Ana Sayfa > Site Yazarları

Emre KOÇ - emre55koc@hotmail.com
DARU’L-İSLAM’DA ‘’NOEL’’ ÖRNEĞİ VE MODERNİZM
15 Aralık 2014 - 1126 okunma

      Bir tarafta miladi yılbaşını elit-class mekanlarda renkli eğlencelerle kutlayanlar, hususen tatile gidenler yada evlerinde tombala ve keyif çeşnisiyle değerlendirenler; diğer tarafta ise Diyanet İşleri Başkanlığı takviminin 1 Ocak tarihli yaprağının önem katmanında ‘’NOEL BAYRAMI’’ hatırlatmasını görünce küplere binenler (geçen senelerde, şükürler olsun ki bu sene yok), yahut da ikisini birlikte yaşayanlar…

      Daru-l-İslam’da Noel’i konuşabilmek için, ilk önce daru’l-İslam nedir, ne değildir ve ne işe yarar gibi detayları biraz daha netleştirmek gerekiyor sanırım. Bir zamanlar etkin söylem kalıplarıyla sürmanşet edilen daru’l-harb’in bağlamdaşı olan daru’l-İslam, Müslümanların kültüren, hukuken ve siyaseten var olduğu coğrafyaların ruh ve beden bütünlüğüne verilen isimdir. ‘’Neresi ne kadar İslam yurdu?’’ şeklindeki sorulara ömrünüz boyunca cevap arasanız da, aradığınız cevabı bulamayacağınız da malum. Daru’l-İslam’ı belirleyen, sınır çizen, sınır ötesini defterden silen bir kavramsal olarak değerlendirmekten ziyade yaşayan, kuşatan ve hedef koyan bir kavramsal olarak değerlendirdiğimizde kaybettiğimiz ruhumuzu daha kolay bulabilme imkanına kavuşuruz. Yani ortalığı daru’l-harb ilan edip kaos ortamı tesis etmektense, daru’l-İslamla imkansız görünen birçok hedefin çözümlemesine doğru adımları yola koymuş oluruz.

      Burada  ‘’Noel nedir, ne değildir?’’ gibi soruların yanıtlarını taslak haline getirecek değilim. Google amcaya başvurduğunuzda size bu konuda da yeterli bilgi verecektir. Biz burada noelin İslam yurdundaki varlığını ele alacağız.
Muhafazakar kesim arasında kol gezen ‘’Noel modern batı kültürünün ürünüdür’’ yargısını da sorgulayacağız. Farklı kültürlerde, farklı kültürlerin malzemesinin yaşam imkanı bulması gerçekten modernizmden mi kaynaklanıyor(?), bir bakacağız…
Muhafazakar toplumlarda modernizmin, laik düşünce sistemi yoluyla kültüre zerk olunduğu görüşü yaygındır. Müslüman muhafazakar toplumlarda da batıdan gelen her kültür malzemesinin adını modernizm koyup ters tepmek yaygındır. Biri çıkıp dese ki,  ‘’noeli batının modernistleri değil, batının dogmatik, muhafazakar, ideolojik kafaları İslam kültürüne sokmaya çalışıyor’’diye, hemen inanır mısınız? Bence de inanın. Çünkü bildiğiniz modernizm, modernizm değil. Orta Çağdan günümüze batıda gelişen sanayi sektörünün, maddeci dünya görüşünün ardında aydınların entelektüel fikri gelişimini görmekteyiz. Bu kafa size en çok ‘’noel bizim kültürümüzün bir değeri, ister alın ister almayın’’ demekle kifayet edecektir. Yani bizim kalkıp da kurban bayramını Yahudi ve Hıristiyanların da kutlamasına karşı çıkmayacağımız gibi bu bayramı onların da kutlaması için çaba sarf edecek değiliz ya hani, işte onların da bize dair böyle bir gayret-i acizaneleri yok, korkmayın. Biz kendimizden korkalım, çünkü bizim alışımız kuvvetli, bayağı genişledik. Tabiri caizse, mal görmüş mağribi gibi her gördüğümüze atlamaktan nevrimiz de döndü…
Dünyanın her yerinde her sene 1 Ocak’a on saniye kala herkes heyecan içinde diye bizim de kendimizden geçmemize gerek yok. ‘’Müslüman aynı delikten iki defa geçmez’’ sünnetini bu bağlamın zihin kodlarına yazarak özümüze has kültürel duruşumuzu harekete geçirmeliyiz…

      Anadolu’da noele sahip çıkan, yaşayan, tadına doyamayan sözde laik kültürün mensupları noelin pazarlığını katı-muhafazakar haçlı ideasıyla yaptıklarının farkında bile değiller. Hoş, sloganı ‘’sadece eğlenmek’’ olan kafası güzel insanımızı düşünmeye sevk etmeye çalışmak ne kadar işe yarar, onu da Allah bilir. Her mübarek Ramazan ayının akabinde İsrail’in Filistin’de yaptığı zulümlere göz yaşı dökmemiz nasıl gavurların işine yarıyorsa, noel-yılbaşı gibi gayr-i mübarek zamanlarda eğlenmemiz de onların işine yaramakta. Hediyeleşmek güzeldir ama yılbaşında hediyeleşmeyi sünnet haline getirmek ayıptır, yazıktır. Makul ölçü ve zamanlarda eğlenerek vakit geçirmek de güzeldir ama yılbaşı hatrına bir geceyi tahsis etmek ayıptır, yazıktır. Anadolu’nun dini yahut milli değerler mirasında yer almayan bu kültür aksiyonuna bu kadar sarılmak bizleri muhakkak endişeye sevk etmeli.
‘’Kutlarsak ne kaybederiz?’’ diyen arkadaşım. Kafa kâğıdının ‘’dini’’ katmanında yazan ‘’İslam’’ ibaresini kaybederiz. Noel ve benzeri kültür kodları, Kudüs’ten tahvil edilen Müslümanların kıblesini Whashington’a, London’a tahvil etme çabasının ürünüdür. Müslümanların ekonomisini, siyasetini, eğitimini, sosyal yaşantısını ve her şeyini batının haçlı cihadında yağmalama projesidir.
Bütünüyle mevzu bahis,’’benim bedenim benim kararım’’ dediğinde halt ettiğini zanneden insanımsıların, böyle demeden öncesiyle alakalıdır. Doğmamış çocuğun canına kast etmeyi kendi namına hak saymışların bu yola düşmemeleri için yahut bu eğilimden kurtulmaları için kafa yorulması gereken detaylardan sadece birisi olarak ifade ediyorum. Bu da noelin faturası… Sokaklarda ve caddelerde baldırı çıplak yürüyüp ne idüğü belirli mekanlarda kendinden geçmenin ve kendinden geçirmenin, yahut böyle yapmaya uzaktan uzağa özenmenin sebeplerinden bir tanesidir noel.

      Alın size:‘’Bir kadehten bir şey olmaz’’ demenin zifaf kazası… Devamı 14 Şubat’ta gençler, genç kalanlar ve kendini genç hissedenler…
 

                                                                                                                                                                                                                       
Emre KOÇ

ADANA-2014


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Emre KOÇ Diğer Yazıları

23 Ağustos 2016 - TEKKELİ DARBENİN TEOLOJİK-SİYASİ ZİHİN KODLARI
05 Mart 2015 - RİVAYETLERİN TOPTAN REDDİ VE TEFSİRDE USÜL ANLAYIŞI: Mürselat 77/50 Örneği
28 Şubat 2015 - KADINA ŞİDDET SÖYLEMLERİ VE ADİL TOPLUM İDEALİ
16 Şubat 2015 - MODERNİZM ÖLÇEĞİNDE SEVGİLİLER GÜNÜ ELEŞTİRİSİ ve AİLEDE(!) SEVGİ METAFİZİĞİ
05 Şubat 2015 - İHSAN ŞENOCAK VE CIMBIZLARI: KISSALARIN DİLİ ÖRNEĞİ
24 Aralık 2014 - DİB ADAYI AHMET MAHMUT ÜNLÜ- NÂM-I DİĞER: CÜBBELİ AHMET
07 Eylül 2014 - DEVLET-İ ÂLİ MEDİNE İSLAM DEVLETİ YÖNETİMİNDEN MISIR’DAKİ HADİSELER İÇİN BASIN AÇIKLAMASI
23 Haziran 2013 - KÜLTÜREL EROZYONLARIN ALTINDA TERK EDİLEN DİN YORUMLARI ÜZERİNE
18 Mayıs 2013 - BİZ MEDİNE OLAMADIK, RASULULLAH’IN KARDEŞLERİ GERİ DÖNÜYORLAR!
18 Nisan 2013 - ‘’ŞANS OYUNLARININ DİNDEKİ YERİ’’ ŞEKLİNDEKİ YAKLAŞIMLAR HAKKINDA APOLOJİK BİR SORUŞTURMA
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH