Ana Sayfa > Site Yazarları

Kürşat BAŞKAN -
ÇAĞIMIZIN YENİ BUDASI MEVLANA
19 Aralık 2013 - 3403 okunma


        Bu başlık bir yaftalama için atılmamıştır. Bir iftira, hakaret için de kullanılmamıştır. Geçmiş bir dönem şahsiyetinin İslam dünyasına sunulma şeklini açığa çıkarmak için bu başlık kullanılmıştır. Çağımıza sunulan Mevlana’yı anlamak ve niyetleri açığa çıkarmak bir zorunluluk olduğu için bu yazı yazılmıştır.

       Buddha, Sanskrit dilinde “uyanmak, idrak etmek, bilinçlenmek” anlamına gelen “budh” fiilinin geçmiş zaman kipidir. "Uyanmış, idrak etmiş, bilinçlenmiş” anlamına gelir. Siddhartha Gautama, tarihte “Buda” sözcüğünü hem kendisi için, hem de ona inanan ve bir yol göstericisi olmadan kendiliğinden “uyanan” herkes için kullanmıştır Buda, kendini dünyevi şeylere bağlı olmayacak derecede her şeyden arındırmayı başarmıştır (Nirvana). Elimizde Buda'nın ne yaşamı ne öğretisi konusunda yaşadığı çağdan kalan tarihsel belgeler yok. Bu konudaki bilgiler çağdaşlarının ya da çağdaşlarının hemen ardından gelmiş olduğu sanılan kimselerin ilettikleri öykülere, nakillere dayanıyor. Bu öyküler, nakiller Buda'nın yaşadığı dönemden yüzlerce yıl sonra yazılı duruma getirilebilmiş söylentiler. Buda'nın yaşam öyküsü, çeşitli Budist okullar, Budist geleneklerce farklı biçimlerde yorumlanmış, değerlendirilmiştir. Buda'yı uyanmış aydınlanmış bir insan olarak değil de bir Tanrı olarak yorumlamışlardır.. Bütün bu metinler gerçekçi olmayan boyutlar içinde karşımıza bir masal, bir destan kahramanı çıkarıyor. Bu nokta bizlere sunulmaya çalışan Mevlana’ya çok benziyor çünkü Celaleddin Rumi olan isim karşımıza “Mevla – Allah” olarak çıkıyor. Bir anda kişi ilah ismini kullanmaya başlamaktadır.
 
       Budizm Batı dünyasında reklamı sıklıkla yapılan bir din halini almıştır. Özellikle stres ile boğuşan ünlü sanatçılar Uzak Doğu’ya giderek bu dindeki güya rahatlamayı amaç haline getirmişlerdir. Batı bu ve buna benzer birçok olayı gündeme getirerek Budizm’i çok güzel bir dinmiş gibi göstermeye çalışmaktadır fakat aynı batı bizzat bu dinin imamları olan Budist rahiplerin Müslümanları yakarak öldürme girişimlerine ses çıkarmamaktadır. Nasıl bir aydınlanma bu, insan yakarak mı aydınlanılır?  Batı medyasında bu vahşet hakkında tek bir eleştiri, kınama yer almamaktadır. Bu analizlerden sonra “Çağın Budası Mevlana” konusuna farklı boyutlarla bakabiliriz. Mevlana bugün batıda kabul edilmiş bir değerdir ve birçok batılı ülkemizi ziyaret ederek bu felsefeyi öğrenmeye çalışmaktadır. Övgülerle de Türkiye’den ayrılmaktadırlar. Peki bu şahıslar İslam adına ne öğrendiler ya da İslam’ın hangi ilkesini anladılar? El-cevap: Hoşgörü. Peki bu cevap ne kadar İslami’dir. İslam’ın hangi hükmünü içermektedir. Batı İslam olan bütün değerlerle bugün bile savaşırken meclislerinde İslam’ın emirlerini yasaklayan yasalar çıkarırken neden Mevlana ve benzer düşünceleri desteklenmektedir. Can alıcı soru da budur. Bu soruya cevap vermek bütün oyunu bozacak niteliktedir. Tabi cevap verebilecek şuurlu beyin sahibi olmakta ayrıca önemlidir. Bugün bizlere hoşgörü uyuşturuşunu Budamız Mevlana tarafından aşılanırken Batı dünyaya vahşet saçmaktadır. Bu eylemleri yaparken neden hoşgörü ve ya Mevlana akıllarına gelmemektedir. Televizyonlarda sıklıkla mesnevi dersleri yapılarak zihinlerimize kurtuluş kitabı olarak sunulmaktadır. Bu programı yapanların evveliyatlarına bakarsanız şunu görürsünüz. Özellikle Kur’an’ın anlaşılması zor bir kitap olduğunu yıllarca anlatmışlardır. Zatlar mesele Mesnevi olunca olayın şekil değişiyor. Farsçadan tercüme yapılıyor, programlarda ulu hocalar bu mısraları şerh ediyor, öyle şerhler ki senin benim anlamamıza imkân yok; çünkü ibareler aslında göründüğü gibi değildir. Her bir sembol burada başka anlam yerine geçmektedir. Bunları ancak bazılar çözer, derler. Anlaşılması için inmiş Kur'an’ı anlaşılmaz kılanlar anlaşılması zor olan Mesneviyi anlamamız için bu kadar çabayı vermeleri tezatlık oluşturmaktadır. Burada ortaya farklı niyetler çıkmaktadır. İslam dünyasına yeni bir peygamber ve yeni bir kitap sunma çabaları gayet açıktır. Kur’an'daki hükümleri konuşmaya cesaret edemeyenler, haksızlık yapanlara ayetlerle cevap vermeyi düşünemeyenler, yenen faizleri haram ayeti ile izah etmek istemeyenler, cemiyetteki ahlaksızlığa zina diyemeyenler İslam adına ne konuşacaklar. Hiçbir şey; çünkü bunları konuşmak yürek ister, idrak ister, anlayış ister. Belli güçleri karşısına almak gerecektir. Buna ne gerek var. Anlatırsın Mesneviden iki hikâye, bak Mevlana burada ayna demiş, ışık demiş, mum demiş buradaki amacı ilahi aşkıymış, Allah’a ulaşmakmış. Efendiler bunları geçin. Bunlar özel sohbetlerde konuşulacak meseleler. Buradan insanlara din pazarlamaya çalışmayın, Bu dinin bir kitabı vardır, bir de peygamberi. Bu dine hizmet etmek istiyorsanız bu iki emanete sahip çıkın ve insanlara hakikatleri anlatın. Kur’an’da ve peygamberde bulamadığınız din zaten İslam değildir. İnsanları kandırmayın. Bu çağda yapacağınız en doğru iş Akif’in gösterdiği işi yapmaktır : "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı,/Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı"  buradan bile güzel bir sonuç çıkarabiliriz. Batı Mehmet Akif’te hiç hoşgörü bulamamış mı ki gündemine almaz. İslam’ı haykıranlar hiçbir zaman Batının gündeminde olmaz. Onun için şu hakikati unutmamak gerekir. Bayram değil seyran değil Batı bizi niye öpüyor…
 


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Kürşat BAŞKAN Diğer Yazıları

12 Ağustos 2017 - BİR TARTIŞMANIN SÖYLEM ÇÖZÜMLEMESİ VE KADİM SORU: TARTIŞMAYI KİM KAZANDI? (Prof. Dr. Caner TASLAMAN ve Yrd. Doç. Dr. Ebubekir SİFİL Örneği)
31 Temmuz 2013 - HZ. LUT KISSASI, UNUTTURULAN HASTALIK AİDS VE MASUM EŞCİNSELLER
18 Nisan 2013 - MODERN ZAMANLARDA NUH’UN GEMİSİNE BİNEBİLMEK
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH