Ana Sayfa > YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ

Yozlaştırılan Din
21 Ekim 2016
Kimine göre din sadece vicdan özgürlüğü gibi bir şey. Bunlar din ve vicdan özgürlüğünün ayrı ayrı şeyler olduğunu bile bilmeyecek kadar zeka sorunu olan insanlar... Din Allah'la kul arasında imiş. Bu din, kimin dini ise, kim uydurdu ise ... Her din, kendi bağlılarını birbirleri arasında hukuk sahibi kılar. Onlarınki si şeytanın uydurduğu hayal aleminde olan bir din ..
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
"Onlara: 'Allah'ın indirdiğine uyun!' denilse, 'Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!' derler. Peki ama, ataları bir şey düşünmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (atalarının yoluna uyacaklar)?" (2/Bakara, 170). Aklı olmayan kimsenin dini de yoktur: "Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz ve (Allah) pisliği (azabı ve rezilliği), akıllarını kullanmayanlara verir." (lO/Yunus, 100) 

Bizden önce yaşayan atalarımızdan bize intikal eden mirasın içinde hem doğruların, hem de yanlışların olabileceğini kabullenmek gerekir. Bize intikal eden miras, hem bazı doğruları, hem de bazı eksiklik ve yanlışları içermektedir. Bu miras, çeşitli siyasi ve itikadi tartışmaların yoğun olduğu bir ortamda doğup yine çeşitli siyasi entrikalardan geçmek suretiyle bize ulaşmıştır. Bu mirasın intikalinde çok samimi kimseler olduğu gibi; çok bağnaz kimselerin de olduğunu unutmamalıyız. Bize intikal eden mirasın sahiplerinin de birer insan olduklarını, yanılabileceklerini kabul etmeliyiz. O halde bize intikal eden mirası analiz etmeden, araştırmadan, Kur'an ve sahih sünnet terazisinde tartmadan, nakil ve akıl sağlamalarından geçirmeden kabul etmemek gerekir. 

İslam dünyasında insanlara, müslümanlara yön veren kimselerin değişmeyen dinin temel esaslarıyla değişen ve değişmesi gereken özellikleri ayırt edebilmesi ve kendilerini sürekli yenilemeleri gerekir. Dengelerin kısa sürede değiştiği bir dünyada mü'minlerin pasif kalmaları, tamamıyla nakilci/taklitçi/şerhçi ve düşünemeyen kimseler olmaları, din açısından üzücü bir olaydır. Böylesi bir tablonun sorumlusu, bu insanların kendileridir. Çünkü Allah, Kur'an'da hayra doğru değişmenin mutlak surette gerçekleştirilmesi gerektiğini beyan etmektedir: "Bir toplum, kendi durumlarını değiştirmedikçe şüphesiz Allah da onların durumunu değiştirmez. Allah bir kavme kötülük murad ettimi artık onu geri çevirecek . yoktur. Zaten onların, O'ndan başka koruyup kollayanları da yoktur." (Ra'd, 11) 

Her konuda analizci, araştırıcı olmamız gerekir. Cahiliyye Araplarının yaptığı gibi hayra doğru değişmeye, yenilenmeye karşı olmak, ataların yolunu körü körüne taklit etmek demektir. Cahiliyye Araplarına tebliğ edilen gerçek dine karşı çıkanların tavrı, tamamıyla İslam'a karşı mücadele olmuştur. Ayet-i kerimelerde de sık sık atalar dinine körü körüne bağlılığın kötülüğünden söz edilir. Bu bağlılığın ne kadar tehlikeli olduğu vurgulanır. Bu tehlike, müslümanlar için de söz konusudur. Kur'an ve sünnete bağlı kalmakla birlikte, çağın dilini ve çağın gündemini kendi lehimize kullanmak zorundayız. 

"Hayır, (ne bilgileri var, ne de kitapları.) Sadece: 'Biz, babalarımızı bir din üzere bulduk; biz de onların izinden gidiyoruz' dediler (Bütün delilleri bundan ibaret). İşte, böyle senden önce de hangi memlekete uyarıcı gönderdiysek, mutlaka oranın varlıklıları: 'Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk'.' biz de onların izlerine uyarız' derlerdi. Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine mi bana uymazsınız)?' deyince, dediler ki: 'Doğrusu biz, sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz.' Biz de. onlardan intikam aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?" (43/Zuhruf, 21-25) "Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: 'Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: 'Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?" (7/A'raf, 28) 

Hz. Peygamber (s.a.s.), müşrik Araplara yepyeni bir din sunmamıştı. çağın ihtiyaçlarına cevap verecek bazı yenilikleriyle bu din; İbrahim (a.s.)'in ve ondan önceki peygamberlerin getirdiği Tevhidin/hak dinin aynısı idi. Ancak müşrikler İbrahim (a.s.)'in dininin kalıntıları ve kırıntıları üzerine atalarının hurafe ve batıl inanışlarının inşası ile yeni bir din çıkarmış, onların takipçileri de araştırıp soruşturmadan aynı şeyi taklit etmişlerdi. Allah'ın dinine isnad edilen bu yanlışlıkları ortadan kaldırmak için Allah Teala bir peygamber gönderdi. O'ndan sonra artık bir peygamber gelmeyecek ama, Hz. Muhammed (s.a.s.)'den bize kalan tertemiz ve dupduru iki kaynak var (Kur'an ve Sünnet). Bu iki kaynak, devamlı bulandırılmak istendi. İlkine kimse dokunamadı, çünkü onun her her şeye kadir bir koruyucusu var. "Kur' an 'ı kesinlikle Biz indirdik; elbette onu yine Biz koruyacağız." (l5/Hicr, 9). 

Ancak, ikincisi için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Peygamberimiz (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurur: "Kim Benim adıma yalan söylerse (hadis uydurursa) cehennemdeki yerine hazırlansın." (Buhari, İlim 38, Cenaiz 33, Enbiya, 50, Edeb 109; Müslim, Zühd 72; Ebu Davud, "ilim 4; Tirmizi, Fiten 70, İlim 8, 13, Tefsir 1, Menakıb 19; İbn Mace, Mukaddime 4; Darimı, Mukaddime 25, 46; Ahmed bin Hanbel, 2/47, 83, 133, 150, 159, 171). Buna rağmen insanlar bu kaynağı devamlı bulandırmaya çalışmış ve O'nun adına zaman zaman hadis uydurulmuştur. İslam toplumunun içinde bulunan münafıklar, İslam kisvesi altında müslümanların kafasına şüpheler sokmaya çalışmış; bunun yanında hadis uydurma cür'et ve cesaretinde bulunamayanlar da kanaatleri doğrultusunda hikaye, kıssa ve menkıbeler uydurarak kafalarına göre bir İslam şekillendirmeye çalışmışlardır. 

Hikayecilerin İslam tarihinde yaygın bir yeri vardır. Hz. Ali, bu kıssacıları camiden kovmuş, onların bu yolla din kaynağını bulandırmasına izin vermemiş, ama ondan sonra yine bu olay devam ede gelmiştir. Felsefecilerin, Kelamcıların, tasavvufçuların kaynağa soktukları yanlışlar, halkın hikaye ve hurafelere düşkünlüğü, İslam'a vahiyden ayrı bir kimlik ortaya çıkardı. Her ne kadar, ana kaynakları bulandırmadan, dini eksiltme ve ona ilavelerde bulunma gibi cinayetleri işlemeden, sahih din anlayışı; her asırda az veya çok insan tarafından takip edilse de, genel halkın çoğunluğu vahyi yanlış anlamış insanlardı. (Abdurrahman Çobanoğlu, İslam'ın Anlaşılmasının Önündeki Engeller, s. 47-52 ) Bu konuda suçun büyüğü, halktan daha çok, onlara yanlış dini öğreten, ya da halkın yanlışlarını düzeltmeye çalışmayan etkili ve yetkililerde, şeyh, başkan, ağabey, hoca ve tebliğcilerdedir. 

"Onlara, 'Allah'ın indirdiğine uyun' denildiğinde, 'hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız' derler. Ya ataları bir şey düşünmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?" (2/Bakara, 170). Bizim dinimiz, acezelerin, meczupların dini değildir. Geleceği beklerken bu gününü unutanlar da bize yabancıdır. Atalarının dinleri, yaptıkları ile öğünmekle yetinenler de. Çünkü peygamber oğlu olmak bile kurtuluş için yeterli değildir. Dinimiz, geçmişin sanıkları ve tanıkları kaybolmuş davalarının kavgasından da ibaret değildir. Din, Allah'ın, Peygamberi vasıtasıyla bize bildirdiği, eksiği ve fazlası olmayan Kitapta yazılı olandır; Peygamber'in bize tebliğ ettiğinden ibarettir. Hz. Peygamber ve O'nun dostları, bize bu dinin pratiklerini göstermişler ve O'nun sahih sünneti tevarus edilerek bize ulaşmıştır. 

Toplumların cahiliyye dönemlerinden kalma gelenekleri dinimizin bir parçası değildir. Kuşkusuz onların, tevhide/vahdaniyete karşı olmayanlarını koruyabilir ve geliştirebiliriz. Ancak, kendi atalarımızdan, ırkımızın ve halkımızın geleneklerinden gelen her özellik dinimizin bir parçasını oluşturmayacaktır. Atalarımızın yaşadıkları zaman, mekan ve şartlar farklıdır. Geçmiş zamanı tekrar etmek mümkün değildir: Biz bu gün Kur'an'ı, burada ve bu şartlarda yaşamak, onun için de eskiyi tekrar etmek değil; yeniden, Kur'an'da belirtilen sorumluluğumuzu asrın idrakine söyletmek zorundayız. Uzunca süren bir fetret döneminin, esaret, yoksulluk ve sapma döneminin ardından, bu gün dini anlama ve yaşama mücadelesinde yığınla İsrailiyat ve nefsimize kolay gelen, atalarımızın örflerinden yola çıkarak Kur'an'ı te'vil etmeye kalkışmak, bizi çok farklı maceralara sürükleyebilir. Bugünkü iletişim akışı içinde, medyanın; uzun boyluları cüce, cüceleri uzun boylu gösteren, hainleri kahraman, kahramanları hain olarak tanıtan konkav ve konveks aynaları arasında gerçeği yakalamak için yoğun çaba göstermek zorundayız. 

Eskilerin 32 ya da 54 farzdan ibaret din telakkileri ile bu günü açıklamak mümkün değildir. Daha önceki dönemlerin siyasal ve sosyal şartları içinde şekillenen din anlayışının, günümüzde dini yeniden asli yapısına döndürme gayreti içindeki insanlar için kesin ve mutlak bir örnek teşkil etmesi düşünülemez. Ancak, tarihi bilgi ve belgeler, tarihi tecrübeler de hiçbir zaman görmezlikten gelinecek olaylar. değildir. Gelenekleri aynı ile tekrarlamaya çalışmak gibi, geleneklerden kesin olarak koparak, geçmişi, geçmişin birikim ve tecrübelerini görmezlikten gelmek de bize bir şey kazandırmaz; çok şey kaybettirir. 

Tarih, övgü ya da sövgü kitabı değildir. Sanıkları ve tanıkları kaybolmuş bir davada kahramanlar ve hainler üretmek, bize bir şey kazandırmaz. Onlar, bizden önce gelip geçen bir topluluktu, onların yaptıkları onlara, bizim yaptıklarımız bizedir. Tarihi, bugünümüzü inşa ederken bir tecrübe alanı olarak ciddiye almamız gerekir. Kahramanlar üretmek adına ihanetleri görmezlikten gelmek, ihanetlerden söz ederken faziletleri görmezlikten gelmek, tarihte kalanlar için hiçbir şeyi değiştirmez; ama bize birçok şeyi kaybettirir. Tarihi, bu günlerini ispat için malzeme olarak kullananlar ve tarihi gerçekleri çarpıtanlar, hem kendi geleceklerini ve hem de toplumun geleceğini karartırlar. Zaman içinde doğruluğunu kanıtlamış, insanların ortak faziletini oluşturmuş, berraklaşmış değerlere elbette sahip çıkmak, dürüst herkes için ahlaki bir görevdir. 

"İnsanlardan kimi de vardır ki, 'Allah'a ve ahiret gününe inandık' derler; oysa inanmamışlardır. Allah 'ı ve mü 'minleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki yalnız kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar. Onların kalplerinde hastalık vardır... Onlara 'yeryüzünde fesat (2/Bakara, 8-10). Nasıl, kimi zaman insanlar katil ruhlarının üstüne cihad elbisesi giyerek din adına cinayetler işleyebiliyorsa, kimi zaman da şeytan aklımızı çelip bize birtakım fantezileri din gibi göstererek onları kafamıza sokmaya çalışmaktadır. 

"Onlar kalbimiz temizdir" diyerek kendilerini aldatmaktadırlar. Hayatlarına, dinlerine göre yön vermek yerine, hayatın içinde buldukları şeyleri kendileri için din haline getirmektedirler. İslam adına rasyonalizm, İslam adına demokrasi, İslam adına sağcılık, İslam adına solculuk, İslam adına Kemalizm, İslam adına laiklik... İslam'ın neyi kabul edip neyi kabul etmediğini nerede ise Allah'ın rızası değil; çağın icapları tayin etmekte ve çağın icaplarına göre te'vil edilmek suretiyle sürekli değişen bir din anlayışı ortaya çıkmaktadır. 

Elbette Kur'an-ı Kerim, kıyamete kadar baki kalacağına göre, çağın getirdiği yeniliklere karşı İslam'ın mesajı olacaktır. Müslümanların bilgileri ve tecrübeleri geliştikçe Kur'ani anlayışları da gelişecektir. Ancak, burada çağın gereklerinden yola çıkarak Kur'an'ı te'vil etmek değil; Kur' an' dan yola çıkarak çağı yorumlayıp onu meşru bir yoruma tabi tutmak zorundayız. Reddettiğimiz şeyin doğrusunu, savunduğumuz şeyin delillerini ortaya koymamız gerekir. 

Birinci yolda, yani çağın gereklerini din zannetmede bireyin aktif, entelektüel bir katılımı yoktur. Sadece dinini te'vil etmek suretiyle edilgen bir yola girmektedir. Şuurlu bir müslüman ise, İslami sorumluluk şuuru ile olayı yeniden yorumlamak ve onu tashih ederek ona yeni bir biçim vermek durumundadır. Sağcılığın dine eklenmesi, ya da Arap ülkelerindeki ve özellikle Libya'daki solcu müslümanlık iddiaları, dini te'vil gayreti, dini moda akımlarla sentez etme gayretini belgelemektedir. 

Demek ki sentezcilik modası, sadece dini ırkla sentez etmek değil; dini şahsi kanaatlerimiz, lider ve örgütlerimizle ve de aynı zamanda, birtakım çağdaş felsefi akımlar, moda ideolojilerle, kavramlarla sentez etme gayretleri de gözükmektedir. Bütün bunlara karşı uyanık olmak zorundayız. Eğer her şeyi bu kadar birbirine karıştıracak olursak, sonra bu işin içinden çıkamayan insanlar, bal peteğindeki lafza-i celal yazısının hikmeti üzerinde gereğinden fazla kafa yorarak, imtihan olmak için geldikleri dünyanın gerçeklerinden koparlar ve sorumluluk duygusunu yitirerek inançlarını eyleme dönüştürme iradesini kaybederler. 

Hacca giden biri teraziye el sürmemeli imiş. Artık o, Allah adamı olduğundan, dünya menfaati ile işi olmazmış. Kim uydurmuşsa ... İyi bir tüccar, nebilerle birlikte haşrolmayacak mı? Bizim dinimiz, bu dünya ile ilgilidir. Bize ahiretin sırlarını açıklar; ama ve bu dünyada yaşanmak üzere, bu dünyadaki insanlar için inmiştir. 

Camide dünya kelamı konuşulmazmış. "Din nasihattir (nasihatten ibarettir)." (Müslim, İman 55; Ebu Davud, Edeb 67) diyen bir dinin tebliği, anlaşılması için dünya kelamı konuşmadan nasıl nasihatleşeceğiz? Caminin asr-ı saadetteki hayatın hemen her alanıyla ilgili fonksiyonu, dünyayı ve dünya kelamını dışlayarak nasıl İcra edilecektir? Din ve dünya işlerini birbirine karıştırmayacakmışız. Gerçeğini bilmediğimiz ahiret işlerine bu dünyayı nasıl karıştırabiliriz ki!? Bizim dinimiz konuşmamızı, ticaretimizi, ekonomik ve sosyal ilişkilerimizi, her şeyi kapsar. Yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız, söylediğimiz ve söylememiz gerekirken söylemediğimiz her şeyi! 

Kimine göre din sadece vicdan özgürlüğü gibi bir şey. Bunlar din ve vicdan özgürlüğünün ayrı ayrı şeyler olduğunu bile bilmeyecek kadar zeka sorunu olan insanlar... Din Allah'la kul arasında imiş. Bu din, kimin dini ise, kim uydurdu ise ... Her din, kendi bağlılarını birbirleri arasında hukuk sahibi kılar. Onlarınki si şeytanın uydurduğu hayal aleminde olan bir din ... Elbette kimsenin kalbini yarıp bakmadık ama, Allah'ın kitabı Kur'an, müslümanları kardeş yapmak sureti ile birbirleri üzerinde hak sahibi yapmadı mı? 

Dini dünya hayatının dışına itme iddiası, şeytanı bile güldüren bir komedi olsa gerekir. Allah, peygamberlerini bizim gibi birer beşer olan insanlardan seçip gönderdi. Dinin bütün hükümleri, bu dünya içindir, bu dünyada uygulanır. Ahiret, sadece geleceğe ilişkindir; cennet ve cehennem, bu dünyadaki amellerimizin sonucu olarak varacağımız yerdir. Bu gün yaşanacak gerçek, bu dünya ile ilgilidir. Öbür kısmı, haber verilen gerçektir. Dini dünya hayatından soyutlamak, dini yok etmekle eş anlamlıdır. Bu bir inkardır, küfürdür! 

Onlar bilmedikleri bir dine iman ettiklerini sanıyorlar. Onu kendi gönüllerince süslüyor ve ona şeytanlarının söylediği şekilde bir muhteva kazandırıyorlar. Eski putperest toplumlarda zenginlerin kendi adlarına özel tanrılar, özel putlar edinmeleri gibi... Din, onlar için bir nazar muskası gibi bir şeydir. Kalplerinin temiz olduğunu sanıyorlar, ama şeytan kalplerine yuva yapmış.

alıntı


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
İslam yolunun, kralları değil kuralları vardır25 Eylül 2017
BİR TARTIŞMANIN SÖYLEM ÇÖZÜMLEMESİ VE KADİM SORU: TARTIŞMAYI KİM KAZANDI? 12 Ağustos 2017
Haccı Protesto Etmek; Allah'ı Protesto Etmektir!24 Haziran 2017
Yetkililerini Rabb edinenler14 Mart 2017
Kur'an'ı anlamanın yolu, onun hükümlerini yaşamaktan geçer13 Mart 2017
"Kutlu doğum" ne zaman?08 Ocak 2017
Yetkililerini Rabb edinenler08 Ocak 2017
Nazar Boncukları (Günümüzün Putları)05 Aralık 2016
Kur’an da Selamlaşma04 Aralık 2016
Türbe Ziyaretleri ve İsteklerin Yerine Gelmesi…03 Aralık 2016
İlah(lar)ımız…02 Aralık 2016
Boş, Lüzumsuz, Anlamsız Sözlerden Yüz Çevirmek…01 Aralık 2016
Türbeperestler…30 Kasım 2016
Farkında Olmadan Şeytanı Dost Edinmek…29 Kasım 2016
Sünneti Doğru Anlamak28 Kasım 2016
İNANDIK, BİTTİ Mİ?28 Kasım 2016
İlahî Kelam O’nu (s.a.v) Anlatıyor21 Kasım 2016
Allah’a Dini Öğretmek mi; Dini Allah’tan Öğrenmek mi?20 Kasım 2016
Muhteşem Bir Ahlak19 Kasım 2016
Ahlak kahramanları03 Kasım 2016
Dini, Hurâfeler Yığını Haline Getirmek, Yozlaştırmak; Tahrif Çabasıdır18 Kasım 2016
Taklit ve Taklitçilik17 Kasım 2016
Bid’at; Anlam ve Mâhiyeti16 Kasım 2016
Çeşitli Hurâfe ve Bâtıl İnanışlara Örnekler15 Kasım 2016
Muska ve Muskacılık14 Kasım 2016
Bazı Yanlış Kabuller13 Kasım 2016
Gaybdan Haber Vermeye Bağlı Hurâfeler12 Kasım 2016
Günlerle İlgili Hurâfeler11 Kasım 2016
Ölüler ve Kabirlerle/Türbelerle İlgili Hurâfeler10 Kasım 2016
Hurâfe-Atalar Dini İlişkisi09 Kasım 2016
Hurâfe; Anlam ve Mâhiyeti08 Kasım 2016
Atalar Kültü07 Kasım 2016
Atalar Kültü; Sosyal Çevre ve Geleneğin Putlaştırılması06 Kasım 2016
Kur'ân-ı Kerim'de Atalar Yolu İle İlgili Âyetler05 Kasım 2016
Atalar Yolu, Her Dönemdeki Câhiliyyenin Temel Dinidir04 Kasım 2016
Atalar Yolu; Anlam ve Mâhiyeti03 Kasım 2016
Hakkın Dini Ile Halkın Dini.....20 Ekim 2016
Allah’ın Dini Mi, Toplumun Dini Mi?19 Ekim 2016
Heykel Karşısında Saygı Duruşu Ve Atalar Dini18 Ekim 2016
Şamanizm'den gelen Türk adetleri17 Ekim 2016
ÖLMÜŞ İNSANLARDAN YARDIM İSTENİR Mİ?13 Ekim 2016
Cennet Satan Şeyhler ve Papazlar12 Ekim 2016
PEYGAMBERİMİZİ DOĞRU ANLAMAK12 Ekim 2016
EYVAH KEŞKE FALANI DOST EDİNMESEYDİM!11 Ekim 2016
KURAN NASIL TERK EDİLİR?10 Ekim 2016
KURAN ALFABESİ Mİ, AHLAKI MI?09 Ekim 2016
TASAVVUFUN İSLAM’A VERDİĞİ ZARARLAR NELERDİR?08 Ekim 2016
TASAVVUF KİTAPLARINDAKİ UYDURMA HADİSLER07 Ekim 2016
ŞEYH MURİDİ KURTARABİLİR Mİ?06 Ekim 2016
TASAVVUF BU MUDUR?05 Ekim 2016
SÜNNETİ DOĞRU ANLAMAK04 Ekim 2016
HIRKA-İ ŞERİF HURAFESİ03 Ekim 2016
CEVŞEN HURAFESİ02 Ekim 2016
FİLANIN YÜZÜ-SUYU HÜRMETİNE DİYE DUA EDİLİR Mİ?01 Ekim 2016
TÖVBE ALMA VE GÜNAH ÇIKARMAK00 0000
SALAVAT KAMPANYALARI DÜZENLEMEK DOĞRU MU?30 Eylül 2016
KIL TAPINMACILIĞI29 Eylül 2016
CÂMİLERDEKİ BİD’ATLER VE CÂMİLERİN YENİDEN İHYÂYA İHTİYACI28 Eylül 2016
AĞAÇ TAŞ VB. ŞEYLERDEN MEDET UMMAK!27 Eylül 2016
TÜRBE ZİYARETLERİ VE İSTEKLERİN YERİNE GELMESİ!27 Eylül 2016
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS26 Eylül 2016
BİD’AT, HURAFE ve XURAFELER26 Eylül 2016
HZ. MUHAMMED VE KUR’AN YERİNE MEVLÂNÂ VE MESNEVÎ19 Eylül 2016
Yusuf Kaplan’dan ‘Kemalist tehlike’ uyarısı: 15 Temmuz’un 2. ve 3. dalgaları geliyor!19 Eylül 2016
TEKKELİ DARBENİN TEOLOJİK-SİYASİ ZİHİN KODLARI23 Ağustos 2016
Cumhuriyet Aydını/Yarım Porsiyon Aydınlık ve Millî İrade23 Ağustos 2016
MEVLÂNÂ’NIN ALLAH DOSTU BİR EVLİYÂ ZANNEDİLMESİ18 Ağustos 2016
Darbe Bildirisinin İdeolojik Dayanağı Atatürkçülük18 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN AYKIRI GÖRÜŞLERİ16 Ağustos 2016
Laik Eğitim Olsaymış Darbe Olmazmış!16 Ağustos 2016
HANGİ MEVLANA, GERÇEK MEVLANA?15 Ağustos 2016
Türkiye’de Din Profesyonel Meczupların Elinde12 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN GERÇEK YÜZÜ!12 Ağustos 2016
Ve-l Cematten “The Cemaate” Fetullah Gülen Hareketi12 Ağustos 2016
MEHDİ İNANCININ İSLAM’DA OLMADIĞINA DAİR BİLGİLER11 Ağustos 2016
BİR SÖMÜRÜ NESNESİ OLARAK: MEHDİ VE HZ. İSA KONUSU11 Ağustos 2016
ALLAH TARAFINDAN YAZDIRILDIĞI İDDİA EDİLEN KİTAPLAR!11 Ağustos 2016
Emin Güneş: Artık Bu ülkede Allah'tan başkasının adı yüceltilmemeli, Allah'tan başka büyükler tanınmamalıdır08 Ağustos 2016
Demokrasi dininin vurgusu giderek pekişiyor; Laik, batıcı, Kemalist, ırkçı bir yapı...'08 Ağustos 2016
Siz de uyanın: Kürtler, Aleviler, solcular, tarikatlar...05 Ağustos 2016
Sadece FETÖ'cü Değil, Kemalist Darbecilere de Karşı Çıkmalıyız!02 Ağustos 2016
Neden Batı İslam Dünyasında Darbelere Sempati Duyuyor?02 Ağustos 2016
“Dünya, Halep'e Kör ve Sağır"02 Ağustos 2016
Yusuf Kaplan: Fosilleşmiş, kaskatı, militan bir laiklik ve Kemalizm ideolojisi pompalanıyor01 Ağustos 2016
GENÇLER!! Hangi Fethullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?29 Temmuz 2016
KUR'AN'IN HAYATI DİZAYN ETMESİ13 Temmuz 2016
HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK12 Temmuz 2016
DUANIZ OLMASA12 Temmuz 2016
Kemalist Devrimlerin Maksadı Halkı İslam’dan Koparmaktı11 Temmuz 2016
Namaz kanserden koruyor11 Temmuz 2016
İslam'a en büyük zararı onlar verdi11 Temmuz 2016
Sabetayistler rahatsız, İHH'yı hedefe koyacaklar30 Haziran 2016
Genel Özellikleri ile Ramazan-ı Şerif24 Haziran 2016
Hem Müslüman hem "Tüketim çılgını"(!) 23 Haziran 2016
İhsan Süreyya Sırma: Gençler, Barcelona futbol takımını tanıdığı kadar peygamberini ve onun sahabesini tanımıyor23 Haziran 2016
İslami Şahsiyetin,Etkisizleştirilen Yapıtaşları22 Haziran 2016
RAMAZAN ve MÜSLÜMANLAR…22 Haziran 2016
Dine Karşı Din ve İslam’ın Tahrifi21 Haziran 2016
Ramazan'ın Festivalleştirilmesine Karşı Çıkalım14 Haziran 2016
Dava ve Müslümanların Parayla İmtihanı14 Haziran 2016
Akif Emre: Siyonistlerin yeni haritası Kudüs'ün Yahudileştirilmesi stratejisinin artık resmi olarak ilanıdır14 Haziran 2016
RAMAZAN AYINI KUR'ANİ BİR İNKILABIN BAŞLANGICI KILMALIYIZ10 Haziran 2016
RAMAZAN AYI VE BİR FARKINDALIĞI ŞAHİTLİĞE DÖNÜŞTÜRME ZORUNLULUĞUMUZ10 Haziran 2016
Her Eylem, Bir İbadettir -Bilincini Kuşanmak-10 Haziran 2016
Peygamberimiz ve Gençlik…08 Haziran 2016
Ramazan İbadeti08 Haziran 2016
Ramazanda Bunları Tekrar Hatırlayalım08 Haziran 2016
Ramazan yıllık manevi bakım mevsimdir08 Haziran 2016
Kurşun Yemek Orucu Bozar mı?08 Haziran 2016
Ramazan Niçin Zam Ayı Oldu?06 Haziran 2016
Modern Kadınına Ağır Gelen Rabbani Ölçü: Kocaya İtaat02 Haziran 2016
'Tesettür bir kimliğin dışa vurumudur'02 Haziran 2016
'14 senelik Ak Parti iktidarında ‘Atatürkçülük’ söyleminin azalması umulurdu; ancak bu işin önde gideni oldular!'02 Haziran 2016
TÜRKİYE’DE ATALAR DİNİ (Müslümanlık)27 Mayıs 2016
Ramazanla İmar Olmak24 Mayıs 2016
KÜFRÜN İSLAM'A KARŞI BİRLİĞİ24 Mayıs 2016
DEFİLETÜ’L TİCARET CİNAYETÜ’L TESETTÜR23 Mayıs 2016
19 Mayıs Bayramı”nın Hikâyesi ve Bitmeyen Faşizm20 Mayıs 2016
Çıplaklık18 Mayıs 2016
"Emperyalizm Müslümanları birbirine düşürdü; Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın korunması bir başına Filistinlilere bırakıldı"18 Mayıs 2016
Şenlikoğlu: Renklerde İslam bir renk sınırı getirmemiştir 17 Mayıs 2016
Haksal’dan ‘İsrail’le ortaklık’ yazısı: İran’ı, Hamas’ı, Hizbullah’ı bitiririz, İHH da kuzu kuzu oturur sesini çıkar(a)maz!13 Mayıs 2016
KUR’AN’IN MODEL İNSAN TİPİ: MÜ’MİNLER12 Mayıs 2016
KADİM ŞİRK FELSEFESİ: TASAVVUF10 Mayıs 2016
''Ergenekon yoktu(r)' demek 28 Şubat süreci yaşanmadı-yalandı demekle eş anlamlı olmaz mı?'06 Mayıs 2016
'Türkiye’nin Onayı ile İsrail NATO’da'06 Mayıs 2016
Dersim katliamı emrini Mustafa Kemal mi verdi?06 Mayıs 2016
"Müslüman mıyız, Ehl-i Sünnet mi?"02 Mayıs 2016
'28 Şubat döneminde tutuklanan, zindanlardaki Müslümanları unutmak Gayretullah’a dokunur'02 Mayıs 2016
Laiklik, “tasma”! Özgürlükse, ayartıcı maskesi!29 Nisan 2016
'Resmi bayramlarda eşli danslarla, açık saçık kıyafetlerle çocuklara ahlaksızlık aşılanıyor'29 Nisan 2016
Ali Haydar Haksal: Sanırım ‘paralel’den sonra sıra, çıkar furyasına kapılmayan, derdi ve ideolojisi olan İslamcılarda!28 Nisan 2016
Laiklik: Tartışmak Yasak Benimsemek Mecburi28 Nisan 2016
Peygamberimizin İdrarı Değil İdrakı Şifadır27 Nisan 2016
Müslüman ve laiklik bir arada olur mu? 27 Nisan 2016
İTAAT VE İSYAN YOLUYLA DÜŞÜLEN ŞİRK26 Nisan 2016
“Kutlu Doğum“ Vesilesiyle Peygamberimiz Anlatılacaksa Bu Pasta Kesilerek Değil, Putları Kaldırarak Olmalıdır'25 Nisan 2016
Böyle Buyurdu Kutsal Devlet:Peygamber Kutlaması Bitti,Yerine Atatürk Versek25 Nisan 2016
Ergenekon Çuvalı: Herkes İçeri, Herkes Dışarı!22 Nisan 2016
Akif Emre: Dünya sistemine entegre olmaya razı olanların ahlak ve toplumsal çözülmeden şikâyet etmeye hakları olamaz22 Nisan 2016
Şehadeti'nin 20. Yıl dönümünde Cevher Dudayev'i Rahmetle Anıyoruz..22 Nisan 2016
23 NİSAN HÜZÜN DOLUYOR İNSAN21 Nisan 2016
'Müslümanlar asli bilgilerinden beslenmek yerine, kendilerine empoze edilene itibar ediyorlar'21 Nisan 2016
"Dün ‘Kâbe işgal altında’ diyenler bugün Türkiye ve Suud’un birlikte İslam dünyasını birleştireceğinden söz ediyor"21 Nisan 2016
Cuma Namazı ve Allah’ı Kandırmaya Çalışmak ?22 Nisan 2016
Mü’min’lerin Kur’an da geçen 15 özelliği21 Nisan 2016
Kur’an Müslümanların Hayatlarının Neresinde ?20 Nisan 2016
GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TİPLERİ20 Nisan 2016
YALANLARIMIZ/ALDANIŞIMIZ19 Nisan 2016
Malı Temizleyen ve artıran ibadet ZEKÂT!19 Nisan 2016
Peygambersiz Din Olur Mu?19 Nisan 2016
NEREDESİN VE NEREYE GİDİYORSUN EY MÜSLÜMAN?18 Nisan 2016
SİZİN DİNİNİZ SİZE, BENİM DİNİM BANA15 Nisan 2016
İslam Ordusu uyduruk bir örgüt15 Nisan 2016
Peygamberimizin Kıyafeti mi Karakteri mi?15 Nisan 2016
Halimize bakılırsa önce Vahyin doğumunu kutlamak gerekmez mi?14 Nisan 2016
Bir Oryantalist Daha!!08 Nisan 2016
"Çocukların genetiğiyle oynanıyor" 06 Nisan 2016
Birikim ekseninden adil bölüşüme 05 Nisan 2016
Abdurrahman Arslan: 30 sene önce Müslümanlar siyasal, sosyal ve dini olanı ayrıştırmazdı, şimdi ayrıştırıyorlar05 Nisan 2016
Akın: Diplomanın bu denli kutsandığı bir dönemde, gençlerin Sezai Karakoç, Cemil Meriç gibi isimleri bilmeleri ne mümkün!05 Nisan 2016
Faruk Beşer: Moda ve gösteriş tarzındaki tesettür modernliğin ve dünyevileşmenin bir tezahürüdür01 Nisan 2016
Televizyonlar üzerinden nesil İslam'dan uzaklaştırılıyor29 Mart 2016
Alpat: Tesettür örtüden ibaret değildir25 Mart 2016
Allah Rasulünü Nasıl Sevmeliyiz?23 Mart 2016
Hz.Peygamber’in (sas) Yahudilerle Mücadelesi21 Mart 2016
Yusuf Kaplan: Türkiye'de genç kuşakların İslâm'la ilişkisi sıfırlanmak üzere!21 Mart 2016
Kemalist Mitolojinin Çanakkale’yi İstilası21 Mart 2016
Hz. Peygamber'in Davasında Ashabın Misyonu18 Mart 2016
'Kürtler için izzet İslam'dadır'18 Mart 2016
Kudüs el birliğiyle alınır18 Mart 2016
İslamı Hayata Taşımada Peygamber Örnekliği17 Mart 2016
O’NU TANIYOR MUYUZ?04 Mart 2016
İSLAMI HAYATA TAŞIMADA PEYGAMBER ÖRNEKLİĞİ04 Mart 2016
FAİZDEN UZAK DURUN!02 Mart 2016
'Cezaevlerinde Kardeşlerimiz Var'01 Mart 2016
Culani: “Bu, Allah ve Resulü’nün Bize Vaadidir!” 01 Mart 2016
YALANI HAYATIMIZDAN ÇIKARMAYA NE DERSİNİZ?29 Şubat 2016
DÜNYA HAYATI BİR İMTİHAN YERİDİR!26 Şubat 2016
'Müslüman laik olmaz, olmak zorunda bırakılamaz'23 Şubat 2016
Ümmeti Kuşatan Fitne Ateşine Düşmeyelim!16 Şubat 2016
Hayatını imanına şahit kılan bir şehid: Hasan el Benna... 15 Şubat 2016
Bayır Bucak bir Kobani olamadı14 Şubat 2016
Obama’nın Temsilcisinin Ardından Gülen Medyası da Kobani’de!08 Şubat 2016
Kur’ân’ın Anlattığı Peygamber05 Şubat 2016
Peygamberimizi Sevmek04 Şubat 2016
CENNET İKRAMI03 Şubat 2016
NAMAZ KILMAMAK - BİR KÖTÜLÜK DEĞİL, BİN KÖTÜLÜKTÜR !02 Şubat 2016
NAMAZA KOŞMAK01 Şubat 2016
SAHABE'NİN NAMAZI29 Ocak 2016
İman Sıdk, Küfür Yalandır!29 Ocak 2016
Flash İddia!! Gaffar Okan’ın ‘İşkence’ Mağdurları Anlatıyor29 Ocak 2016
NAMAZ KILMAYI SEVİYOR MUYUZ?28 Ocak 2016
'İslamofobiyi üretenler ikinci aşamaya geçmek istiyor' 28 Ocak 2016
ANNE - BABA VE NAMAZ26 Ocak 2016
PKK itirafçısı: Örgütün birinci misyonu İslam'ı yok etmek26 Ocak 2016
NAMAZ İÇİN AĞLANIR MI?25 Ocak 2016
Nusra 'Terör Örgütü' mü?25 Ocak 2016
NAMAZ ANNE KUCAĞIDIR22 Ocak 2016
NAMAZ BİR TEVHİD EYLEMİDİR21 Ocak 2016
Şenlikoğlu: Kadını pavyon kadınına dönüştürüyorlar 21 Ocak 2016
Başörtülüler "Hem örtülüyüm hem modernim" imajı oluşturmaya çalışıyor11 Ocak 2016
Bir tarafta gökdelenlerin yükseldiği, diğer tarafta açlığın olduğu bir sistemin ebediyen sürmesi mümkün değil11 Ocak 2016
"Laikçiler Atakta"11 Ocak 2016
Mezhep ateşinin fitilini Rand Corporation yaktı07 Ocak 2016
Silah satmak için mezhep savaşı!06 Ocak 2016
Mezhep Çatışması Filmini Daha Önce Görmedik mi?06 Ocak 2016
Özyönetim Değil, Kürt Halkına Boyun Eğdirmek İstiyorlar28 Aralık 2015
Islahatçı Bir Kur'an Şairi Olarak Mehmet Akif Ersoy28 Aralık 2015
'Mehmet Akif'e Müslüman olduğu için değer vermediler'28 Aralık 2015
"ODTÜ Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği"27 Aralık 2015
"Ümmet Şuuru Nerede Kaldı?"27 Aralık 2015
Menemen’in Yalan Tarihi ve Şeyh Esad Erbili24 Aralık 2015
Selvi: PKK'ya verilen yeni görev...21 Aralık 2015
Esed'e Razı, İsrail'e Mecbur Edebilirler mi?21 Aralık 2015
"Rusya'nın Selameti, Putin'in Zaferi İçin Okunan Hutbeler"14 Aralık 2015
Ey 'Hendeklerden ve Barikatlardan Bildiren' Adam!04 Aralık 2015
PKK Artık Deşifre Olmuştur…03 Aralık 2015
HDP Pişkinliği ya da Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?01 Aralık 2015
Ulustan Ümmet’e Yürüyebilmek…25 Kasım 2015
KÜRESEL TERÖRÜN (KAFİRLERİN) HEDEF ALDIĞI DİN: İSLAM 24 Kasım 2015
“HAYATI” KUR’AN’LA ŞEKİLLENDİRMEK Mİ? MUHAFAZAKARLIK’ MI? 30 Kasım 2015
“VAHYİN LİDER’LİĞİNE MUHTACIZ”29 Kasım 2015
RABBİMİZİN LAYIK GÖRDÜĞÜ İLE ANILMAK28 Kasım 2015
“SAĞLAM DİN, LAÇKALAŞMIŞ DİN(Lİ)DARLAR”!27 Kasım 2015
“ŞEHADET/ŞEHİDLİK RAST GELE BİR KAVRAM DEĞİLDİR.”26 Kasım 2015
MODERN ÇAĞLARIN ŞİRKİ25 Kasım 2015
KULLUK MU İDEOLOJİ Mİ?24 Kasım 2015
Bir Mühendislik Projesi Olarak Gülenizm24 Kasım 2015
"Dini İbni Arabi ya da Mevlana Üzerinden Öğrenmek"23 Kasım 2015
Atatürk Kur'an'la ve Peygamberle nasıl alay etti! (Belge)11 Kasım 2015
Kur’an’da “Muhacirler” Lafzı05 Kasım 2015
Irkçılık kanserinin ilacı Malcolm X'in mektubunda05 Kasım 2015
KUR’AN VE TOPLUM ARASINDAKİ DUVARLAR !20 Kasım 2015
İNSANLARDA İLGİ ÇEKME HASTALIĞININ NEDENİ…19 Kasım 2015
İNANÇ SÖMÜRÜSÜNDE SON NOKTA…18 Kasım 2015
GENÇLERE TAVSİYELER17 Kasım 2015
TİŞÖRT YAZILARI ve KÜLTÜR YOZLAŞMASI16 Kasım 2015
MODERN MÜSLÜMAN KADIN15 Kasım 2015
MÜSLÜMAN, PARA ve İKTİDAR14 Kasım 2015
BAŞÖRTÜSÜNÜN DESENLERİ: HİCAP, TEVAZÜ ve RIZA13 Kasım 2015
DİN PAZARINDA “TESBİHAT”12 Kasım 2015
SAHİ! BU DİN KİMİN?11 Kasım 2015
SOSYAL MEDYA KÖLELİĞİ10 Kasım 2015
İNSANLARI DÜŞÜNMEYE DAVET EDEN AYETLER09 Kasım 2015
MODA VE KOZMETİĞİN İĞRENÇ YÜZÜ!08 Kasım 2015
HANIMLAR İNTERNETTEKİ RESİMLERİNİZ KÖTÜYE KULLANILIYOR07 Kasım 2015
SALAVAT DİLENCİLERİ06 Kasım 2015
ÇOCUĞUNUZUN RESMİNİ İNTERNETE KOYMAYIN05 Kasım 2015
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS04 Kasım 2015

En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH