
Kürşat BAŞKAN
Temmuz-2013


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (1):
  MEHMET HATİPOĞLU:
[31.07.2013 - 01:55]  
Hocam gerçekten konuya çok farklı bir açıdan bakmışsınız. Değerli tespitlerinizden dolayı Rabbim razı olsun.

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Kürşat BAŞKAN Diğer Yazıları

12 Ağustos 2017 - BİR TARTIŞMANIN SÖYLEM ÇÖZÜMLEMESİ VE KADİM SORU: TARTIŞMAYI KİM KAZANDI? (Prof. Dr. Caner TASLAMAN ve Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL Örneği)
19 Aralık 2013 - ÇAĞIMIZIN YENİ BUDASI MEVLANA
18 Nisan 2013 - MODERN ZAMANLARDA NUH’UN GEMİSİNE BİNEBİLMEK
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH