Ana Sayfa > YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ

Halimize bakılırsa önce Vahyin doğumunu kutlamak gerekmez mi?
14 Nisan 2016
Hz Muhammed, bütün insanlara gönderilmiş bir elçi... Her şeyden öte bir insan olarak Hz Muhammed'in ahlakı, güzel örnekliği ve O'nu çağımıza taşımanın gerekliliği bugün Müslümanlar için hayati önem taşıyor. O'nun Kur'an tarafından övülen ahlakı, bugünün Müslümanlarının bütün ahlaki sorunlarının tek çözümü...
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Prof. İbrahim Sarmış, Kur'an'ın anlattığı Peygamberi, kültürel din algısının O'nun nasıl yanlış anlattığını ve O'nun ahlakının nasıl çağımıza taşınabileceğini hilalhaber'e anlattı...

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in hayatının anlatıldığı bir çok kitapta bu kadar çok abartı ve tahrif olmasının sebebi nedir ?


EN İDEAL MODEL: HZ MUHAMMED

Hz. Muhammed, iki büyük imparatorluk arasında paylaşılan bir coğrafyada, tahrif edilmiş iki büyük dinî söylemin yanıbaşında doğdu ve burada risalet görevini yaptı. Peygamberliğinin örnekliği ve fonksiyonu ilk dönemlerde âyetlerin rehberliğinde anlaşılırken, tarihî süreç içinde ona duyulan sevginin abartılması sonucunda üretilmiş bir takım beşerî değerler devreye girmeye ve hakkında farklı tartışmalar yapılmaya başlandı.

Risaletin daha geniş coğrafyaya yayılmasıyla birlikte, peygambere atfedilen vasıfların ekseriyeti İsrailiyyat ve Mesihiyyat kültünün tezahürü oldu. Bu sürecin hemen akabinde Hind ve Yunan tecrübesiyle yüzleşen müslümanların düşüncelerine sirayet eden panteist ve paganist söylemler de bu algının tahrif olmasını hızlandırdı, insanların tasavvurunda -hayatın dışında kalan- yeni bir model oluştu. Oysa Peygamberimiz aracılığıyla tebliğ edilen vahyi en iyi anlayan, Kur'an'ın hayata tatbik edilmesinin en ideal modeli Hz. Muhammed idi. 
 
Kutlu doğum düzenlenmesi doğru mu? Yapılan programlar da Peygamberimizin hangi yönleri anlatılmalı sizce? 

VAHYİN BÜTÜN ÖĞRETİLERİNİN MEYVESİ AHLAKTIR
 
Hz.Muhammed’i insanlara daha çok tanıtmak için kutlu doğum programlarının düzenlenmesi şüphesiz güzel bir şey. Ancak bu kutlama törenlerinde ve bu münasebetle yazılan yazılarda Hz.Muhammed‘in mesela yöneticiliği, kahramanlığı, zulme ve adaletsizliğe başkaldırması, sosyal adaleti gerçekleştirmek için mücadelesi, inancı ve değerleri uğruna gerektiğinde her şeyi feda etmesi, hatta bir beşer olarak hataları veya vahyin ona yaptığı uyarıları genelde gündeme gelmezken, genelde hoşgörüsü, bağışlayıcılığı, cömertliği, şefkat ve merhameti, sevmesi, ikramı ve misafir perverliği gibi sadece ahlaki boyutun bazı yönlerinin öne çıkarıldığını görüyoruz. Şüphesiz vahyin amacı ve hedefi bireylerin inancı, ibadeti, siyasal ve hukuksal ilişkileri düzenlemek olduğu kadar, bunlar ve başka alanlarla ilgili bütün öğretilerin hedefi hayatın tümünü kapsayan bir ahlak oluşturmaktır. Kısaca vahyin bütün öğretilerinin ve uygulamalarının meyvesi ahlaktır.

HZ MUHAMMED'İN TÜM HAYATINDA AHLAK HAKİMDİR

 
"Şüphesiz sen büyük bir ahlak sahibisin“(68 Kalem/4) ayetinin belirttiği gibi  Hz. Muhammed elbette büyük bir ahlak sahibidir. Çünkü onun ahlakını Yüce Allah Kur’an ile oluşturmuştur.  Hayatının tüm işlerinde bu ahlak hakimdir. Bunu kendisi „Rabbim beni çok güzel terbiye etti“ derken belirttiği gibi, onun ahlakını öğrenmeğe gelenlere Hz.Aişe’nin söylediği „Sizler Kur’an‘ı okumuyor musunuz? Onun ahlakı Kur‘an’dır“ sözleri de bunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla elçi olarak görevlendirilmeden önce  toplumda sıradan bir kişi olarak yaşayan Hz.Muhammed’in sahip olduğu bütün faziletlerin ve güzelliklerin kaynağının Kur‘an olduğu, sünnetinin de bu Kur’an‘ın uygulaması olduğu ve hayatın tümünü kapsadığı unutulmamalıdır.
 
 "Sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Kullarımızdan dilediğimiz kişilere doğru yolu göstermek üzere biz onu bir nur yaptık“(42 Şura/52) ayetinin söylediği gibi Kur’an vahyi ile muhatap olmadan önce Kitab‘ın ve imanın ne olduğunu bilmediği gibi, cahiliye hayatının pisliklerinden nefret ettiği halde ondan çıkış yolu bulamadığı ve bunu kendisine ancak Yüce Allahın öğrettiği de (93 Duha/7) bir gerçektir. 

O'NUN TÜM ERDEMLERİNİN KAYNAĞI KUR'AN'DIR

 
Onun için bir elçi olarak Hz.Muhammed’in sahip olduğu tüm erdemlerin kaynağının Kur‘an olduğunu göz önünde bulundurarak dinin öğrenilmesi ve öğretilmesinde, ibadetin ve itaatin gerçekleştirilmesinde, ahlak ve  erdemlerin yaşatılmasında, İslamın uygulanmasında toplum Kur’an‘ı çok iyi biliyor ve yaşıyormuş gibi vahyin kutlu doğumunu kutlamak için bir takvim ve tören düzenlemeyen müslümanlar, Hz.Muhammed‘i  Kur’an‘ın önüne geçirmek ve doğumunu kutlamak ne ölçüde sağlıklı olur. Böyle bir uygulama umarım lokomotifi vagon ve vagonu lokomotif yapmak gibi bir çelişki oluşturmaz. Şüphesiz bir insan olarak vahyi Yüce Allahtan alarak insanlara tebliğ eden ve pratiğini yaparak örnek olan Hz. Muhammed’i doğru anlamak ve gerçek kimlğini Kur’an‘la belirlemek gerekir.
 
Kur’an bize Peygamberimizi nasıl tanıtır?

HZ MUHAMMED'İ EN İYİ KUR'AN ANLATIR
 
Kur’an’dan Hz. Muhammed’i tanımak ve öğrenmek kolaydır. Çünkü orada yalın ve bizim gibi bir beşer olarak anlatılmakta ve tanıtılmaktadır.

Duha ve İnşirah surelerinde  belirtildiği gibi yetim iken barındırılan, gerek servet, gerekse vahyin verdiği bilgi bakımından fakir iken zenginleştirilen, bilmediği hidayet yoluna iletilen, içi İslama ısındırılan ve belini büken cahiliye  hayatı sıkıntısından kurtarılan,  Allah’tan vahiy alan, onu insanlara tebliğ etmesi emredilen ve tebliğ eden, onunla uyaran ve düşmanlık yapanlara karşı onunla mücadele eden, bu yolda türlü tepkilerle, düşmanlıklarla ve zorluklarla karşılaşan ve hepsine karşı sabretmesi emredilen, bunun karşılığında ücretini yalnız Allah’tan bekleyen, kendisine inanmış kişilerle beraber açlık, tehdit ve boykotlara maruz kalan, muhaliflerinin inanmamakta direnmesi karşısında zaman zaman içi daralan ve  canı sıkılan, ama sonucun başladığı durumdan daha iyi olacağı müjdelenen, yaşadığı toplumdan ümitleri azalınca başka yerlerde muhataplar arayan, eli boş dönünce de dünyası daralan, inanmalarını umarak müşriklerin uzlaşma tekliflerine bir beşer olarak arada bir kapı aralayınca yüce Allah’tan sert uyarılar alan, vahyi yamultması veya kendinden ona bir şey katması halinde en ağır cezalarla tehdit edilen, elçilik görevini yerine getirebilmek için yerini yurdunu, akraba ve yakınlarını  bırakmak zorunda kalarak değişik din ve inanç mensuplarının arenası olan bir memlekete ve topluma göç eden, gelmesiyle hesapları bozulan ve beklentileri suya düşen kişiler ve kesimler tarafından sürekli muhalefet, komplo ve düşmanlık gören, kalplerini birleştirdiği müminler tarafından herkesten ve her şeyden çok sevilen ve ne pahasına olursa olsun savunulan, Allah’ın elçisi olarak kendisine itaat edilen, kimi zaman da itirazlarla karşılaşan, itiraz edenleri veya kararlarının kaynağını soranları azarlamayan veya susturmayan, uygun gördüğünde kararını değiştiren, eşleri ve çocukları olan, savaşan, yaralanan, düşmanı yenen, zaferler kazanan ve sıfırdan başlayarak tek başına başladığı mücadelenin sonunda tebliğ ettiği dini devlet ve iktidar yapan, şanı dillere destan olan, ama  aynı zamanda zor anlar yaşayan, Rabbine çokça istiğfar eden, sevdiklerinin kaybına üzülen, baba, aile reisi, öğretmen, arkadaş, imam, müftü, yargıç, komutan, devlet başkanı olan ve görevini başarıyla yerine getirerek nihayet hastalanıp ölen bizim gibi bir insan! 

KUR'AN'IN ANLATTIĞI HZ MUHAMMED'İ ÖRNEK ALMAK MÜMKÜNDÜR

 
Son nebi ve resul olarak gaybı ve kıyametin ne zaman kopacağını, yarın ne olacağını ve kendisinin ne kazanacağını, nerede öleceğini ve kendisine nasıl muamele yapılacağını  bilmeyen, olağanüstülükler sergilemeyen, “yerden bir pınar fışkırtmadıkça, hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçe yapıp içinde çaylar akıtmadıkça yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça indirmedikçe, Allah’ı ve melekleri karşımıza dikmedikçe, altın bir evin olmadıkça ve göğe çıkıp oradan bize yazılı bir kitap getirmedikçe, melekleri şahit yapmadıkça sana inanmayacağız” diyerek itiraz eden müşriklerin mucize isteklerine “sübhanallah! (Allah anlamsız ve yersiz iş yapmaktan münezzehtir) Ben beşer bir elçiden başka neyim ki?!”(17 İsra/90-93) diyerek elinde bir şey olmadığını ve bu işlere gücünün yetmediğini, aksine bütün işlerin Allahın elinde olduğunu söyleyen, başkalarından farklı bir hayat yaşamayan, kendisini arkadaşlarından ayırmayan veya farklı görmeyen, mert ve cömert olan, haya ve edeple yaşayan, hakkı, adaleti ve eşitliği ilke edinen ve gerçekleştirmekten ödün vermeyen,  ölümsüz olmayan, hayatının bütün adımlarında  herkes tarafından örnek alınabilecek bizim gibi bir insan! “De ki ben ancak sizin gibi bir beşerim”(18 Kehf/110; 41 Fussilet/6). Kur’an, anahatlarıyla Hz. Muhammed’i bu şekilde anlatmakta ve tanıtmaktadır. Çerçevesini Kur’a‘nın bu şekilde çizdiği Hz.muhammed’i anlamak ve örnek almak gayet mümkündür.
 
Peki kültürel İslam’a baktığımız da nasıl bir peygamber bize anlatılmakta? 

NURDAN YARATILMIŞ BİR PEYGAMBER ALGISI

 
Dinsel kültüre veya kültürel İslama baktığımızda Allah’tan aldığı vahyi insanlara tebliğ etmek ve uygulamakla görevli, Allah’ın kulu ve resulü, bizim gibi bir insan olan Muhammed yerine, Allah’ın nurundan ilk var olan ve her şey onun nurundan yaratılan; Âdem, su ve çamur halinde iken yahut ruh ile ceset arasında iken bile peygamber olan; yaratıldıktan sonra yasak ağaçtan yediği için günahını affettirmek isteyen Âdem’in başını kaldırıp baktığında gökte Allah’ın adının yanında onun adının yazılı olduğunu gördüğü, adını aracı yaptığı/onunla tevessül ettiği ve onun yüzü suyu hürmetine/hakkı için bağışlandığı Muhammed’le karşılaşırız. 
 
İslamda kabirlerin süslü olarak yapılması yasaklandığı halde, onun Medine’deki kabrini ziyaret etmek hac ibadetinin bir rüknü haline getirilmiştir. Onun doğumunu övmek için yazılmış şiirleri okumak (mevlid) bugün halk arasında ibadet yerine konmakta ve okutulmaktadır Kutlu Doğum haftası kutlamalarının  neredeyse dinin bir öğretisi ve uygulamasına dönüştüğü görülmektedir-“Onun köpeği veya ayağının tozu bile olamayız” gibi sözler, Hz.Muhammed’in her insan için örnek olma vasfını tümden yok etmektedir.

KURUTULMUŞ ET YİYEN BEŞER PEYGAMBER İLAHLAŞTIRILDI

 
Kur’an, müminlerin ağzından “Onun  peygamberleri arasından hiçbirini ayırdetmeyiz”(2 Bakara/285) dediği halde, tarihi süreç içerisinde müslümanlar, onun Peygamberlerin en büyüğü, en faziletlisi (seyyidu’l-enbiyai ve’l-mürselin) olduğunu, hatta  insanların yanında  cinlerin de peygamberi olduğunu iddia etmiş, öncekilerin ve sonrakilerin efendisi, Allahın arş’ının nuru olduğunu söylemiş, ‘fahri kainat’ düzeyine çıkarmışlardır. Nur-i Muhammedi ve Hakikat-i Muhammediyye kavramlarıyla bütün kainatın kendisinden yaratıldığı bir ilk prensip haline getirilmiştir. Halk arasında yaygın olan “Adem yaratıldığı zaman, cennette ağaçların yapraklarında “lailahe illellah, Muhammedun resulullah” yazılıydı anlatımları ve “levlake levlake lemâ halaktu’l-eflake” gibi uydurma hadislerle, Hz.Peygamberin kendi deyimi ile “kurutulmuş et yiyen bir kadının oğlu” olmaktan çıkarılıp neredeyse yarı ilah konumuna nasıl geterildiğini gözler önüne sermektedir.
 
Bizim gibi bir insan olan Muhammed yerine, gölgesi olmayan; dışkısı toprakta kendiliğinden kaybolan; teri her zaman misk gibi kokan; idrarı ve tükürüğü şifa olan;  saç ve sakalının telleri kutsal olan, gözü uyuduğu halde kalbi uyumayan; insanlardan farklı olarak Allah tarafından doyurulan; önden gördüğü gibi arkadan da gören; vücudu toprakta çürümeyen;  ölümünden sonra da bizim gibi insan olarak dünyaya gelip insanlarla görüşen; sohbetlerine katılan, söylenenleri kabrinde duyan ve selam verenlere karşılık veren, insanların rüyasına giren, bir gecede bütün eşlerini dolaşarak onlarla cinsel ilişki kuran ve dörtbin erkek gücüne sahip bulunan, insanların kalplerinden geçenleri okuyan ve niyetlerini bilen, ‘ümmetim ümmetim’ diyerek gözyaşı döküp günahkarlara şefaat eden, göklerde seyahat eden, cennet ve cehennemi seyreden, karşılamak için inip yanına gelen Allah‘la  yüzyüze gözgöze  görüşen, konuşan ve ondan talimatlar alan, elli vakit namazı beş vakte indirtmek için akıl veren (!) Musa Peygamber ile Allah arasında bir uzaylı gibi mekik dokuyan, üzerlerine sidik sıçramasından ve dedikodudan sakınmadıkları için kabirlerin içinde azap çekenleri görerek diktiği yaş dallarla azaptan kurtaran, kıyametin ne zaman kopacağını  kestirerek ondan önce alametlerini sayan, hayatta iken kimlerin cehnnetlik olduğunu haber veren, Deccal’in, Mehdi’nin ve İsa Mesih’in ne zaman nereye geleceğini ve ne yapacaklarını bilen, azim sahibi/ululazm peygamberlerin bile çaresiz kalacağı mahşer gününde zalim günahkarlara şefaat ederek mahşerin dehşetinden ve ateşe girenleri ateşin azabından kurtaran bir Muhammed görürüz. 
 
Bu bağlamda Peygamberimizin doğumu ve sonrasında olanlarla alakalı anlatılanlara da değinir misiniz?

BU ANLATIMLARDA İNSAN OLAN MUHAMMED'İ BULABİLENE AŞK OLSUN!

 
Doğumundan önce ve sonra meydana geldiği anlatılan olağanüstü olaylar; annesinin hamilelikte ve doğumda hiç sıkıntı çekmemesi; evini meleklerin Kâbe gibi tavaf etmesi ve içerisinin nurlarla dolması, Âsiye’den Meryem’e kadar kadınların annesinin evini doldurmaları, doğumunu birbirlerine müjdelemeleri; Kâbe’nin dört köşesine bayrakların dikilmesi; hava üstünde sündüsten döşeklerin döşenmesi; kâselerle baldan tatlı şerbetlerin sunulması; peygamberlerin sıra sıra doğumunu karşılaması; doğduğunda ellerinin ve yüzünün semaya dönük olması; doğum esnasında nurun/yıldızın doğması;  göbeği kesik doğması, doğuştan sünnetli olması ve avret yerini kimsenin görmemesi; vücudunda hiçbir lekenin bulunmaması; doğum anında Busra’yı/Şam’ı/dünyayı aydınlatan nurun çıkması; yıldızların yakınlaşması; doğar doğmaz süt fışkıran baş parmağını emmeye başlaması; meleklerin ona doğu ve batıyı gezdirmesi; kucağında ay ile oynaması ve konuşması; beşikte konuşması ve ilk sözünün “Allahu ekber kebîran ve’l-hamdu lillahi kesîran...” olması; beşiğini meleklerin sallaması; doğumuna şeytanın üzülmesi; doğumunu yeşil iki kanatlı bir adamın müjdelemesi; Kâbe’nin nurla dolması ve putların yere serilmesi; Necaşi’ye rüyasında Hz. Peygamberin doğumunun müjdelenmesi, sırtında peygamberlik mührünün bulunması; onüç yaşında amcası ile Busra/Şam’a kadar ticaret kervanıyla gidecek yaşa gelmesine rağmen bulutların onu gölgelendirdiğini kimse bir kez olsun görmediği ve bilmediği halde yolculukta bulutların kendisini gölgelendirmesi; Bahira papazının bunu görüp  farketmesi ve peygamberliğini teşhis ederek kendisine kol kanat germesi; ağaçların ve taşların kendisini selamlaması ve secde etmesi; ellerinde taşların tesbih etmesi; görmeyenlerin gözlerini açması; ölüleri diriltmesi; peygamberliğine ağaçların tanıklık etmesi ve yürüyerek yanına gelmesi; doğumu üzerine Kisra sarayının yıkılması; Sava gölünün kuruması ve Mecusi ateşinin sönmesi; çocuk iken ve İsra yolculuğuna başlarken göğsünün melekler tarafından cerrahi operasyonla açılıp kalbinin zemzemle yıkanması ve (henüz âkil baliğ olmadığından sorumlu olmadığı halde) belini büken günahlardan böylece kurtarılıp kalbinin hikmetle doldurulması; dilediği anda ve istediği kadar suyu ve yemeği çoğaltması, müşrik olarak ölmüş (!) olan anne babasının hatırı için diriltilip iman ettikten sonra tekrar öldürülmesi, insanların duymadığı şeyleri duyması, karanlıkta ve aydınlıkta görmesi, ihtilam olmaması, gölgesinin bulunmaması, gibi Rasulullah sevgisi ile halkın manevi duygularını coşturmayı amaçlayan anlatımların arasından Allah’ın kulu ve Resulü, bizim gibi bir insan olan Muhammed’i bulabilene aşkolsun!
 
Son olarak Peygamberimizi doğru anlamak için ne yapmalıyız acaba?

VAHYİN KUTLU DOĞUMUNU KUTLAMAK GEREKİR
 
Ne yazık ki bazı peygamberler inanırları tarafından abartma ve yüceltme hâleleriyle kuşatıldığı gibi, inanç, kültür, bilgi ve düşünce yozlaşması yahut başkalarına özentilerle Hz. Peygamber de Rivayet, Tarih, Siyer, Hasais ve Şemail kitaplarında, özellikle Mevlit, Edebiyat, Dini Musiki/İlahiler, Tasavvuf ve diğer alanlarda abartmalar ve yüceltmelerle kuşatılmıştır. O kadar kuşatılmış, abartma ve uydurmalarla kimliği o kadar örtülmüştür ki onu tanıtmaya veya tasvir etmeye yönelik anlatımların çoğunda gerçek kimliğini görmek veya tespit etmek neredeyse güç olmaktadır. Oysa onu örnek alınabilen, alınması gereken bizim gibi bir insanın ötesine çıkaran bütün bu abartmalar ve uydurmalar Hz.Muhammed’in imajına zarar verdiği gibi, müslümanlara ve bütün insanlara zarardan başka bir şey getirmemektedir. Hz.Muhammed’i günümüze taşımak ve insanlara rehber olmasını istiyorsak, bu abartma ve uydurmalarla değil, niteliklerini Kur’an‘ın öğrettiği ve insanlara örnek yaptığı vasıflarıyla insanlara sunmamız gerekir. Bu da herhalde Hz.Muhammed‘in kutlu doğumunu kutlamaktan önce vahyin kutlu doğumunu kutlamak ve topluma öğretmek için programlar ve haftalar düzenlemek gerekir.

hilalhaber / Cuma Obuz


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer YORUM-ANALİZ-RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
Yetkililerini Rabb edinenler14 Mart 2017
Kur'an'ı anlamanın yolu, onun hükümlerini yaşamaktan geçer13 Mart 2017
"Kutlu doğum" ne zaman?08 Ocak 2017
Yetkililerini Rabb edinenler08 Ocak 2017
Nazar Boncukları (Günümüzün Putları)05 Aralık 2016
Kur’an da Selamlaşma04 Aralık 2016
Türbe Ziyaretleri ve İsteklerin Yerine Gelmesi…03 Aralık 2016
İlah(lar)ımız…02 Aralık 2016
Boş, Lüzumsuz, Anlamsız Sözlerden Yüz Çevirmek…01 Aralık 2016
Türbeperestler…30 Kasım 2016
Farkında Olmadan Şeytanı Dost Edinmek…29 Kasım 2016
Sünneti Doğru Anlamak28 Kasım 2016
İNANDIK, BİTTİ Mİ?28 Kasım 2016
İlahî Kelam O’nu (s.a.v) Anlatıyor21 Kasım 2016
Allah’a Dini Öğretmek mi; Dini Allah’tan Öğrenmek mi?20 Kasım 2016
Muhteşem Bir Ahlak19 Kasım 2016
Ahlak kahramanları03 Kasım 2016
Dini, Hurâfeler Yığını Haline Getirmek, Yozlaştırmak; Tahrif Çabasıdır18 Kasım 2016
Taklit ve Taklitçilik17 Kasım 2016
Bid’at; Anlam ve Mâhiyeti16 Kasım 2016
Çeşitli Hurâfe ve Bâtıl İnanışlara Örnekler15 Kasım 2016
Muska ve Muskacılık14 Kasım 2016
Bazı Yanlış Kabuller13 Kasım 2016
Gaybdan Haber Vermeye Bağlı Hurâfeler12 Kasım 2016
Günlerle İlgili Hurâfeler11 Kasım 2016
Ölüler ve Kabirlerle/Türbelerle İlgili Hurâfeler10 Kasım 2016
Hurâfe-Atalar Dini İlişkisi09 Kasım 2016
Hurâfe; Anlam ve Mâhiyeti08 Kasım 2016
Atalar Kültü07 Kasım 2016
Atalar Kültü; Sosyal Çevre ve Geleneğin Putlaştırılması06 Kasım 2016
Kur'ân-ı Kerim'de Atalar Yolu İle İlgili Âyetler05 Kasım 2016
Atalar Yolu, Her Dönemdeki Câhiliyyenin Temel Dinidir04 Kasım 2016
Atalar Yolu; Anlam ve Mâhiyeti03 Kasım 2016
Yozlaştırılan Din21 Ekim 2016
Hakkın Dini Ile Halkın Dini.....20 Ekim 2016
Allah’ın Dini Mi, Toplumun Dini Mi?19 Ekim 2016
Heykel Karşısında Saygı Duruşu Ve Atalar Dini18 Ekim 2016
Şamanizm'den gelen Türk adetleri17 Ekim 2016
ÖLMÜŞ İNSANLARDAN YARDIM İSTENİR Mİ?13 Ekim 2016
Cennet Satan Şeyhler ve Papazlar12 Ekim 2016
PEYGAMBERİMİZİ DOĞRU ANLAMAK12 Ekim 2016
EYVAH KEŞKE FALANI DOST EDİNMESEYDİM!11 Ekim 2016
KURAN NASIL TERK EDİLİR?10 Ekim 2016
KURAN ALFABESİ Mİ, AHLAKI MI?09 Ekim 2016
TASAVVUFUN İSLAM’A VERDİĞİ ZARARLAR NELERDİR?08 Ekim 2016
TASAVVUF KİTAPLARINDAKİ UYDURMA HADİSLER07 Ekim 2016
ŞEYH MURİDİ KURTARABİLİR Mİ?06 Ekim 2016
TASAVVUF BU MUDUR?05 Ekim 2016
SÜNNETİ DOĞRU ANLAMAK04 Ekim 2016
HIRKA-İ ŞERİF HURAFESİ03 Ekim 2016
CEVŞEN HURAFESİ02 Ekim 2016
FİLANIN YÜZÜ-SUYU HÜRMETİNE DİYE DUA EDİLİR Mİ?01 Ekim 2016
TÖVBE ALMA VE GÜNAH ÇIKARMAK00 0000
SALAVAT KAMPANYALARI DÜZENLEMEK DOĞRU MU?30 Eylül 2016
KIL TAPINMACILIĞI29 Eylül 2016
CÂMİLERDEKİ BİD’ATLER VE CÂMİLERİN YENİDEN İHYÂYA İHTİYACI28 Eylül 2016
AĞAÇ TAŞ VB. ŞEYLERDEN MEDET UMMAK!27 Eylül 2016
TÜRBE ZİYARETLERİ VE İSTEKLERİN YERİNE GELMESİ!27 Eylül 2016
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS26 Eylül 2016
BİD’AT, HURAFE ve XURAFELER26 Eylül 2016
HZ. MUHAMMED VE KUR’AN YERİNE MEVLÂNÂ VE MESNEVÎ19 Eylül 2016
Yusuf Kaplan’dan ‘Kemalist tehlike’ uyarısı: 15 Temmuz’un 2. ve 3. dalgaları geliyor!19 Eylül 2016
TEKKELİ DARBENİN TEOLOJİK-SİYASİ ZİHİN KODLARI23 Ağustos 2016
Cumhuriyet Aydını/Yarım Porsiyon Aydınlık ve Millî İrade23 Ağustos 2016
MEVLÂNÂ’NIN ALLAH DOSTU BİR EVLİYÂ ZANNEDİLMESİ18 Ağustos 2016
Darbe Bildirisinin İdeolojik Dayanağı Atatürkçülük18 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN AYKIRI GÖRÜŞLERİ16 Ağustos 2016
Laik Eğitim Olsaymış Darbe Olmazmış!16 Ağustos 2016
HANGİ MEVLANA, GERÇEK MEVLANA?15 Ağustos 2016
Türkiye’de Din Profesyonel Meczupların Elinde12 Ağustos 2016
MEVLANA’NIN GERÇEK YÜZÜ!12 Ağustos 2016
Ve-l Cematten “The Cemaate” Fetullah Gülen Hareketi12 Ağustos 2016
MEHDİ İNANCININ İSLAM’DA OLMADIĞINA DAİR BİLGİLER11 Ağustos 2016
BİR SÖMÜRÜ NESNESİ OLARAK: MEHDİ VE HZ. İSA KONUSU11 Ağustos 2016
ALLAH TARAFINDAN YAZDIRILDIĞI İDDİA EDİLEN KİTAPLAR!11 Ağustos 2016
Emin Güneş: Artık Bu ülkede Allah'tan başkasının adı yüceltilmemeli, Allah'tan başka büyükler tanınmamalıdır08 Ağustos 2016
Demokrasi dininin vurgusu giderek pekişiyor; Laik, batıcı, Kemalist, ırkçı bir yapı...'08 Ağustos 2016
Siz de uyanın: Kürtler, Aleviler, solcular, tarikatlar...05 Ağustos 2016
Sadece FETÖ'cü Değil, Kemalist Darbecilere de Karşı Çıkmalıyız!02 Ağustos 2016
Neden Batı İslam Dünyasında Darbelere Sempati Duyuyor?02 Ağustos 2016
“Dünya, Halep'e Kör ve Sağır"02 Ağustos 2016
Yusuf Kaplan: Fosilleşmiş, kaskatı, militan bir laiklik ve Kemalizm ideolojisi pompalanıyor01 Ağustos 2016
GENÇLER!! Hangi Fethullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?29 Temmuz 2016
KUR'AN'IN HAYATI DİZAYN ETMESİ13 Temmuz 2016
HZ. PEYGAMBER’İN MESAJINI DOĞRU ANLAMAK12 Temmuz 2016
DUANIZ OLMASA12 Temmuz 2016
Kemalist Devrimlerin Maksadı Halkı İslam’dan Koparmaktı11 Temmuz 2016
Namaz kanserden koruyor11 Temmuz 2016
İslam'a en büyük zararı onlar verdi11 Temmuz 2016
Sabetayistler rahatsız, İHH'yı hedefe koyacaklar30 Haziran 2016
Genel Özellikleri ile Ramazan-ı Şerif24 Haziran 2016
Hem Müslüman hem "Tüketim çılgını"(!) 23 Haziran 2016
İhsan Süreyya Sırma: Gençler, Barcelona futbol takımını tanıdığı kadar peygamberini ve onun sahabesini tanımıyor23 Haziran 2016
İslami Şahsiyetin,Etkisizleştirilen Yapıtaşları22 Haziran 2016
RAMAZAN ve MÜSLÜMANLAR…22 Haziran 2016
Dine Karşı Din ve İslam’ın Tahrifi21 Haziran 2016
Ramazan'ın Festivalleştirilmesine Karşı Çıkalım14 Haziran 2016
Dava ve Müslümanların Parayla İmtihanı14 Haziran 2016
Akif Emre: Siyonistlerin yeni haritası Kudüs'ün Yahudileştirilmesi stratejisinin artık resmi olarak ilanıdır14 Haziran 2016
RAMAZAN AYINI KUR'ANİ BİR İNKILABIN BAŞLANGICI KILMALIYIZ10 Haziran 2016
RAMAZAN AYI VE BİR FARKINDALIĞI ŞAHİTLİĞE DÖNÜŞTÜRME ZORUNLULUĞUMUZ10 Haziran 2016
Her Eylem, Bir İbadettir -Bilincini Kuşanmak-10 Haziran 2016
Peygamberimiz ve Gençlik…08 Haziran 2016
Ramazan İbadeti08 Haziran 2016
Ramazanda Bunları Tekrar Hatırlayalım08 Haziran 2016
Ramazan yıllık manevi bakım mevsimdir08 Haziran 2016
Kurşun Yemek Orucu Bozar mı?08 Haziran 2016
Ramazan Niçin Zam Ayı Oldu?06 Haziran 2016
Modern Kadınına Ağır Gelen Rabbani Ölçü: Kocaya İtaat02 Haziran 2016
'Tesettür bir kimliğin dışa vurumudur'02 Haziran 2016
'14 senelik Ak Parti iktidarında ‘Atatürkçülük’ söyleminin azalması umulurdu; ancak bu işin önde gideni oldular!'02 Haziran 2016
TÜRKİYE’DE ATALAR DİNİ (Müslümanlık)27 Mayıs 2016
Ramazanla İmar Olmak24 Mayıs 2016
KÜFRÜN İSLAM'A KARŞI BİRLİĞİ24 Mayıs 2016
DEFİLETÜ’L TİCARET CİNAYETÜ’L TESETTÜR23 Mayıs 2016
19 Mayıs Bayramı”nın Hikâyesi ve Bitmeyen Faşizm20 Mayıs 2016
Çıplaklık18 Mayıs 2016
"Emperyalizm Müslümanları birbirine düşürdü; Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın korunması bir başına Filistinlilere bırakıldı"18 Mayıs 2016
Şenlikoğlu: Renklerde İslam bir renk sınırı getirmemiştir 17 Mayıs 2016
Haksal’dan ‘İsrail’le ortaklık’ yazısı: İran’ı, Hamas’ı, Hizbullah’ı bitiririz, İHH da kuzu kuzu oturur sesini çıkar(a)maz!13 Mayıs 2016
KUR’AN’IN MODEL İNSAN TİPİ: MÜ’MİNLER12 Mayıs 2016
KADİM ŞİRK FELSEFESİ: TASAVVUF10 Mayıs 2016
''Ergenekon yoktu(r)' demek 28 Şubat süreci yaşanmadı-yalandı demekle eş anlamlı olmaz mı?'06 Mayıs 2016
'Türkiye’nin Onayı ile İsrail NATO’da'06 Mayıs 2016
Dersim katliamı emrini Mustafa Kemal mi verdi?06 Mayıs 2016
"Müslüman mıyız, Ehl-i Sünnet mi?"02 Mayıs 2016
'28 Şubat döneminde tutuklanan, zindanlardaki Müslümanları unutmak Gayretullah’a dokunur'02 Mayıs 2016
Laiklik, “tasma”! Özgürlükse, ayartıcı maskesi!29 Nisan 2016
'Resmi bayramlarda eşli danslarla, açık saçık kıyafetlerle çocuklara ahlaksızlık aşılanıyor'29 Nisan 2016
Ali Haydar Haksal: Sanırım ‘paralel’den sonra sıra, çıkar furyasına kapılmayan, derdi ve ideolojisi olan İslamcılarda!28 Nisan 2016
Laiklik: Tartışmak Yasak Benimsemek Mecburi28 Nisan 2016
Peygamberimizin İdrarı Değil İdrakı Şifadır27 Nisan 2016
Müslüman ve laiklik bir arada olur mu? 27 Nisan 2016
İTAAT VE İSYAN YOLUYLA DÜŞÜLEN ŞİRK26 Nisan 2016
“Kutlu Doğum“ Vesilesiyle Peygamberimiz Anlatılacaksa Bu Pasta Kesilerek Değil, Putları Kaldırarak Olmalıdır'25 Nisan 2016
Böyle Buyurdu Kutsal Devlet:Peygamber Kutlaması Bitti,Yerine Atatürk Versek25 Nisan 2016
Ergenekon Çuvalı: Herkes İçeri, Herkes Dışarı!22 Nisan 2016
Akif Emre: Dünya sistemine entegre olmaya razı olanların ahlak ve toplumsal çözülmeden şikâyet etmeye hakları olamaz22 Nisan 2016
Şehadeti'nin 20. Yıl dönümünde Cevher Dudayev'i Rahmetle Anıyoruz..22 Nisan 2016
23 NİSAN HÜZÜN DOLUYOR İNSAN21 Nisan 2016
'Müslümanlar asli bilgilerinden beslenmek yerine, kendilerine empoze edilene itibar ediyorlar'21 Nisan 2016
"Dün ‘Kâbe işgal altında’ diyenler bugün Türkiye ve Suud’un birlikte İslam dünyasını birleştireceğinden söz ediyor"21 Nisan 2016
Cuma Namazı ve Allah’ı Kandırmaya Çalışmak ?22 Nisan 2016
Mü’min’lerin Kur’an da geçen 15 özelliği21 Nisan 2016
Kur’an Müslümanların Hayatlarının Neresinde ?20 Nisan 2016
GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TİPLERİ20 Nisan 2016
YALANLARIMIZ/ALDANIŞIMIZ19 Nisan 2016
Malı Temizleyen ve artıran ibadet ZEKÂT!19 Nisan 2016
Peygambersiz Din Olur Mu?19 Nisan 2016
NEREDESİN VE NEREYE GİDİYORSUN EY MÜSLÜMAN?18 Nisan 2016
SİZİN DİNİNİZ SİZE, BENİM DİNİM BANA15 Nisan 2016
İslam Ordusu uyduruk bir örgüt15 Nisan 2016
Peygamberimizin Kıyafeti mi Karakteri mi?15 Nisan 2016
Bir Oryantalist Daha!!08 Nisan 2016
"Çocukların genetiğiyle oynanıyor" 06 Nisan 2016
Birikim ekseninden adil bölüşüme 05 Nisan 2016
Abdurrahman Arslan: 30 sene önce Müslümanlar siyasal, sosyal ve dini olanı ayrıştırmazdı, şimdi ayrıştırıyorlar05 Nisan 2016
Akın: Diplomanın bu denli kutsandığı bir dönemde, gençlerin Sezai Karakoç, Cemil Meriç gibi isimleri bilmeleri ne mümkün!05 Nisan 2016
Faruk Beşer: Moda ve gösteriş tarzındaki tesettür modernliğin ve dünyevileşmenin bir tezahürüdür01 Nisan 2016
Televizyonlar üzerinden nesil İslam'dan uzaklaştırılıyor29 Mart 2016
Alpat: Tesettür örtüden ibaret değildir25 Mart 2016
Allah Rasulünü Nasıl Sevmeliyiz?23 Mart 2016
Hz.Peygamber’in (sas) Yahudilerle Mücadelesi21 Mart 2016
Yusuf Kaplan: Türkiye'de genç kuşakların İslâm'la ilişkisi sıfırlanmak üzere!21 Mart 2016
Kemalist Mitolojinin Çanakkale’yi İstilası21 Mart 2016
Hz. Peygamber'in Davasında Ashabın Misyonu18 Mart 2016
'Kürtler için izzet İslam'dadır'18 Mart 2016
Kudüs el birliğiyle alınır18 Mart 2016
İslamı Hayata Taşımada Peygamber Örnekliği17 Mart 2016
O’NU TANIYOR MUYUZ?04 Mart 2016
İSLAMI HAYATA TAŞIMADA PEYGAMBER ÖRNEKLİĞİ04 Mart 2016
FAİZDEN UZAK DURUN!02 Mart 2016
'Cezaevlerinde Kardeşlerimiz Var'01 Mart 2016
Culani: “Bu, Allah ve Resulü’nün Bize Vaadidir!” 01 Mart 2016
YALANI HAYATIMIZDAN ÇIKARMAYA NE DERSİNİZ?29 Şubat 2016
DÜNYA HAYATI BİR İMTİHAN YERİDİR!26 Şubat 2016
'Müslüman laik olmaz, olmak zorunda bırakılamaz'23 Şubat 2016
Ümmeti Kuşatan Fitne Ateşine Düşmeyelim!16 Şubat 2016
Hayatını imanına şahit kılan bir şehid: Hasan el Benna... 15 Şubat 2016
Bayır Bucak bir Kobani olamadı14 Şubat 2016
Obama’nın Temsilcisinin Ardından Gülen Medyası da Kobani’de!08 Şubat 2016
Kur’ân’ın Anlattığı Peygamber05 Şubat 2016
Peygamberimizi Sevmek04 Şubat 2016
CENNET İKRAMI03 Şubat 2016
NAMAZ KILMAMAK - BİR KÖTÜLÜK DEĞİL, BİN KÖTÜLÜKTÜR !02 Şubat 2016
NAMAZA KOŞMAK01 Şubat 2016
SAHABE'NİN NAMAZI29 Ocak 2016
İman Sıdk, Küfür Yalandır!29 Ocak 2016
Flash İddia!! Gaffar Okan’ın ‘İşkence’ Mağdurları Anlatıyor29 Ocak 2016
NAMAZ KILMAYI SEVİYOR MUYUZ?28 Ocak 2016
'İslamofobiyi üretenler ikinci aşamaya geçmek istiyor' 28 Ocak 2016
ANNE - BABA VE NAMAZ26 Ocak 2016
PKK itirafçısı: Örgütün birinci misyonu İslam'ı yok etmek26 Ocak 2016
NAMAZ İÇİN AĞLANIR MI?25 Ocak 2016
Nusra 'Terör Örgütü' mü?25 Ocak 2016
NAMAZ ANNE KUCAĞIDIR22 Ocak 2016
NAMAZ BİR TEVHİD EYLEMİDİR21 Ocak 2016
Şenlikoğlu: Kadını pavyon kadınına dönüştürüyorlar 21 Ocak 2016
Başörtülüler "Hem örtülüyüm hem modernim" imajı oluşturmaya çalışıyor11 Ocak 2016
Bir tarafta gökdelenlerin yükseldiği, diğer tarafta açlığın olduğu bir sistemin ebediyen sürmesi mümkün değil11 Ocak 2016
"Laikçiler Atakta"11 Ocak 2016
Mezhep ateşinin fitilini Rand Corporation yaktı07 Ocak 2016
Silah satmak için mezhep savaşı!06 Ocak 2016
Mezhep Çatışması Filmini Daha Önce Görmedik mi?06 Ocak 2016
Özyönetim Değil, Kürt Halkına Boyun Eğdirmek İstiyorlar28 Aralık 2015
Islahatçı Bir Kur'an Şairi Olarak Mehmet Akif Ersoy28 Aralık 2015
'Mehmet Akif'e Müslüman olduğu için değer vermediler'28 Aralık 2015
"ODTÜ Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği"27 Aralık 2015
"Ümmet Şuuru Nerede Kaldı?"27 Aralık 2015
Menemen’in Yalan Tarihi ve Şeyh Esad Erbili24 Aralık 2015
Selvi: PKK'ya verilen yeni görev...21 Aralık 2015
Esed'e Razı, İsrail'e Mecbur Edebilirler mi?21 Aralık 2015
"Rusya'nın Selameti, Putin'in Zaferi İçin Okunan Hutbeler"14 Aralık 2015
Ey 'Hendeklerden ve Barikatlardan Bildiren' Adam!04 Aralık 2015
PKK Artık Deşifre Olmuştur…03 Aralık 2015
HDP Pişkinliği ya da Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?01 Aralık 2015
Ulustan Ümmet’e Yürüyebilmek…25 Kasım 2015
KÜRESEL TERÖRÜN (KAFİRLERİN) HEDEF ALDIĞI DİN: İSLAM 24 Kasım 2015
“HAYATI” KUR’AN’LA ŞEKİLLENDİRMEK Mİ? MUHAFAZAKARLIK’ MI? 30 Kasım 2015
“VAHYİN LİDER’LİĞİNE MUHTACIZ”29 Kasım 2015
RABBİMİZİN LAYIK GÖRDÜĞÜ İLE ANILMAK28 Kasım 2015
“SAĞLAM DİN, LAÇKALAŞMIŞ DİN(Lİ)DARLAR”!27 Kasım 2015
“ŞEHADET/ŞEHİDLİK RAST GELE BİR KAVRAM DEĞİLDİR.”26 Kasım 2015
MODERN ÇAĞLARIN ŞİRKİ25 Kasım 2015
KULLUK MU İDEOLOJİ Mİ?24 Kasım 2015
Bir Mühendislik Projesi Olarak Gülenizm24 Kasım 2015
"Dini İbni Arabi ya da Mevlana Üzerinden Öğrenmek"23 Kasım 2015
Atatürk Kur'an'la ve Peygamberle nasıl alay etti! (Belge)11 Kasım 2015
Kur’an’da “Muhacirler” Lafzı05 Kasım 2015
Irkçılık kanserinin ilacı Malcolm X'in mektubunda05 Kasım 2015
KUR’AN VE TOPLUM ARASINDAKİ DUVARLAR !20 Kasım 2015
İNSANLARDA İLGİ ÇEKME HASTALIĞININ NEDENİ…19 Kasım 2015
İNANÇ SÖMÜRÜSÜNDE SON NOKTA…18 Kasım 2015
GENÇLERE TAVSİYELER17 Kasım 2015
TİŞÖRT YAZILARI ve KÜLTÜR YOZLAŞMASI16 Kasım 2015
MODERN MÜSLÜMAN KADIN15 Kasım 2015
MÜSLÜMAN, PARA ve İKTİDAR14 Kasım 2015
BAŞÖRTÜSÜNÜN DESENLERİ: HİCAP, TEVAZÜ ve RIZA13 Kasım 2015
DİN PAZARINDA “TESBİHAT”12 Kasım 2015
SAHİ! BU DİN KİMİN?11 Kasım 2015
SOSYAL MEDYA KÖLELİĞİ10 Kasım 2015
İNSANLARI DÜŞÜNMEYE DAVET EDEN AYETLER09 Kasım 2015
MODA VE KOZMETİĞİN İĞRENÇ YÜZÜ!08 Kasım 2015
HANIMLAR İNTERNETTEKİ RESİMLERİNİZ KÖTÜYE KULLANILIYOR07 Kasım 2015
SALAVAT DİLENCİLERİ06 Kasım 2015
ÇOCUĞUNUZUN RESMİNİ İNTERNETE KOYMAYIN05 Kasım 2015
ŞİFA TANRILARI VE “DİLEK AĞACI”, MÜBAREKLER, TÜRBE, VS04 Kasım 2015
MODERN ÇAĞDA UNUTULAN ROL “ANNELİK”03 Kasım 2015
NAMAZ VE İNSAN03 Kasım 2015
Çeçen lideri Müslim Şişani:'Ruslar gücünü ve sahayı sınıyor'23 Ekim 2015

En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Camilerde yapılan vaazlar hakkında ne dersiniz?

İlmi anlamda yetersiz
Faydalı olduğunu düşünüyorum
Dinleme ihtiyacı duymuyorum.
Hep aynı şeyler anlatılıyor
İlmi anlamda gayet yeterli buluyorum
Vaizlerin kendilerini geliştirmeleri lazım

Sonuçlar
..
Sayfalar
Arşiv Arama
 
Video Galeri
Foto Galeri
Takvim
Facebook Beğen

Hakkımızda | İletişim | Video Galeri | Foto Galeri
PHS