Ana Sayfa > YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ

KUR’AN’IN MODEL İNSAN TİPİ: MÜ’MİNLER
12 Mayıs 2016
Bilmeliyiz ki bu dinin sahibi nasıl ki Allah’sa mü’min kişiliğin sıfatlarını belirleyecek olan da sadece Allah’tır. Hiç kimse kendine göre bir mü’min tanımlaması yapamaz. - See more at: http://www.iktibasdergisi.com/kuranin-model-insan-tipi-muminler/#sthash.qHCS8r1X.dpuf
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla,
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Resulüne ve mü’minlerin üzerine olsun!
Her dinin, her düşünce biçiminin ve her ideolojinin kendine göre yetiştirmeyi hedeflediği bir insan tipi vardır ve her din, her düşünce biçimi ve her ideoloji kendi dünya görüşüne göre de bir birey ve toplum oluşturmayı hedefler. Biz bu bireyin ve toplumun söz ve davranışlarına bakarak onların neyi ve kimi temsil ettiklerini, nereye ait olduklarını tespit edebiliriz. Bu çerçevede İslam da kendine özgü bir insan tipi oluşturmayı hedeflemiştir. İşte Mü’min, İslam’ın yetiştirmeyi hedeflediği insan tipinin adıdır.
Bilmeliyiz ki bu dinin sahibi nasıl ki Allah’sa mü’min kişiliğin sıfatlarını belirleyecek olan da sadece Allah’tır. Hiç kimse kendine göre bir mü’min tanımlaması yapamaz. Bu sebeple ifadelerimizin esasını ayetler oluşturacaktır.
Burada bir parantez açmak istiyorum: Mü’min/Müslüman kavramı da diğer kavramlarımız gibi Kur’ani bağlamından koparılmış, işlevsizleştirilmiştir. Yapmamız gereken öncelikli işimiz, kavramlarımızı ait oldukları yere teslim etmektir.
MÜ’MİN KİMDİR, İMAN NEDİR?
Kavramsal olarak baktığımızda mü’min iman eden kimseye verilen addır. İman  ise E-M-N  امن kökünden türemiş olup “ İnsanın emniyette iken üzere bulunduğu güven hali, insanın üzerinde emin kılındığı şeyin adı olarak kullanılır.”  (Müfredat)
İman asla körü körüne bir ön kabul değildir. İman teriminin kökeninde “ emin olma” durumu vardır. İman eden, iman ettiği varlıktan emindir. İnsan, tanımadığı, ne ve kim olduğunu bilmediği bir varlığa iman edebilir mi? Hayır.
İmanın esası tanımaktır. İman bilinçli bir tercihin neticesinde gerçekleşen bir kabul etme halidir. İman eden kişi düşünerek, araştırarak, sorarak, sorgulayarak ve aklederek kalben tatmin olduğunda iman gerçekleşmiş olur. Böyle bir bilinç haliyle iman eden mü’min kişi artık iman ettiği varlığın muvahhid bir muhatabıdır. O artık bir mü’min olarak eşyaya, hayata, insana ve kâinata Allah’ın ‘bak ve gör’ dediği yerden bakar ve görür.
İman etmenin şartının tanımak olduğunu ifade etmiştik. Yaratıcısını tanıyan bir mü’min ona nasıl kul olacağını bilme gayreti içine girer. Bilgisizlik tıpkı bir hastalık gibidir. Nasıl kul olacağımızı bilmiyorsak din dışı nice unsurları dinmiş gibi öğrenme/öğretilme ihtimali vardır. Allah kullarının nasıl kul olmaları gerektiğinin yollarını kitabında ve peygamberin örnekliğinde bize öğretiyor. O halde mü’minler onun belirlediği ölçülerde kul olma mücadelesi vermelidirler. Onun belirlediği ölçülerin dışında ibadet yolları aramak, ona dinini öğretmeye kalkışma ukalalığı anlamına gelir. Mü’min asla böyle bir eğilim içine girmez. Çünkü o, çetin bir günün azabından korkar.
Mü’min, hayatı bütünlüğü içinde ele alır ve hayata asla parçacı bir zihniyetle yaklaşmaz. Parçacı yaklaşım Kur’an’ın oluşturmayı hedeflediği mü’min tipine büyük bir darbedir.
Mü’min bir kişiliğin tanınabilmesi karşıtlarının da tanınmasıyla mümkündür. Kur’an, bir hakikatin anlaşılması için, onun karşıtlarını da tanıtır ki, aradaki fark görülebilsin. Mü’min bir kişiliğin karşısında münafık, müşrik ve kâfir insan tipleri bulunur. Allah Kitabında mü’minlerin karşısında duran insan tiplerinin özelliklerini de anlatarak bizlerin teyakkuzda olmamızı istemiştir. İşte mü’min bu tiplerin karşısında duran, Allah’ın kendilerinden razı olduğu model insan tipidir.
Mü’min sıfatı, iman eden ve hayat tarzı olarak İslam’ı seçen bir kişinin kimliğidir. Bu kimlik onu, bulunduğu her ortamda farklı ve ayrıcalıklı kılar. Mü’min kimliği ütopik bir kimlik değil, hakiki bir kimliktir. Yeter ki o kimliği sahiplenenler taşıdıkları kimliğin gereklerini yerine getirsinler.
İSLAM- MÜSLİM KAVRAMLARI
 
S-L-M kökünden türeyen İslam, selamete, barışa ermek, teslimiyet esenlik anlamlarına gelir. Müslim ise, İslam’a girmiş, teslim olmak anlamlarına gelmektedir.
Mü’min, hayat tarzı olarak İslam’ı seçmiştir. Bu seçim imanın bir zorunluluğu neticesinde gerçekleşen bir seçimdir. Çünkü bilir ki, iman ettiği Allah mü’minler için İslam’ı uygun görüp seçmiştir. Bu seçim sürecinden sonra onun heva ve hevesine göre davranma özgürlüğü yoktur. O, hayatının sınırlarını vahyin doğrultusunda şekillendirmek zorundadır. İnsanlar din seçimlerini hür iradeleriyle yaparlar; ancak seçim sonrasında keyfi davranamazlar. Onların nasıl düşüneceklerine, nasıl inanacaklarına ve nasıl yaşayacaklarına ALLAH karar verir. ALLAH gerçekten iman eden bir mü’minin ne gibi özelliklere sahip olması gerektiğinin ölçülerini Kitabında bildirmiştir. Gerçekten iman eden ve O’nun iman edenler için uygun gördüğü yaşam biçimine içlerinde bir tereddüt duymadan teslim olanlar, yaşamlarının her alanında vahyi görünür kılmanın çabasını gösterirler.
Mü’mine mü’min olma kimliğini kazandıran belli başlı esaslar vardır. Bunlar olmadan iman eylemi gerçekleşmez.
Mü’min Allah’ı tek bir rab, tek bir ilah olarak tanır. Allah’a has olan bir özelliği başkasına vermez. O hayatını tevhid ilkesi ekseninde şekillendirir. Bu, iman ilkesidir.
Mü’min dini Allah’a has kılarak kul olma bilincini kuşanır. Dine herhangi bir ekleme veya çıkarma yapmayı aklından bile geçirmez. O, dini kendine uyduran değil kendini dine uydurandır. Hiçbir sebep dine karşı lakayt davranmasına yol açmaz, açamaz. Bu da ibadet ilkesidir.
Mü’min in bireysel ve toplumsal hayattaki yansıması ibadet kavramıyla görünürlük kazanır. İbadetse, hayatın bütününün Kur’an’dan beslenerek şekillenmesidir. İbadetler mü’min kişiliği eğitme yollarıdır. O taşıdığı ibadet bilinciyle her daim diri kalmayı başarır çünkü bütün ibadetler onun Allah’la iletişimini sağlar. Ayrıca ibadetler toplum hayatında mü’minlere bir kimlik ve kişilik kazandırır.
Mü’minler hem bireysel hem de toplumsal hayatlarını iman esaslarına göre şekillendirirler. Kısaca bu iman esaslarına değinmek istiyorum:
Allah, imanın temel esaslarını 2/285. ayetinde şöyle bildiriyor:
Bakara Suresi 285:
2.285 – Elçi ve o’nunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından o’na indirilene inanırlar: Hepsi, Allah‘a, meleklerine, vahiylerine ve elçilerine inanırlar; O’nun elçilerinden hiç biri arasında ayrım yapmazlar ve: “İşittik ve itaat ettik. Bize mağfiret et ey Rabbimiz, zira bütün yolculukların varış yeri Sensin!” derler. (İman esaslarından sonra ayetin Dua ile tamamlanması bizlere tevazuyu öğretiyor. İmanı nasip ettiği için şükretmeyi öğretiyor.)
Bakara Suresi 2-4:
2.4 – Ve onlar (ey peygamber), sana indirilene de senden önce indirilmiş olana da iman ederler, öteki dünyanın varlığından bütün kalpleriyle emindirler.
İMANIN TEMEL ESASLARI:
Biraz önce zikrettiğim ayet meallerinde bir insanın mü’min kimliği kazanabilmesi için Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve nebilere/resullere iman etmek zorunluluğu vardır. Bunlardan birini inkar eden küfre girer.
Özelde ülkemizde, genelde ise kendini İslam dairesinde gören coğrafyalarda imanın bu temel esaslarına iman edildiğinin söylendiği görülür. Bu hususlarda pek sorun görünmemektedir. Esas sorun imanın gereklerine uygun bir hayatın yaşanıp yaşanmamasıdır. Karşımıza çıkan sorunlarda sorunun çözümü için Kur’an’ın referans alınıp alınmamasıdır. Asıl sorun Kendini iman dairesinde görenlerin Kur’an’a ve onu pratize eden Peygambere yaklaşım sorunudur.
Bu ayette Allah, imanın esaslarını ortaya koyuyor. Allah’a iman, O’nun iman etmemizi emrettiği her şeye iman etmemizi zorunlu kılar. Burada önemli bir husus daha var ki, o da ilk iman edenin Elçi olması. Mü’minler iman konusunda da elçiyi model/örnek almak zorundadırlar.
İman zihni/akli ve kalbi bir eylem olmakla birlikte pratik hayatta amelle ispat gerektiren bir eylemdir. Amel(eylem) imanın somutlaşmış halidir. Ele alacağımız ayetler bu hakikatı bütün gerçekliğiyle ortaya koymaktadır.
Asr Suresi 1-3:
103.2 – (1-3) Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi (salih) ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
İslam, bireysel ve toplumsal hayatta birebir karşılığı olan emirler va’z ediyor. Onun hiçbir emri hayattan soyutlanmış emirler değildir. Mü’min de bu hayattan soyutlanmış bir biçimde kesinlikle yaşayamaz. Mü’minin model kişi oluşu inancını hayatta dosdoğru yaşıyor olmasıyla kendini gösterir. Kur’an’ın hüküm içeren ayetleri bireysel toplumsal hayatta tamamen karşılığı olan ayetlerdir. Vahyin yetiştirdiği model insan tipi olan mü’minler bireysel ve toplumsal hayatlarını iman- amel(eylem) dengesi üzerine kurarlar.
Örnek Ayetler:
Nahl Suresi 90:
16.90 –Şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık yapmayı ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
Ankebut 45:
29.45 –(ey Muhammed!) Kitaptan vahyolunanı oku, namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.
Şimdi Allah’ın Kur’an’da bu model insan tipini yani mü’minleri nasıl vasıflandırdığına bakalım. Mü’min kendi özelliklerini bilmeli ki, hayatına nasıl yön ve şekil vereceğini bilebilsin. Mü’minlerin özelliklerinin anlatıldığı çok sayıda ayet bulunduğundan biz sadece bazı ayetleri paylaşmaya çalışacağız.
Mü’minun Suresi 1-11:
23.1 – Kesin olan şudur ki, inananlar kurtuluşa erişeceklerdir:
(Bu bir sonuçtur. Allah mü’minleri müjdeleyerek başlıyor sözlerine. Sonuçlar sebeplere göre belirir. Neler bu sebepler
23.2 – onlar ki, salatlarında (alçak gönüllü bir) duyarlılık içindedirler;
23.3 – onlar ki, boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler;
23.4 – arınmak için yapılması gerekeni yaparlar;
23.5 – Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
23.8 – ve onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler,
23.9 – salatlarını (tüm dünyevi kaygılardan) uzak tutarlar.
23.10 – İşte varis olacak olanlar böyleleridir:
23.11 – Cennete varis olacak ve orada sonsuza kadar kalacak olanlar.
Ali İmran Suresi 110:
3.110 – Siz, insanlığ (ın iyiliği) için çıkarılmış hayırlı bir topluluksunuz; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız…
Enfal Suresi 3-4:
8.3 – Onlar ki, namazlarında devamlı ve kararlıdırlar; kendilerine rızık olarak bahşettiğimiz şeylerden başkalarının yararına harcarlar:
8.4 – İşte böyleleridir, gerçekten inanmış olanlar! Rablerinin katında büyük onur, bağışlanma ve çok değerli bir rızık olacaktır onların payı.
Bakara Suresi 3-5:
2.3 – Onlar ki, insan idrakini aşa(n olguların varlığı)na inanırlar ve namazlarında dikkatli ve devamlıdırlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için harcarlar,
2.4 – Ve onlar (ey peygamber), sana indirilene de senden önce indirilmiş olana da iman ederler, öteki dünyanın varlığından bütün kalpleriyle emindirler.
2.5 – İşte Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenler onlardır, mutluluğa erişecek olanlarda!
Yunus Suresi 62-64:
10.62 – Unutmayın ki, Allah’a yakın olanların korkmaları için bir sebep yoktur; onlar acı ve üzüntü çekmeyecekler.
10.63 – Onlar, imana erişip Allah’a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan kimselerdir.
10.64 – Onlar için hem bu dünya hayatında hem de sonraki hayatta müjdeler var. Ve Allah’ın vaadlerinde asla bir değişme olmayacak (olduğuna göre), işte budur en büyük zafer, en büyük başarı!
Furkan Suresi 63:
25.63 – Rahman’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde tevazu ve vekar içinde yürürler ve ne zaman kötü niyetli, dar kafalı kimseler kendilerine laf atacak olsa, (sadece) selam! Derler.
Furkan Suresi 67-69:
25.67 – Ve onlar ki, başkaları için harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu (bilirler).
Fussilet Suresi 33:
41.33 – (İnsanları) Allah’a çağıran, doğru ve adil olanı yapan ve “Şüphesiz ben Allah’a teslim olanlardanım!” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
Allah iman edenler için yaşanabilir hayat tarzı olarak İslam’ı seçmiştir. Dolayısıyla İslam’ı tercih etmiş ve Mü’min-Müslim adını almış kişi Allah’ın da hoşnut olduğu kişidir.
Kur’an mü’min insan tipinin taşıması gereken özellikleri belirlerken taşımaması gereken özellikleri de belirleyerek mü’minlerin müşrik, kâfir ve münafıklardan farkını ortaya koymuştur. Bir mü’minin taşımaması gereken özelliklerden bazılarını paylaşmak istiyorum:
Bir mü’min şirke düşürecek bir anlayış ve davranış içerisine giremez.
Allah’ın düşmanlarını dost edinemez.
Yalan söylemez, aldatmaz; hele de Allah’la hiç aldatmaz.
Faizle yaşayamaz.
Fitne çıkaramaz.
Kumarla hayat sürdüremez.
Zan ve şüpheyle hareket edemez.
Uzun emellere kapılamaz.
Gaflet içinde bulunamaz.
Heva ve hevesini / nefsini ilahlaştıramaz.
Asla haset etmez.
Gıybet ( dedikodu ) edemez.
Gösteriş yapmaz.
Bildikleriyle övünmez.
İftira atmaz.
Hurafelere inanmaz.
Ön yargılı ve hissi davranmaz.
Kesinlikle de gerçeği/hakikati gizlemez/gizleyemez.
Konuyu özetleyecek olursak;
·         Gerçek mü’min olmak, kullara kulluğu reddedip sadece Allah’a kul olmanın adıdır. O, hayatı Allah’ın adıyla okur, anlar ve yaşar.
·         Mü’min iman ederek en güvenli limana demir atmış kimsedir.
·         Mü’min hayatın bütünü içerisinde ahenk sağlayabilme kapasitesine sahip kişidir
·         Mü’min ilkelerini bireysel menfaatlerinin üzerine koyabilen insandır. O, zamana göre şekillenmez, zamanı ilkelerine göre şekillendirir.
·         Mü’min kendi zamanının tanığıdır ve hayatın bütün alanlarına duyarlılık gösteren insandır.
·         Mü’min her zaman teyakkuz halindedir. Gündemin ve olayların aldatıcı cazibesine kanmaz; gündemin ve olayların arka planını anlamaya çalışır.
·         Mü’min söyledikleriyle yaptıkları çelişmeyen insandır. O yapmadığını söylemez, söylediğini ise mutlaka yapar.
·         Mü’min sorun üreten değil, sorunların çözümüne kafa yoran / çözümün tarafı olandır.
·         Mü’min, asrın en büyük hastalığı olan dünyevileşme hastalığından kendini koruma mücadelesi veren insandır.
·         Mü’min imanın zehri olan şirkin her türlüsüne hayatında zerre kadar yer vermeyendir. Çünkü şirk imanı yok eden güçlü bir virüstür.
·         Mü’min her daim kul olduğunun bilincindedir ve günlük yaşamını bu bilinç ekseninde tamamlar.
·         İnsan yapıp ettikleriyle ölçülür / tartılır. Mü’min kişi yapıp ettiklerinde tutarlılık gösteren insandır.
·         Mü’min dik duruşludur, olaylara göre yer ve yön değiştirmez; çünkü o rüzgârın önündeki bir yaprak değildir.
·         Mü’min çalışma hayatında örnek kişilik sergileyendir. Yaptığı işi doğru dürüst yapıp yapmaması mü’minin düşünsel kimliğini ve kişiliğini ele verir.
·         Mü’min hayatının temeline Allah’ı razı etme ilkesini koyan insandır. Bu sebeple dini Allah’a has kılmak onun esas ilkesidir.
·         Mü’min dini yaşarken dünyevi sorumluluklarını ihmal edemez; münzevi bir hayat da yaşamaz.
·         Mü’min, akleden, düşünen, öğrenen, sorgulayan ve nihayetinde karar veren, bu karara göre davranandır.
·         Mü’minler dünya hayatını ahiret bilinci ile yaşar ve eylemlerini ahiret gününü dikkate alarak gerçekleştirir.
·         Mü’minler hakikati asla dünyevi bir kazanıma feda etmez, dilini ve kalbini eğip bükmez.
·         Mü’mince bir kişilik; kendini bireysel, ailevi ve toplumsal hayatta gösterir.
Paylaştığımız Kur’an ayetleri ve Resulün örnekliği bir mü’minin sahip olması gereken özellikleri açıkça ortaya koymaktadır. Biz mü’minlere ve mü’min olduğunu iddia edenlere düşen en temel sorumluluk Kur’an’ın belirlediği model ölçülere uygun bir hayatı yaşamak ve böyle bir hayatın yaşanmasının mücadelesini vermektir. Çünkü Allah Resulü kendi şahsında bu modelliği ortaya koydu ve buna uygun model mü’min şahsiyetler yetiştirdi. Biz mü’minlere de düşen görev aynı bilinç ve sorumlulukla bu görevi yerine getirmektir. Kurtuluşumuzun buradan geçtiğine bütün kalbimle inanıyorum.
 
İktibas Dergisi Nisan 2016/448 sayı/İsmail Kahveci


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
İslam yolunun, kralları değil kuralları vardır25 Eylül 2017
BİR TARTIŞMANIN SÖYLEM ÇÖZÜMLEMESİ VE KADİM SORU: TARTIŞMAYI KİM KAZANDI? 12 Ağustos 2017
Haccı Protesto Etmek; Allah'ı Protesto Etmektir!24 Haziran 2017
Yetkililerini Rabb edinenler14 Mart 2017
Kur'an'ı anlamanın yolu, onun hükümlerini yaşamaktan geçer13 Mart 2017
"Kutlu doğum" ne zaman?08 Ocak 2017
Yetkililerini Rabb edinenler08 Ocak 2017
Nazar Boncukları (Günümüzün Putları)05 Aralık 2016
Kur’an da Selamlaşma04 Aralık 2016
Türbe Ziyaretleri ve İsteklerin Yerine Gelmesi…03 Aralık 2016
İlah(lar)ımız…02 Aralık 2016
Boş, Lüzumsuz, Anlamsız Sözlerden Yüz Çevirmek…01 Aralık 2016
Türbeperestler…30 Kasım 2016
Farkında Olmadan Şeytanı Dost Edinmek…29 Kasım 2016
Sünneti Doğru Anlamak28 Kasım 2016
İNANDIK, BİTTİ Mİ?28 Kasım 2016
İlahî Kelam O’nu (s.a.v) Anlatıyor21 Kasım 2016
Allah’a Dini Öğretmek mi; Dini Allah’tan Öğrenmek mi?20 Kasım 2016
Muhteşem Bir Ahlak19 Kasım 2016
Ahlak kahramanları03 Kasım 2016
Dini, Hurâfeler Yığını Haline Getirmek, Yozlaştırmak; Tahrif Çabasıdır18 Kasım 2016
Taklit ve Taklitçilik17 Kasım 2016
Bid’at; Anlam ve Mâhiyeti16 Kasım 2016
Çeşitli Hurâfe ve Bâtıl İnanışlara Örnekler15 Kasım 2016
Muska ve Muskacılık14 Kasım 2016
Bazı Yanlış Kabuller13 Kasım 2016
Gaybdan Haber Vermeye Bağlı Hurâfeler12 Kasım 2016
Günlerle İlgili Hurâfeler11 Kasım 2016
Ölüler ve Kabirlerle/Türbelerle İlgili Hurâfeler10 Kasım 2016
Hurâfe-Atalar Dini İlişkisi09 Kasım 2016
Hurâfe; Anlam ve Mâhiyeti08 Kasım 2016
Atalar Kültü07 Kasım 2016
Atalar Kültü; Sosyal Çevre ve Geleneğin Putlaştırılması06 Kasım 2016
Kur'ân-ı Kerim'de Atalar Yolu İle İlgili Âyetler05 Kasım 2016
Atalar Yolu, Her Dönemdeki Câhiliyyenin Temel Dinidir04 Kasım 2016
Atalar Yolu; Anlam ve Mâhiyeti03 Kasım 2016
Yozlaştırılan Din21 Ekim 2016
Hakkın Dini Ile Halkın Dini.....20 Ekim 2016
Allah’ın Dini Mi, Toplumun Dini Mi?19 Ekim 2016
Heykel Karşısında Saygı Duruşu Ve Atalar Dini18 Ekim 2016
Şamanizm'den gelen Türk adetleri17 Ekim 2016
ÖLMÜŞ İNSANLARDAN YARDIM İSTENİR Mİ?13 Ekim 2016
Cennet Satan Şeyhler ve Papazlar12 Ekim 2016
PEYGAMBERİMİZİ DOĞRU ANLAMAK12 Ekim 2016
EYVAH KEŞKE FALANI DOST EDİNMESEYDİM!11 Ekim 2016
KURAN NASIL TERK EDİLİR?10 Ekim 2016
KURAN ALFABESİ Mİ, AHLAKI MI?09 Ekim 2016
TASAVVUFUN İSLAM’A VERDİĞİ ZARARLAR NELERDİR?08 Ekim 2016
TASAVVUF KİTAPLARINDAKİ UYDURMA HADİSLER07 Ekim 2016
ŞEYH MURİDİ KURTARABİLİR Mİ?06 Ekim 2016
TASAVVUF BU MUDUR?05 Ekim 2016
SÜNNETİ DOĞRU ANLAMAK04 Ekim 2016
HIRKA-İ ŞERİF HURAFESİ03 Ekim 2016
CEVŞEN HURAFESİ02 Ekim 2016
FİLANIN YÜZÜ-SUYU HÜRMETİNE DİYE DUA EDİLİR Mİ?01 Ekim 2016
TÖVBE ALMA VE GÜNAH ÇIKARMAK00 0000
SALAVAT KAMPANYALARI DÜZENLEMEK DOĞRU MU?30 Eylül 2016
KIL TAPINMACILIĞI29 Eylül 2016
CÂMİLERDEKİ BİD’ATLER VE CÂMİLERİN YENİDEN İHYÂYA İHTİYACI28 Eylül 2016
AĞAÇ TAŞ VB. ŞEYLERDEN MEDET UMMAK!27 Eylül 2016
TÜRBE ZİYARETLERİ VE İSTEKLERİN YERİNE GELMESİ!27 Eylül 2016
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS26 Eylül 2016
BİD’AT, HURAFE ve XURAFELER26 Eylül 2016
HZ. MUHAMMED VE KUR’AN YERİNE MEVLÂNÂ VE MESNEVÎ19 Eylül 2016
Yusuf Kaplan’dan ‘Kemalist tehlike’ uyarısı: 15 Temmuz’un 2. ve 3. dalgaları geliyor!19 Eylül 2016
TEKKELİ DARBENİN TEOLOJİK-SİYASİ ZİHİN KODLARI23 Ağustos 2016
Cumhuriyet Aydını/Yarım Porsiyon Aydınlık ve Millî İrade23 Ağustos 2016
MEVLÂNÂ’NIN ALLAH DOSTU BİR EVLİYÂ ZANNEDİLMESİ18 Ağustos 2016
Darbe Bildirisinin İdeolojik Dayanağı Atatürkçülük18 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN AYKIRI GÖRÜŞLERİ16 Ağustos 2016
Laik Eğitim Olsaymış Darbe Olmazmış!16 Ağustos 2016
HANGİ MEVLANA, GERÇEK MEVLANA?15 Ağustos 2016
Türkiye’de Din Profesyonel Meczupların Elinde12 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN GERÇEK YÜZÜ!12 Ağustos 2016
Ve-l Cematten “The Cemaate” Fetullah Gülen Hareketi12 Ağustos 2016
MEHDİ İNANCININ İSLAM’DA OLMADIĞINA DAİR BİLGİLER11 Ağustos 2016
BİR SÖMÜRÜ NESNESİ OLARAK: MEHDİ VE HZ. İSA KONUSU11 Ağustos 2016
ALLAH TARAFINDAN YAZDIRILDIĞI İDDİA EDİLEN KİTAPLAR!11 Ağustos 2016
Emin Güneş: Artık Bu ülkede Allah'tan başkasının adı yüceltilmemeli, Allah'tan başka büyükler tanınmamalıdır08 Ağustos 2016
Demokrasi dininin vurgusu giderek pekişiyor; Laik, batıcı, Kemalist, ırkçı bir yapı...'08 Ağustos 2016
Siz de uyanın: Kürtler, Aleviler, solcular, tarikatlar...05 Ağustos 2016
Sadece FETÖ'cü Değil, Kemalist Darbecilere de Karşı Çıkmalıyız!02 Ağustos 2016
Neden Batı İslam Dünyasında Darbelere Sempati Duyuyor?02 Ağustos 2016
“Dünya, Halep'e Kör ve Sağır"02 Ağustos 2016
Yusuf Kaplan: Fosilleşmiş, kaskatı, militan bir laiklik ve Kemalizm ideolojisi pompalanıyor01 Ağustos 2016
GENÇLER!! Hangi Fethullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?29 Temmuz 2016
KUR'AN'IN HAYATI DİZAYN ETMESİ13 Temmuz 2016
HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK12 Temmuz 2016
DUANIZ OLMASA12 Temmuz 2016
Kemalist Devrimlerin Maksadı Halkı İslam’dan Koparmaktı11 Temmuz 2016
Namaz kanserden koruyor11 Temmuz 2016
İslam'a en büyük zararı onlar verdi11 Temmuz 2016
Sabetayistler rahatsız, İHH'yı hedefe koyacaklar30 Haziran 2016
Genel Özellikleri ile Ramazan-ı Şerif24 Haziran 2016
Hem Müslüman hem "Tüketim çılgını"(!) 23 Haziran 2016
İhsan Süreyya Sırma: Gençler, Barcelona futbol takımını tanıdığı kadar peygamberini ve onun sahabesini tanımıyor23 Haziran 2016
İslami Şahsiyetin,Etkisizleştirilen Yapıtaşları22 Haziran 2016
RAMAZAN ve MÜSLÜMANLAR…22 Haziran 2016
Dine Karşı Din ve İslam’ın Tahrifi21 Haziran 2016
Ramazan'ın Festivalleştirilmesine Karşı Çıkalım14 Haziran 2016
Dava ve Müslümanların Parayla İmtihanı14 Haziran 2016
Akif Emre: Siyonistlerin yeni haritası Kudüs'ün Yahudileştirilmesi stratejisinin artık resmi olarak ilanıdır14 Haziran 2016
RAMAZAN AYINI KUR'ANİ BİR İNKILABIN BAŞLANGICI KILMALIYIZ10 Haziran 2016
RAMAZAN AYI VE BİR FARKINDALIĞI ŞAHİTLİĞE DÖNÜŞTÜRME ZORUNLULUĞUMUZ10 Haziran 2016
Her Eylem, Bir İbadettir -Bilincini Kuşanmak-10 Haziran 2016
Peygamberimiz ve Gençlik…08 Haziran 2016
Ramazan İbadeti08 Haziran 2016
Ramazanda Bunları Tekrar Hatırlayalım08 Haziran 2016
Ramazan yıllık manevi bakım mevsimdir08 Haziran 2016
Kurşun Yemek Orucu Bozar mı?08 Haziran 2016
Ramazan Niçin Zam Ayı Oldu?06 Haziran 2016
Modern Kadınına Ağır Gelen Rabbani Ölçü: Kocaya İtaat02 Haziran 2016
'Tesettür bir kimliğin dışa vurumudur'02 Haziran 2016
'14 senelik Ak Parti iktidarında ‘Atatürkçülük’ söyleminin azalması umulurdu; ancak bu işin önde gideni oldular!'02 Haziran 2016
TÜRKİYE’DE ATALAR DİNİ (Müslümanlık)27 Mayıs 2016
Ramazanla İmar Olmak24 Mayıs 2016
KÜFRÜN İSLAM'A KARŞI BİRLİĞİ24 Mayıs 2016
DEFİLETÜ’L TİCARET CİNAYETÜ’L TESETTÜR23 Mayıs 2016
19 Mayıs Bayramı”nın Hikâyesi ve Bitmeyen Faşizm20 Mayıs 2016
Çıplaklık18 Mayıs 2016
"Emperyalizm Müslümanları birbirine düşürdü; Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın korunması bir başına Filistinlilere bırakıldı"18 Mayıs 2016
Şenlikoğlu: Renklerde İslam bir renk sınırı getirmemiştir 17 Mayıs 2016
Haksal’dan ‘İsrail’le ortaklık’ yazısı: İran’ı, Hamas’ı, Hizbullah’ı bitiririz, İHH da kuzu kuzu oturur sesini çıkar(a)maz!13 Mayıs 2016
KADİM ŞİRK FELSEFESİ: TASAVVUF10 Mayıs 2016
''Ergenekon yoktu(r)' demek 28 Şubat süreci yaşanmadı-yalandı demekle eş anlamlı olmaz mı?'06 Mayıs 2016
'Türkiye’nin Onayı ile İsrail NATO’da'06 Mayıs 2016
Dersim katliamı emrini Mustafa Kemal mi verdi?06 Mayıs 2016
"Müslüman mıyız, Ehl-i Sünnet mi?"02 Mayıs 2016
'28 Şubat döneminde tutuklanan, zindanlardaki Müslümanları unutmak Gayretullah’a dokunur'02 Mayıs 2016
Laiklik, “tasma”! Özgürlükse, ayartıcı maskesi!29 Nisan 2016
'Resmi bayramlarda eşli danslarla, açık saçık kıyafetlerle çocuklara ahlaksızlık aşılanıyor'29 Nisan 2016
Ali Haydar Haksal: Sanırım ‘paralel’den sonra sıra, çıkar furyasına kapılmayan, derdi ve ideolojisi olan İslamcılarda!28 Nisan 2016
Laiklik: Tartışmak Yasak Benimsemek Mecburi28 Nisan 2016
Peygamberimizin İdrarı Değil İdrakı Şifadır27 Nisan 2016
Müslüman ve laiklik bir arada olur mu? 27 Nisan 2016
İTAAT VE İSYAN YOLUYLA DÜŞÜLEN ŞİRK26 Nisan 2016
“Kutlu Doğum“ Vesilesiyle Peygamberimiz Anlatılacaksa Bu Pasta Kesilerek Değil, Putları Kaldırarak Olmalıdır'25 Nisan 2016
Böyle Buyurdu Kutsal Devlet:Peygamber Kutlaması Bitti,Yerine Atatürk Versek25 Nisan 2016
Ergenekon Çuvalı: Herkes İçeri, Herkes Dışarı!22 Nisan 2016
Akif Emre: Dünya sistemine entegre olmaya razı olanların ahlak ve toplumsal çözülmeden şikâyet etmeye hakları olamaz22 Nisan 2016
Şehadeti'nin 20. Yıl dönümünde Cevher Dudayev'i Rahmetle Anıyoruz..22 Nisan 2016
23 NİSAN HÜZÜN DOLUYOR İNSAN21 Nisan 2016
'Müslümanlar asli bilgilerinden beslenmek yerine, kendilerine empoze edilene itibar ediyorlar'21 Nisan 2016
"Dün ‘Kâbe işgal altında’ diyenler bugün Türkiye ve Suud’un birlikte İslam dünyasını birleştireceğinden söz ediyor"21 Nisan 2016
Cuma Namazı ve Allah’ı Kandırmaya Çalışmak ?22 Nisan 2016
Mü’min’lerin Kur’an da geçen 15 özelliği21 Nisan 2016
Kur’an Müslümanların Hayatlarının Neresinde ?20 Nisan 2016
GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TİPLERİ20 Nisan 2016
YALANLARIMIZ/ALDANIŞIMIZ19 Nisan 2016
Malı Temizleyen ve artıran ibadet ZEKÂT!19 Nisan 2016
Peygambersiz Din Olur Mu?19 Nisan 2016
NEREDESİN VE NEREYE GİDİYORSUN EY MÜSLÜMAN?18 Nisan 2016
SİZİN DİNİNİZ SİZE, BENİM DİNİM BANA15 Nisan 2016
İslam Ordusu uyduruk bir örgüt15 Nisan 2016
Peygamberimizin Kıyafeti mi Karakteri mi?15 Nisan 2016
Halimize bakılırsa önce Vahyin doğumunu kutlamak gerekmez mi?14 Nisan 2016
Bir Oryantalist Daha!!08 Nisan 2016
"Çocukların genetiğiyle oynanıyor" 06 Nisan 2016
Birikim ekseninden adil bölüşüme 05 Nisan 2016
Abdurrahman Arslan: 30 sene önce Müslümanlar siyasal, sosyal ve dini olanı ayrıştırmazdı, şimdi ayrıştırıyorlar05 Nisan 2016
Akın: Diplomanın bu denli kutsandığı bir dönemde, gençlerin Sezai Karakoç, Cemil Meriç gibi isimleri bilmeleri ne mümkün!05 Nisan 2016
Faruk Beşer: Moda ve gösteriş tarzındaki tesettür modernliğin ve dünyevileşmenin bir tezahürüdür01 Nisan 2016
Televizyonlar üzerinden nesil İslam'dan uzaklaştırılıyor29 Mart 2016
Alpat: Tesettür örtüden ibaret değildir25 Mart 2016
Allah Rasulünü Nasıl Sevmeliyiz?23 Mart 2016
Hz.Peygamber’in (sas) Yahudilerle Mücadelesi21 Mart 2016
Yusuf Kaplan: Türkiye'de genç kuşakların İslâm'la ilişkisi sıfırlanmak üzere!21 Mart 2016
Kemalist Mitolojinin Çanakkale’yi İstilası21 Mart 2016
Hz. Peygamber'in Davasında Ashabın Misyonu18 Mart 2016
'Kürtler için izzet İslam'dadır'18 Mart 2016
Kudüs el birliğiyle alınır18 Mart 2016
İslamı Hayata Taşımada Peygamber Örnekliği17 Mart 2016
O’NU TANIYOR MUYUZ?04 Mart 2016
İSLAMI HAYATA TAŞIMADA PEYGAMBER ÖRNEKLİĞİ04 Mart 2016
FAİZDEN UZAK DURUN!02 Mart 2016
'Cezaevlerinde Kardeşlerimiz Var'01 Mart 2016
Culani: “Bu, Allah ve Resulü’nün Bize Vaadidir!” 01 Mart 2016
YALANI HAYATIMIZDAN ÇIKARMAYA NE DERSİNİZ?29 Şubat 2016
DÜNYA HAYATI BİR İMTİHAN YERİDİR!26 Şubat 2016
'Müslüman laik olmaz, olmak zorunda bırakılamaz'23 Şubat 2016
Ümmeti Kuşatan Fitne Ateşine Düşmeyelim!16 Şubat 2016
Hayatını imanına şahit kılan bir şehid: Hasan el Benna... 15 Şubat 2016
Bayır Bucak bir Kobani olamadı14 Şubat 2016
Obama’nın Temsilcisinin Ardından Gülen Medyası da Kobani’de!08 Şubat 2016
Kur’ân’ın Anlattığı Peygamber05 Şubat 2016
Peygamberimizi Sevmek04 Şubat 2016
CENNET İKRAMI03 Şubat 2016
NAMAZ KILMAMAK - BİR KÖTÜLÜK DEĞİL, BİN KÖTÜLÜKTÜR !02 Şubat 2016
NAMAZA KOŞMAK01 Şubat 2016
SAHABE'NİN NAMAZI29 Ocak 2016
İman Sıdk, Küfür Yalandır!29 Ocak 2016
Flash İddia!! Gaffar Okan’ın ‘İşkence’ Mağdurları Anlatıyor29 Ocak 2016
NAMAZ KILMAYI SEVİYOR MUYUZ?28 Ocak 2016
'İslamofobiyi üretenler ikinci aşamaya geçmek istiyor' 28 Ocak 2016
ANNE - BABA VE NAMAZ26 Ocak 2016
PKK itirafçısı: Örgütün birinci misyonu İslam'ı yok etmek26 Ocak 2016
NAMAZ İÇİN AĞLANIR MI?25 Ocak 2016
Nusra 'Terör Örgütü' mü?25 Ocak 2016
NAMAZ ANNE KUCAĞIDIR22 Ocak 2016
NAMAZ BİR TEVHİD EYLEMİDİR21 Ocak 2016
Şenlikoğlu: Kadını pavyon kadınına dönüştürüyorlar 21 Ocak 2016
Başörtülüler "Hem örtülüyüm hem modernim" imajı oluşturmaya çalışıyor11 Ocak 2016
Bir tarafta gökdelenlerin yükseldiği, diğer tarafta açlığın olduğu bir sistemin ebediyen sürmesi mümkün değil11 Ocak 2016
"Laikçiler Atakta"11 Ocak 2016
Mezhep ateşinin fitilini Rand Corporation yaktı07 Ocak 2016
Silah satmak için mezhep savaşı!06 Ocak 2016
Mezhep Çatışması Filmini Daha Önce Görmedik mi?06 Ocak 2016
Özyönetim Değil, Kürt Halkına Boyun Eğdirmek İstiyorlar28 Aralık 2015
Islahatçı Bir Kur'an Şairi Olarak Mehmet Akif Ersoy28 Aralık 2015
'Mehmet Akif'e Müslüman olduğu için değer vermediler'28 Aralık 2015
"ODTÜ Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği"27 Aralık 2015
"Ümmet Şuuru Nerede Kaldı?"27 Aralık 2015
Menemen’in Yalan Tarihi ve Şeyh Esad Erbili24 Aralık 2015
Selvi: PKK'ya verilen yeni görev...21 Aralık 2015
Esed'e Razı, İsrail'e Mecbur Edebilirler mi?21 Aralık 2015
"Rusya'nın Selameti, Putin'in Zaferi İçin Okunan Hutbeler"14 Aralık 2015
Ey 'Hendeklerden ve Barikatlardan Bildiren' Adam!04 Aralık 2015
PKK Artık Deşifre Olmuştur…03 Aralık 2015
HDP Pişkinliği ya da Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?01 Aralık 2015
Ulustan Ümmet’e Yürüyebilmek…25 Kasım 2015
KÜRESEL TERÖRÜN (KAFİRLERİN) HEDEF ALDIĞI DİN: İSLAM 24 Kasım 2015
“HAYATI” KUR’AN’LA ŞEKİLLENDİRMEK Mİ? MUHAFAZAKARLIK’ MI? 30 Kasım 2015
“VAHYİN LİDER’LİĞİNE MUHTACIZ”29 Kasım 2015
RABBİMİZİN LAYIK GÖRDÜĞÜ İLE ANILMAK28 Kasım 2015
“SAĞLAM DİN, LAÇKALAŞMIŞ DİN(Lİ)DARLAR”!27 Kasım 2015
“ŞEHADET/ŞEHİDLİK RAST GELE BİR KAVRAM DEĞİLDİR.”26 Kasım 2015
MODERN ÇAĞLARIN ŞİRKİ25 Kasım 2015
KULLUK MU İDEOLOJİ Mİ?24 Kasım 2015
Bir Mühendislik Projesi Olarak Gülenizm24 Kasım 2015
"Dini İbni Arabi ya da Mevlana Üzerinden Öğrenmek"23 Kasım 2015
Atatürk Kur'an'la ve Peygamberle nasıl alay etti! (Belge)11 Kasım 2015
Kur’an’da “Muhacirler” Lafzı05 Kasım 2015
Irkçılık kanserinin ilacı Malcolm X'in mektubunda05 Kasım 2015
KUR’AN VE TOPLUM ARASINDAKİ DUVARLAR !20 Kasım 2015
İNSANLARDA İLGİ ÇEKME HASTALIĞININ NEDENİ…19 Kasım 2015
İNANÇ SÖMÜRÜSÜNDE SON NOKTA…18 Kasım 2015
GENÇLERE TAVSİYELER17 Kasım 2015
TİŞÖRT YAZILARI ve KÜLTÜR YOZLAŞMASI16 Kasım 2015
MODERN MÜSLÜMAN KADIN15 Kasım 2015
MÜSLÜMAN, PARA ve İKTİDAR14 Kasım 2015
BAŞÖRTÜSÜNÜN DESENLERİ: HİCAP, TEVAZÜ ve RIZA13 Kasım 2015
DİN PAZARINDA “TESBİHAT”12 Kasım 2015
SAHİ! BU DİN KİMİN?11 Kasım 2015
SOSYAL MEDYA KÖLELİĞİ10 Kasım 2015
İNSANLARI DÜŞÜNMEYE DAVET EDEN AYETLER09 Kasım 2015
MODA VE KOZMETİĞİN İĞRENÇ YÜZÜ!08 Kasım 2015
HANIMLAR İNTERNETTEKİ RESİMLERİNİZ KÖTÜYE KULLANILIYOR07 Kasım 2015
SALAVAT DİLENCİLERİ06 Kasım 2015
ÇOCUĞUNUZUN RESMİNİ İNTERNETE KOYMAYIN05 Kasım 2015
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS04 Kasım 2015

En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
CH