Ana Sayfa > YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ

RAMAZAN AYINI KUR'ANİ BİR İNKILABIN BAŞLANGICI KILMALIYIZ
10 Haziran 2016
Kur’an ayı Ramazan’da, Kur’an, ibadet ve oruç algılarımızı Peygamber’in (s) ve ilk neslin örnekliğine öylesine uygun ve uyumlu kılalım ki, Kur’an ve ibadetlerimiz bütünlük içinde inkılaba uğratsın şahsiyetimizi, hayatımızı, ahlakımızı…
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Her Ramazan ayında aynı iç burukluğunu yaşıyoruz. Yüreklerimiz kan ağlıyor. İslam coğrafyasının pek çok bölgesi, İslam düşmanlarının saldırı ve sömürüsüne muhatap bulunmakta. Her tarafta kan ve gözyaşı var. Müslüman halklar işgaller, istilalar, işkenceler, tecavüzler, katliamlar ve soykırımlarla yok edilmeye, zora ya da gönüllülüğe dayalı değişik adlardaki projelerle dönüştürülmeye, kendisi olmaktan çıkarılmaya çalışılıyor. 

Ümmetimizin hali… 

Bu Ramazan ayında da, Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da, Pakistan, Çeçenistan’da, Libya’da, Suriye’de, Yemen’de, Bahreyn’de ve daha bir çok bölgede, Batı medeniyetinin (!) vahşeti ya bizzat kendilerince, ya da işbirlikçi despot yönetimlerce tüm azgınlığı ile devam ettiriliyor. ABD-İsrail-İngiltere çetesi, mazlum Müslüman halkların üzerine gökyüzünden bomba yağdırıyor, insafsız/insansız uçaklarıyla katliamlar yapıyorlar. Çocuklar, kadınlar, erkekler, yaşlılar ayrım yapılmadan katliam, işkence ve tecavüzlerin ve bu katil bombaların hedefi kılınıyor. İsrail’in katil, terörist askerleri, Filistinli çocukların üzerine tanklarla saldırıyor, cesetlerine silahlarındaki bütün mermileri boşaltarak, insanlık tarihinin en vahşi ve en alçak sayfalarını yazıyorlar.

İşgal, sömürü ve katliama muhatap mazlum Müslüman halkların çocukları, bizim çocuklarımız gibi gülüp oynayamıyorlar. Karınlarını sağlıklı yiyeceklerle doyuramıyor, eğitim göremiyor, ilaç ve doktor bulamıyorlar. Milyonlarca mazlum insan mülteci kamplarında. On yıllardır yokluk ve yoksulluk içinde. Üstelik, bunca yıllar can güvenliğinden yoksun bir biçimde yaşıyorlar, aslında yaşamıyor tam anlamıyla sürünüyorlar. Kaynakları sömürülmüş, yüz milyonları aşan çok sayıda mazlum Müslüman insan, tek dişi kalmış canavar olan Batı medeniyetinin dayattığı bu zulümler altında açlığa, sefalete, kan ve gözyaşına mahkum edilmiş bulunuyorlar.  

Bizler buralarda mükemmel donatılmış iftar sofralarında iftarımızı açarken, bizi yönetenlerin de desteği ile işgal altındaki kardeşlerimiz iftar açacak kadar güvenli ortamlara bile sahip olamıyorlar. Oralarda, son derece yoksul iftar sofraları bombalarla kana bulanıyor. İftar sofralarında kan, gözyaşı ve acı var. İftarlarını bombalar eşliğinde ve sefalet şartlarında açıyorlar.

Küresel emperyalist güçler ve yerli işbirlikçileri, İslam’ı ve Müslüman halkları  tehdit ve düşman ilan ederek saldırılarını vahşi katliamlarla sürdürmekteler.  

Bir yandan İslam’ı ve Müslüman halkları özgün paradigmasından, temel ilkelerinden, değerlerinden ve kaynağından koparmaya çalışıyorlar. İslam’ı Kitap eksenli olmaktan çıkararak, hayata müdahale iddiasını  kaybetmiş, vicdanlara hapsedilmiş, küresel şirk sistemine eklemlenmiş, sömürücü vahşi kapitalizmle uzlaşmış bir din haline getirmeyi, tıpkı Hıristiyanlık gibi tevhid dini olmaktan çıkarıp “Protestanlaştırmayı” hedefliyorlar. Böylece, ABD öncülüğündeki sömürgeciler, bir yandan dayattıkları bu tür projelerle Müslüman halkları kendi modern sapkın değerleri istikametinde dönüştürüp, emperyalizme uyumlu kılmaya çalışıyorlar. Diğer yandan da, Kur’an’a ve sahih sünnete dayalı sahih din anlayışını öne çıkararak emperyalizmin bu oyunlarını ve sömürü projelerini bozmaya çalışan az sayıda direnişçi Müslümanları “terörist” diye damgalayıp asimetrik silah güçleriyle yok etmeye çalışıyorlar. Tevhidi ümmet olma vasfımızı yitirdiğimiz için bu saldırılara cevap veremiyoruz. Allah’ın yardımını celp edecek hali kazanamadığımız için bu vahşi saldırıları durdurup, püskürtemiyoruz. İlk muhataplarını inşa ederek, onlara izzet kazandıran, galibiyet getiren Kur’an, bugün bizde aynı sonucu doğurmuyor, onlarda meydana getirdiği büyük inkılabı bizde meydana getirmiyor. 

İlk Kur’an Nesli ile Bugünkü Müslümanlar Arasındaki Temel fark 

Peygamber (s) ve beraberindeki müminlerin Medine’deki sayısı başlangıçta 1000-1500 civarında idi. Bin civarındaki sayısıyla o ilk Kur’an nesli de aynı Kur’an’ı okuyor ve aynı Ramazan orucunu tutuyordu. Bugün bizler dünya nüfusu içinde Müslüman olarak nitelenen yaklaşık l milyar 500 milyon insanız. Büyük kısmımız Ramazan’da oruç tutuyor, önemli bir kısmımız da evinde aynı Kur’an’ı bulunduruyor, yaklaşık dörtte birimiz de yüzeysel de olsa aynı Kur’an’ı okuyoruz. O ilk nesil aynı değerlerle, aynı din ve aynı Kur’an’la, büyük bir güç ve enerji ürettiler. İnsanlığı aydınlatacak, insanlığı adalete ve insanlık onuruna kavuşturacak görkemli ve güzel bir örneklik oluşturdular. Neden o bir avuç insanın sahip oldukları ve okudukları Kur’an, tuttukları oruç ve diğer ibadetler, onların bütün dünya insanlığına mesajı taşıyacak ve milyonlarca insanın Müslümanlaşmasına sebep olacak derecede muhteşem bir örneklik ve şahidlik oluşturmalarını sağlıyor ve onlara bu derece güç ve izzet kazandırıyor da, bu gün aynı Kitap, aynı değerler ve aynı ibadetler, çok büyük sayılara ulaşan bizi bu büyük zulümden ve zilletten bir türlü kurtaramıyor? İşte bu hususu sorgulamalıyız. Halimizi gözden geçirmeli, ilk Kur’an neslinde olup da biz de olmayanı bulup ortaya çıkarmalıyız. Kendimizi, ümmetimizi, Kur’an, din ve ibadet algı ve anlayışlarımızı ıslah etmeliyiz. 

O gün ile bugün, o ilk nesil ile bizler arasındaki temel fark, beslendiğimiz kaynak ve sahip olduğumuz imanla ilgili olup, o günden bu güne çok büyük sapmalar meydana gelmiştir. Onları Kur’an inşa ediyordu, oruç ve tüm ibadetler de Kur’an’da yer alan Allah’ın birer emri olarak algılanıyor, böylece anlam kazanıyor, ihlasla ve büyük fedakârlıklarla gereği yapılıyordu. Bütün bunlar, dosdoğru istikamette ve gerçek anlamlarıyla algılanıp yaşandığı için de, ilk nesil üzerinde fonksiyonlarını yerine getiriyor, onları dönüştürüp yeniden inşa ediyor, arındırıyor, tezkiye ediyordu. Bu bakış açısıyla Kur’an, onların iç dünyalarını kulluk ekseninde düzenliyor, adanmışlık ruhu oluşturuyor, şahsiyet ve onur kazandırıyordu. Sonraki asırlarda giderek Kur’an, ya raflara kaldırıldı ya da ölülere okunan hayattan kopuk bir kitap haline dönüştürüldü. İbadetler anlam ve eksen kaybına uğradı. Ramazan içi boş bir forma, folklorik bir örf ve âdete ya da perhiz ve diyete indirgenerek anlam ve istikamet kaybına uğradı. Kur’an ayı Ramazan giderek Kur’an’dan kopuk, kerameti kendinden menkul bağımsız bir kutsallığa yükseltildi. Anlam ve eksen kaybı sonucunda içi boşaltılmış bir forma indirgendiği halde Kur’an’dan çok önemli bir konuma getirildi. İçi boşaltılmış ve şeklen sürdürülen ibadetler ile anlamak için okunmayan, belirleyici olmaktan çıkarılmış hayat kitabımız Kur’an, doğal olarak insanlar üzerinde meydana getirmesi gereken tesiri yapamaz, insanları ve toplumları yönlendiremez oldu.  

Yozlaşma Sonucu Ortaya Çıkan Yanlış Ramazan ve Oruç algısı 

Büyük bozulma süreci sonunda bugün gelinen noktada, pek çok ibadetin içinin boşaltılması  ve anlamını yitirmesi gibi, oruç da böylesine bir eksen kaymasına ve anlam kaybına uğramıştır. Muhafaza edilen form ise, yanlış zeminlerde, yanlış istikametlerde, yanlış tezahürlerle ve kulluk bütününden soyutlanan bağımsızlıkla ortaya konulmaya başlanmıştır. Halbuki oruç; Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat tarzının içinde, ibadetler bütünün parçası olarak bir yer işgal etmekte ve böyle anlam kazanmaktadır. Ancak bu muhteşem kulluk bütününün içinde insanı arındırma, tekâmül ettirme, olgunlaştırma ve Allah’ın rızasını kazandırma fonksiyonunu ifa edebilmektedir. Kur’an’la ilişki doğru ve sağlam değilse oruç dahil bütün ibadetler, insanın tekâmülüne katkısı olmayan formel uygulamalardan öte geçemeyecektir. Kur’an’la bağını sürdüren ve ibadetler içindeki anlamlı yerini koruyan oruç, insana kendini ve Rabbini bilmenin, sorumluluklarının farkına varmanın önünü ve imkânlarını açar. İbadetler bütününden ve Kur’an’dan soyutlanmış oruç ise, anlamını ve işlevini yitirerek, içi boş bir forma dönüşmektedir.  

İşte bu sebeple oruç; ibadet, itikaf, arınma ve infakı da içine alan sosyal boyutunu giderek kaybetmiş, nefsî, siyasi, ticari şov ve reklam aracı haline getirilerek, lüks otellerde gösterişe dayalı iftarlar yaygınlaşmıştır. Fakir ve muhtaçlar yerine, kalbur üstü tabakaya verilen iftarlar, kimileri açısından güç ve gövde gösterisine dönüşmüş bulunuyor. İftar çadırları da çoğu kez bir politik istismar ve siyasi propaganda vesilesi kılınmakta, halkın sefilliğini giderecek projeler üretmesi gerekenler, iftar çadırlarıyla sanki suçlarını örtmeye çalışmaktadırlar. Halbuki, sadaka ve infakta gözetilmesi gereken incelikle bağdaşmayan kaba bir yöntemle, halka açıktan, medyatik ortamlarda propaganda ederek verilen iftarlar ve dağıtılan yardımlar, hem gösterişe imkân verdiği için Ramazan ve Kur’an’ın ruh ve manasına aykırı düşmekte, hem de fakir insanların rencide edilmesi bakımından da ahlâkilik boyutunda zaafa yol açmakta ve faziletli davranış olmaktan uzaklaşmaktadır. 

Sonuçta, dini bir vecibe ve ibadet boyutu ikinci plana atılan oruç, folklorlaştırma ve eğlence eğilimli bid’atlarla dejenere edilmektedir. Ramazan ayında kurulan sergiler, çadırlarda icra edilen eğlence programları, kahvehanelerde ve evlerde oynanan bir nevi kumar olan tombala oyunları, havai fişek gösterileri ve müzik programları gibi pek çok, oyun ve eğlence ağırlıklı etkinlikler, Ramazan’ı giderek temel ekseninden daha fazla uzaklaştırmaktadır. Böylece, Kur’an, ibadet, rahmet ve arınma ayı olan Ramazan, tıpkı taklit edilen Batı’nın paskalya ve karnavallarını andıran bir festival boyutuna sürüklenmektedir. Bu durum, birey ve toplumun giderek daha fazla çürüyüp çözülmesine, dünyevileşip yaratılış gayesinden uzaklaşmasına yol açmaktadır. Sonuçta bu dünyevileşme, birey ve toplumun, fıtri değerlerini koruyup vahiyle bütünleştirerek yüceltmesine ve kendini olumlu istikamette tekamül ettirmesine engel olmaktadır. 

Kur’an ve Sünnete Uygun Doğru Ramazan ve Oruç Algısı 

Aslında gerçek oruç; yemek, içmek, cinsellik vb nefsi arzularımıza, temel ve vazgeçilmez ihtiyaçlarımıza karşı, Allah’a teslimiyetimizin bir gereği olarak ve sadece O’nun emri sebebiyle, kendi irademizle mukavemet etme eylemidir. Evet oruç; yaratıcımızla, insanlarla ve nefsimizle olan ilişkilerimizde ortaya çıkan olumsuzluklardan arınma duygularımızı ve çabalarımızı  güçlendiren, sorumluluklarımızı hatırlatıp yeniden kuşanmamıza vesile olan tevhidi bir eylemdir. Özümüzde tevhidi bir inkılabı  gerçekleştirmenin, birey ve toplumun öz dönüşümüne ivme kazandırmanın güçlü bir vesilesidir. Zaaflardan arınmanın, Rabbimiz için mahrumiyetleri ve güçlükleri göğüsleyebilmenin ve zorluklara mukavemet gösterebilmenin eğitimidir. Tevhidi hayatın, kulluk bütünü  içindeki anlamlı ve doğru yerinde duran oruç; şüphesiz ki, arınmaya yönelen nefisleri; deruni bir tefekkürle, özlerindekini tevhid istikametinde değiştirmesinin, itikâf sırrıyla kendini sorgulayıp, iç dünyasını yeniden dizayn etmesinin zeminine ve tezkiye, tekâmül, olgunlaşma atmosferine kavuşturur. İnsanın bedenine ve duygularına birtakım yasaklar getiren oruç, değerlendirmesini bilenler açısından da, akleden kalbi devreye sokmanın imkânlarını oluşturan, tefekkür, tekâmül ve derinleşmenin kapılarını ardına kadar açan bir fonksiyona sahiptir. Ancak Ramazan’ın bu fonksiyonlarını icra edip, bizi arındırabilmesi ve iç tekâmülümüze katkıda bulunabilmesinin, ancak, onu vahyin öngördüğü yere oturtmakla mümkün olabilecek bir sonuç olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.  

Rasulullah (s)’ın örnekliğinde ve Kur’an’ın bütünlüğü içinde sunulan bu doğru Ramazan ve oruç algısından sapılarak ortaya çıkmış ve salt, aç kalmaya indirgenmiş yanlış Ramazan ve oruç algı ve anlayışı ise, bu olumlulukları sağlamak ve toplumun çürümesini durdurup, ıslah edici bir fonksiyon görmek bir yana, çürüme ve çözülmeyi artırıcı katkılarda bulunmaktadır. Böyle yanlış bir Ramazan anlayışı, imanlarda ortaya çıkan büyük zaafları giderememekte, ahlakta ve şahsiyetlerde meydana gelen bozulmayı tedavi etme fonksiyonunu ifa edememektedir. Çünkü Kur’an’dan soyutlanmış bir Ramazan’ın ya da bir ibadetin, insanı doğru istikamette arındırıp, inşa etmesi imkansızdır.  

Orucun, insanın iradesini güçlendirerek, nefsin arzu ve isteklerini, Allah’ın emir ve yasakları çerçevesinde denetim altına almasına katkı  sunarak, insanın tekâmülüne yardımcı olmak gibi önemli bir işlevini yerine getirmesi, ancak Kur’an’a dayalı bir ibadet anlayışıyla mümkün olabilir. İbadetlerimiz, tabiri caizse ahiret hayatımıza yönelik en önemli yatırımlarımız olup, bu imtihan dünyasında arınarak, korunarak, tekâmül ederek ve yücelerek Rabbimize dönüşümüze vesile olmaktadırlar. Yani, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın, ibadetlerimize de, bu minval üzere orucumuza da ihtiyacı yoktur. Tüm bunlara gerçekten ihtiyacı olan biz insanlarız, sürekli kirlenmeye açık olan nefsimiz ve arınmaya muhtaç olan ruhumuzdur. Oruç da dahil bütün ibadetlerimiz, bir yandan imanımızın davranışlarımız ve ahlakımız üzerindeki tezahürleri, ürünleri olarak ortaya çıkarken, diğer yandan da imanımızı besleyen, güçlendiren bir fonksiyon ifa etmektedirler. Oruç da bu anlamdaki katkılarıyla iman ve iradeyi güçlendirici, Allah’a, insanlara ve nefsimize karşı sorumluluk bilincini temin edici bir işleve sahip bulunmaktadır.            

Çağrı… 

Daha fazla geç kalmadan, hiç değilse bu Ramazan’dan itibaren, hep birlikte ilk Kur’an neslindeki doğru Kur’an, Ramazan, ibadet ve oruç algısını yakalamaya çalışalım. Allah’ı razı edecek söz, fiil ve salih amellerle dolu bir hayatı, ahiret eksenli bir hayat tasavvuru içinde kurup yaşamaya gayret edelim. Dünyevileşmeye kapılarımızı kapatıp, Kur’an ayı Ramazan’dan başlayarak, bütün hayat alanlarımızı vahyin şahidi haline dönüştürerek, hayatımızı ibadet kılmaya yönelelim. 

Ortadoğu’nun, İslam coğrafyasının, işgale, zulme, katliama, sömürüye muhatap olmuş, Kur’an’dan uzak kaldığı, Peygamber’in güzel örnekliğini terk ettiği için zillete sürüklenmiş tüm halkları/kavimleri, tüm kavimlerin Müslümanları geliniz, Allah’ın ipine, Kur’an’a topluca sarılalım. 

Her Ramazan’ı, diriliş, uyanış, ıslah ve direniş için yeni bir başlangıç vesilesi kılalım. Her Ramazan, yeni bir ivme kazandırsın, Kur’an’da dirilişimize! 

Öyle bir sarılalım ki Allah’ın ipine, hidayet rehberimiz Kur’an’a; Ramazan’ı bin aydan daha hayırlı kıldığı gibi, hayırlı, verimli, anlamlı, değerli ve güzel kılsın hayatımızı… 

Öylesine sarılalım ki ilahi nur olan Kur’an’a; karanlıklardan, kötülüklerden arındırarak, binlerce aydan daha bereketli, daha nitelikli ve daha aydınlık kılsın kısacık ömrümüzü… 

Öylesine bir ihlas ve can feda bir fedakârlıkla sarılalım ki Furkan’a; batıldan Hakka döndürsün yüzümüzü, şirkten, ifsaddan arındırsın kalplerimizi… 

Kur’an’la öylesine aydınlansın, öylesine bereketlensin ki hayatımız; tüm dünya insanlığını aydınlatacak mesajın ışıkları yayılsın güzel örnekliğimizden, vahye şahitliğimizden/ şehitliğimizden. Yaşayan Kur’an haline gelsin şahsiyetlerimiz… 

Öylesine sarılalım ki Kur’an’a ve Resulullah’a; Kur’an’ın aydınlık mesajını karartmaya, bulandırmaya fırsat bulamasın muharref gelenek ve modern kirlenme… 

Öylesine sarılalım ki Kur’an’a ve sahih sünnete, geleneksel ve modern cahiliyenin bid’atleri, hurafeleri karışamasın Allah’ın arı duru tevhid dinine… 

Kur’an ayı Ramazan’da, Kur’an, ibadet ve oruç algılarımızı Peygamber’in (s) ve ilk neslin örnekliğine öylesine uygun ve uyumlu kılalım ki, Kur’an ve ibadetlerimiz bütünlük içinde inkılaba uğratsın şahsiyetimizi, hayatımızı, ahlakımızı… 

Peygamber’imizin (s) ve ilk neslin güzel örnekliğini öylesine kuşanalım ki, iman kardeşliği ve ümmet bilinci ile Kur’ani infak, paylaşma, dayanışma ruhu kuşatsın bizi ve Ensar olma duyarlılığıyla yöneltsin mazlum Müslüman kardeşlerimizin yardımlarına… 

Rabbimiz yardımcımız olsun, vaat ettiği mübarek yardımına müstahak olacak ve rızasını  kazandıracak çabalar göstermeyi hepimize nasip etsin. 
 

Not: Bu yazı, yazarın Ramazan ve Kur’an adlı kitabından derlenmiştir

MEHMET PAMAK- İSLAMVEHAYAT



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
Haccı Protesto Etmek; Allah'ı Protesto Etmektir!24 Haziran 2017
Yetkililerini Rabb edinenler14 Mart 2017
Kur'an'ı anlamanın yolu, onun hükümlerini yaşamaktan geçer13 Mart 2017
"Kutlu doğum" ne zaman?08 Ocak 2017
Yetkililerini Rabb edinenler08 Ocak 2017
Nazar Boncukları (Günümüzün Putları)05 Aralık 2016
Kur’an da Selamlaşma04 Aralık 2016
Türbe Ziyaretleri ve İsteklerin Yerine Gelmesi…03 Aralık 2016
İlah(lar)ımız…02 Aralık 2016
Boş, Lüzumsuz, Anlamsız Sözlerden Yüz Çevirmek…01 Aralık 2016
Türbeperestler…30 Kasım 2016
Farkında Olmadan Şeytanı Dost Edinmek…29 Kasım 2016
Sünneti Doğru Anlamak28 Kasım 2016
İNANDIK, BİTTİ Mİ?28 Kasım 2016
İlahî Kelam O’nu (s.a.v) Anlatıyor21 Kasım 2016
Allah’a Dini Öğretmek mi; Dini Allah’tan Öğrenmek mi?20 Kasım 2016
Muhteşem Bir Ahlak19 Kasım 2016
Ahlak kahramanları03 Kasım 2016
Dini, Hurâfeler Yığını Haline Getirmek, Yozlaştırmak; Tahrif Çabasıdır18 Kasım 2016
Taklit ve Taklitçilik17 Kasım 2016
Bid’at; Anlam ve Mâhiyeti16 Kasım 2016
Çeşitli Hurâfe ve Bâtıl İnanışlara Örnekler15 Kasım 2016
Muska ve Muskacılık14 Kasım 2016
Bazı Yanlış Kabuller13 Kasım 2016
Gaybdan Haber Vermeye Bağlı Hurâfeler12 Kasım 2016
Günlerle İlgili Hurâfeler11 Kasım 2016
Ölüler ve Kabirlerle/Türbelerle İlgili Hurâfeler10 Kasım 2016
Hurâfe-Atalar Dini İlişkisi09 Kasım 2016
Hurâfe; Anlam ve Mâhiyeti08 Kasım 2016
Atalar Kültü07 Kasım 2016
Atalar Kültü; Sosyal Çevre ve Geleneğin Putlaştırılması06 Kasım 2016
Kur'ân-ı Kerim'de Atalar Yolu İle İlgili Âyetler05 Kasım 2016
Atalar Yolu, Her Dönemdeki Câhiliyyenin Temel Dinidir04 Kasım 2016
Atalar Yolu; Anlam ve Mâhiyeti03 Kasım 2016
Yozlaştırılan Din21 Ekim 2016
Hakkın Dini Ile Halkın Dini.....20 Ekim 2016
Allah’ın Dini Mi, Toplumun Dini Mi?19 Ekim 2016
Heykel Karşısında Saygı Duruşu Ve Atalar Dini18 Ekim 2016
Şamanizm'den gelen Türk adetleri17 Ekim 2016
ÖLMÜŞ İNSANLARDAN YARDIM İSTENİR Mİ?13 Ekim 2016
Cennet Satan Şeyhler ve Papazlar12 Ekim 2016
PEYGAMBERİMİZİ DOĞRU ANLAMAK12 Ekim 2016
EYVAH KEŞKE FALANI DOST EDİNMESEYDİM!11 Ekim 2016
KURAN NASIL TERK EDİLİR?10 Ekim 2016
KURAN ALFABESİ Mİ, AHLAKI MI?09 Ekim 2016
TASAVVUFUN İSLAM’A VERDİĞİ ZARARLAR NELERDİR?08 Ekim 2016
TASAVVUF KİTAPLARINDAKİ UYDURMA HADİSLER07 Ekim 2016
ŞEYH MURİDİ KURTARABİLİR Mİ?06 Ekim 2016
TASAVVUF BU MUDUR?05 Ekim 2016
SÜNNETİ DOĞRU ANLAMAK04 Ekim 2016
HIRKA-İ ŞERİF HURAFESİ03 Ekim 2016
CEVŞEN HURAFESİ02 Ekim 2016
FİLANIN YÜZÜ-SUYU HÜRMETİNE DİYE DUA EDİLİR Mİ?01 Ekim 2016
TÖVBE ALMA VE GÜNAH ÇIKARMAK00 0000
SALAVAT KAMPANYALARI DÜZENLEMEK DOĞRU MU?30 Eylül 2016
KIL TAPINMACILIĞI29 Eylül 2016
CÂMİLERDEKİ BİD’ATLER VE CÂMİLERİN YENİDEN İHYÂYA İHTİYACI28 Eylül 2016
AĞAÇ TAŞ VB. ŞEYLERDEN MEDET UMMAK!27 Eylül 2016
TÜRBE ZİYARETLERİ VE İSTEKLERİN YERİNE GELMESİ!27 Eylül 2016
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS26 Eylül 2016
BİD’AT, HURAFE ve XURAFELER26 Eylül 2016
HZ. MUHAMMED VE KUR’AN YERİNE MEVLÂNÂ VE MESNEVÎ19 Eylül 2016
Yusuf Kaplan’dan ‘Kemalist tehlike’ uyarısı: 15 Temmuz’un 2. ve 3. dalgaları geliyor!19 Eylül 2016
TEKKELİ DARBENİN TEOLOJİK-SİYASİ ZİHİN KODLARI23 Ağustos 2016
Cumhuriyet Aydını/Yarım Porsiyon Aydınlık ve Millî İrade23 Ağustos 2016
MEVLÂNÂ’NIN ALLAH DOSTU BİR EVLİYÂ ZANNEDİLMESİ18 Ağustos 2016
Darbe Bildirisinin İdeolojik Dayanağı Atatürkçülük18 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN AYKIRI GÖRÜŞLERİ16 Ağustos 2016
Laik Eğitim Olsaymış Darbe Olmazmış!16 Ağustos 2016
HANGİ MEVLANA, GERÇEK MEVLANA?15 Ağustos 2016
Türkiye’de Din Profesyonel Meczupların Elinde12 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN GERÇEK YÜZÜ!12 Ağustos 2016
Ve-l Cematten “The Cemaate” Fetullah Gülen Hareketi12 Ağustos 2016
MEHDİ İNANCININ İSLAM’DA OLMADIĞINA DAİR BİLGİLER11 Ağustos 2016
BİR SÖMÜRÜ NESNESİ OLARAK: MEHDİ VE HZ. İSA KONUSU11 Ağustos 2016
ALLAH TARAFINDAN YAZDIRILDIĞI İDDİA EDİLEN KİTAPLAR!11 Ağustos 2016
Emin Güneş: Artık Bu ülkede Allah'tan başkasının adı yüceltilmemeli, Allah'tan başka büyükler tanınmamalıdır08 Ağustos 2016
Demokrasi dininin vurgusu giderek pekişiyor; Laik, batıcı, Kemalist, ırkçı bir yapı...'08 Ağustos 2016
Siz de uyanın: Kürtler, Aleviler, solcular, tarikatlar...05 Ağustos 2016
Sadece FETÖ'cü Değil, Kemalist Darbecilere de Karşı Çıkmalıyız!02 Ağustos 2016
Neden Batı İslam Dünyasında Darbelere Sempati Duyuyor?02 Ağustos 2016
“Dünya, Halep'e Kör ve Sağır"02 Ağustos 2016
Yusuf Kaplan: Fosilleşmiş, kaskatı, militan bir laiklik ve Kemalizm ideolojisi pompalanıyor01 Ağustos 2016
GENÇLER!! Hangi Fethullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?29 Temmuz 2016
KUR'AN'IN HAYATI DİZAYN ETMESİ13 Temmuz 2016
HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK12 Temmuz 2016
DUANIZ OLMASA12 Temmuz 2016
Kemalist Devrimlerin Maksadı Halkı İslam’dan Koparmaktı11 Temmuz 2016
Namaz kanserden koruyor11 Temmuz 2016
İslam'a en büyük zararı onlar verdi11 Temmuz 2016
Sabetayistler rahatsız, İHH'yı hedefe koyacaklar30 Haziran 2016
Genel Özellikleri ile Ramazan-ı Şerif24 Haziran 2016
Hem Müslüman hem "Tüketim çılgını"(!) 23 Haziran 2016
İhsan Süreyya Sırma: Gençler, Barcelona futbol takımını tanıdığı kadar peygamberini ve onun sahabesini tanımıyor23 Haziran 2016
İslami Şahsiyetin,Etkisizleştirilen Yapıtaşları22 Haziran 2016
RAMAZAN ve MÜSLÜMANLAR…22 Haziran 2016
Dine Karşı Din ve İslam’ın Tahrifi21 Haziran 2016
Ramazan'ın Festivalleştirilmesine Karşı Çıkalım14 Haziran 2016
Dava ve Müslümanların Parayla İmtihanı14 Haziran 2016
Akif Emre: Siyonistlerin yeni haritası Kudüs'ün Yahudileştirilmesi stratejisinin artık resmi olarak ilanıdır14 Haziran 2016
RAMAZAN AYI VE BİR FARKINDALIĞI ŞAHİTLİĞE DÖNÜŞTÜRME ZORUNLULUĞUMUZ10 Haziran 2016
Her Eylem, Bir İbadettir -Bilincini Kuşanmak-10 Haziran 2016
Peygamberimiz ve Gençlik…08 Haziran 2016
Ramazan İbadeti08 Haziran 2016
Ramazanda Bunları Tekrar Hatırlayalım08 Haziran 2016
Ramazan yıllık manevi bakım mevsimdir08 Haziran 2016
Kurşun Yemek Orucu Bozar mı?08 Haziran 2016
Ramazan Niçin Zam Ayı Oldu?06 Haziran 2016
Modern Kadınına Ağır Gelen Rabbani Ölçü: Kocaya İtaat02 Haziran 2016
'Tesettür bir kimliğin dışa vurumudur'02 Haziran 2016
'14 senelik Ak Parti iktidarında ‘Atatürkçülük’ söyleminin azalması umulurdu; ancak bu işin önde gideni oldular!'02 Haziran 2016
TÜRKİYE’DE ATALAR DİNİ (Müslümanlık)27 Mayıs 2016
Ramazanla İmar Olmak24 Mayıs 2016
KÜFRÜN İSLAM'A KARŞI BİRLİĞİ24 Mayıs 2016
DEFİLETÜ’L TİCARET CİNAYETÜ’L TESETTÜR23 Mayıs 2016
19 Mayıs Bayramı”nın Hikâyesi ve Bitmeyen Faşizm20 Mayıs 2016
Çıplaklık18 Mayıs 2016
"Emperyalizm Müslümanları birbirine düşürdü; Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın korunması bir başına Filistinlilere bırakıldı"18 Mayıs 2016
Şenlikoğlu: Renklerde İslam bir renk sınırı getirmemiştir 17 Mayıs 2016
Haksal’dan ‘İsrail’le ortaklık’ yazısı: İran’ı, Hamas’ı, Hizbullah’ı bitiririz, İHH da kuzu kuzu oturur sesini çıkar(a)maz!13 Mayıs 2016
KUR’AN’IN MODEL İNSAN TİPİ: MÜ’MİNLER12 Mayıs 2016
KADİM ŞİRK FELSEFESİ: TASAVVUF10 Mayıs 2016
''Ergenekon yoktu(r)' demek 28 Şubat süreci yaşanmadı-yalandı demekle eş anlamlı olmaz mı?'06 Mayıs 2016
'Türkiye’nin Onayı ile İsrail NATO’da'06 Mayıs 2016
Dersim katliamı emrini Mustafa Kemal mi verdi?06 Mayıs 2016
"Müslüman mıyız, Ehl-i Sünnet mi?"02 Mayıs 2016
'28 Şubat döneminde tutuklanan, zindanlardaki Müslümanları unutmak Gayretullah’a dokunur'02 Mayıs 2016
Laiklik, “tasma”! Özgürlükse, ayartıcı maskesi!29 Nisan 2016
'Resmi bayramlarda eşli danslarla, açık saçık kıyafetlerle çocuklara ahlaksızlık aşılanıyor'29 Nisan 2016
Ali Haydar Haksal: Sanırım ‘paralel’den sonra sıra, çıkar furyasına kapılmayan, derdi ve ideolojisi olan İslamcılarda!28 Nisan 2016
Laiklik: Tartışmak Yasak Benimsemek Mecburi28 Nisan 2016
Peygamberimizin İdrarı Değil İdrakı Şifadır27 Nisan 2016
Müslüman ve laiklik bir arada olur mu? 27 Nisan 2016
İTAAT VE İSYAN YOLUYLA DÜŞÜLEN ŞİRK26 Nisan 2016
“Kutlu Doğum“ Vesilesiyle Peygamberimiz Anlatılacaksa Bu Pasta Kesilerek Değil, Putları Kaldırarak Olmalıdır'25 Nisan 2016
Böyle Buyurdu Kutsal Devlet:Peygamber Kutlaması Bitti,Yerine Atatürk Versek25 Nisan 2016
Ergenekon Çuvalı: Herkes İçeri, Herkes Dışarı!22 Nisan 2016
Akif Emre: Dünya sistemine entegre olmaya razı olanların ahlak ve toplumsal çözülmeden şikâyet etmeye hakları olamaz22 Nisan 2016
Şehadeti'nin 20. Yıl dönümünde Cevher Dudayev'i Rahmetle Anıyoruz..22 Nisan 2016
23 NİSAN HÜZÜN DOLUYOR İNSAN21 Nisan 2016
'Müslümanlar asli bilgilerinden beslenmek yerine, kendilerine empoze edilene itibar ediyorlar'21 Nisan 2016
"Dün ‘Kâbe işgal altında’ diyenler bugün Türkiye ve Suud’un birlikte İslam dünyasını birleştireceğinden söz ediyor"21 Nisan 2016
Cuma Namazı ve Allah’ı Kandırmaya Çalışmak ?22 Nisan 2016
Mü’min’lerin Kur’an da geçen 15 özelliği21 Nisan 2016
Kur’an Müslümanların Hayatlarının Neresinde ?20 Nisan 2016
GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TİPLERİ20 Nisan 2016
YALANLARIMIZ/ALDANIŞIMIZ19 Nisan 2016
Malı Temizleyen ve artıran ibadet ZEKÂT!19 Nisan 2016
Peygambersiz Din Olur Mu?19 Nisan 2016
NEREDESİN VE NEREYE GİDİYORSUN EY MÜSLÜMAN?18 Nisan 2016
SİZİN DİNİNİZ SİZE, BENİM DİNİM BANA15 Nisan 2016
İslam Ordusu uyduruk bir örgüt15 Nisan 2016
Peygamberimizin Kıyafeti mi Karakteri mi?15 Nisan 2016
Halimize bakılırsa önce Vahyin doğumunu kutlamak gerekmez mi?14 Nisan 2016
Bir Oryantalist Daha!!08 Nisan 2016
"Çocukların genetiğiyle oynanıyor" 06 Nisan 2016
Birikim ekseninden adil bölüşüme 05 Nisan 2016
Abdurrahman Arslan: 30 sene önce Müslümanlar siyasal, sosyal ve dini olanı ayrıştırmazdı, şimdi ayrıştırıyorlar05 Nisan 2016
Akın: Diplomanın bu denli kutsandığı bir dönemde, gençlerin Sezai Karakoç, Cemil Meriç gibi isimleri bilmeleri ne mümkün!05 Nisan 2016
Faruk Beşer: Moda ve gösteriş tarzındaki tesettür modernliğin ve dünyevileşmenin bir tezahürüdür01 Nisan 2016
Televizyonlar üzerinden nesil İslam'dan uzaklaştırılıyor29 Mart 2016
Alpat: Tesettür örtüden ibaret değildir25 Mart 2016
Allah Rasulünü Nasıl Sevmeliyiz?23 Mart 2016
Hz.Peygamber’in (sas) Yahudilerle Mücadelesi21 Mart 2016
Yusuf Kaplan: Türkiye'de genç kuşakların İslâm'la ilişkisi sıfırlanmak üzere!21 Mart 2016
Kemalist Mitolojinin Çanakkale’yi İstilası21 Mart 2016
Hz. Peygamber'in Davasında Ashabın Misyonu18 Mart 2016
'Kürtler için izzet İslam'dadır'18 Mart 2016
Kudüs el birliğiyle alınır18 Mart 2016
İslamı Hayata Taşımada Peygamber Örnekliği17 Mart 2016
O’NU TANIYOR MUYUZ?04 Mart 2016
İSLAMI HAYATA TAŞIMADA PEYGAMBER ÖRNEKLİĞİ04 Mart 2016
FAİZDEN UZAK DURUN!02 Mart 2016
'Cezaevlerinde Kardeşlerimiz Var'01 Mart 2016
Culani: “Bu, Allah ve Resulü’nün Bize Vaadidir!” 01 Mart 2016
YALANI HAYATIMIZDAN ÇIKARMAYA NE DERSİNİZ?29 Şubat 2016
DÜNYA HAYATI BİR İMTİHAN YERİDİR!26 Şubat 2016
'Müslüman laik olmaz, olmak zorunda bırakılamaz'23 Şubat 2016
Ümmeti Kuşatan Fitne Ateşine Düşmeyelim!16 Şubat 2016
Hayatını imanına şahit kılan bir şehid: Hasan el Benna... 15 Şubat 2016
Bayır Bucak bir Kobani olamadı14 Şubat 2016
Obama’nın Temsilcisinin Ardından Gülen Medyası da Kobani’de!08 Şubat 2016
Kur’ân’ın Anlattığı Peygamber05 Şubat 2016
Peygamberimizi Sevmek04 Şubat 2016
CENNET İKRAMI03 Şubat 2016
NAMAZ KILMAMAK - BİR KÖTÜLÜK DEĞİL, BİN KÖTÜLÜKTÜR !02 Şubat 2016
NAMAZA KOŞMAK01 Şubat 2016
SAHABE'NİN NAMAZI29 Ocak 2016
İman Sıdk, Küfür Yalandır!29 Ocak 2016
Flash İddia!! Gaffar Okan’ın ‘İşkence’ Mağdurları Anlatıyor29 Ocak 2016
NAMAZ KILMAYI SEVİYOR MUYUZ?28 Ocak 2016
'İslamofobiyi üretenler ikinci aşamaya geçmek istiyor' 28 Ocak 2016
ANNE - BABA VE NAMAZ26 Ocak 2016
PKK itirafçısı: Örgütün birinci misyonu İslam'ı yok etmek26 Ocak 2016
NAMAZ İÇİN AĞLANIR MI?25 Ocak 2016
Nusra 'Terör Örgütü' mü?25 Ocak 2016
NAMAZ ANNE KUCAĞIDIR22 Ocak 2016
NAMAZ BİR TEVHİD EYLEMİDİR21 Ocak 2016
Şenlikoğlu: Kadını pavyon kadınına dönüştürüyorlar 21 Ocak 2016
Başörtülüler "Hem örtülüyüm hem modernim" imajı oluşturmaya çalışıyor11 Ocak 2016
Bir tarafta gökdelenlerin yükseldiği, diğer tarafta açlığın olduğu bir sistemin ebediyen sürmesi mümkün değil11 Ocak 2016
"Laikçiler Atakta"11 Ocak 2016
Mezhep ateşinin fitilini Rand Corporation yaktı07 Ocak 2016
Silah satmak için mezhep savaşı!06 Ocak 2016
Mezhep Çatışması Filmini Daha Önce Görmedik mi?06 Ocak 2016
Özyönetim Değil, Kürt Halkına Boyun Eğdirmek İstiyorlar28 Aralık 2015
Islahatçı Bir Kur'an Şairi Olarak Mehmet Akif Ersoy28 Aralık 2015
'Mehmet Akif'e Müslüman olduğu için değer vermediler'28 Aralık 2015
"ODTÜ Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği"27 Aralık 2015
"Ümmet Şuuru Nerede Kaldı?"27 Aralık 2015
Menemen’in Yalan Tarihi ve Şeyh Esad Erbili24 Aralık 2015
Selvi: PKK'ya verilen yeni görev...21 Aralık 2015
Esed'e Razı, İsrail'e Mecbur Edebilirler mi?21 Aralık 2015
"Rusya'nın Selameti, Putin'in Zaferi İçin Okunan Hutbeler"14 Aralık 2015
Ey 'Hendeklerden ve Barikatlardan Bildiren' Adam!04 Aralık 2015
PKK Artık Deşifre Olmuştur…03 Aralık 2015
HDP Pişkinliği ya da Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?01 Aralık 2015
Ulustan Ümmet’e Yürüyebilmek…25 Kasım 2015
KÜRESEL TERÖRÜN (KAFİRLERİN) HEDEF ALDIĞI DİN: İSLAM 24 Kasım 2015
“HAYATI” KUR’AN’LA ŞEKİLLENDİRMEK Mİ? MUHAFAZAKARLIK’ MI? 30 Kasım 2015
“VAHYİN LİDER’LİĞİNE MUHTACIZ”29 Kasım 2015
RABBİMİZİN LAYIK GÖRDÜĞÜ İLE ANILMAK28 Kasım 2015
“SAĞLAM DİN, LAÇKALAŞMIŞ DİN(Lİ)DARLAR”!27 Kasım 2015
“ŞEHADET/ŞEHİDLİK RAST GELE BİR KAVRAM DEĞİLDİR.”26 Kasım 2015
MODERN ÇAĞLARIN ŞİRKİ25 Kasım 2015
KULLUK MU İDEOLOJİ Mİ?24 Kasım 2015
Bir Mühendislik Projesi Olarak Gülenizm24 Kasım 2015
"Dini İbni Arabi ya da Mevlana Üzerinden Öğrenmek"23 Kasım 2015
Atatürk Kur'an'la ve Peygamberle nasıl alay etti! (Belge)11 Kasım 2015
Kur’an’da “Muhacirler” Lafzı05 Kasım 2015
Irkçılık kanserinin ilacı Malcolm X'in mektubunda05 Kasım 2015
KUR’AN VE TOPLUM ARASINDAKİ DUVARLAR !20 Kasım 2015
İNSANLARDA İLGİ ÇEKME HASTALIĞININ NEDENİ…19 Kasım 2015
İNANÇ SÖMÜRÜSÜNDE SON NOKTA…18 Kasım 2015
GENÇLERE TAVSİYELER17 Kasım 2015
TİŞÖRT YAZILARI ve KÜLTÜR YOZLAŞMASI16 Kasım 2015
MODERN MÜSLÜMAN KADIN15 Kasım 2015
MÜSLÜMAN, PARA ve İKTİDAR14 Kasım 2015
BAŞÖRTÜSÜNÜN DESENLERİ: HİCAP, TEVAZÜ ve RIZA13 Kasım 2015
DİN PAZARINDA “TESBİHAT”12 Kasım 2015
SAHİ! BU DİN KİMİN?11 Kasım 2015
SOSYAL MEDYA KÖLELİĞİ10 Kasım 2015
İNSANLARI DÜŞÜNMEYE DAVET EDEN AYETLER09 Kasım 2015
MODA VE KOZMETİĞİN İĞRENÇ YÜZÜ!08 Kasım 2015
HANIMLAR İNTERNETTEKİ RESİMLERİNİZ KÖTÜYE KULLANILIYOR07 Kasım 2015
SALAVAT DİLENCİLERİ06 Kasım 2015
ÇOCUĞUNUZUN RESMİNİ İNTERNETE KOYMAYIN05 Kasım 2015
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS04 Kasım 2015
MODERN ÇAĞDA UNUTULAN ROL “ANNELİK”03 Kasım 2015
NAMAZ VE İNSAN03 Kasım 2015

En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH