• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Üyelik Girişi
TAKVİM

Bu uydurmadan ya maddi bir çıkar gözetilecektir, ya bir şeye kılıf aranacaktır, ya birtakım şeylerin üstü örtülecektir, ya da kendi yaptığımız ve yapacağımız saçmalıkların altyapısı hazırlanacaktır.

Gerçekten de insan Kur’an’dan ve sahih sünnetten uzaklaştı mı artık onun sapkınlığına dur diyecek kimse olmayacaktır. Dur diyen olsa da onu dinleyecek durumda olmayacaktır. Hatta bu sapma öyle etkili ve yaygın oluyor ki bir ülkenin güya dinden sorumlu(!) başkanı bile bu saptırmaya öncü olabilmektedir.

 

Neymiş efendim Regaib peygamberimizin anne rahmine düştüğü günmüş ve onu kutlayacakmışız. Ne büyük bir başarı(!) elde etmişiz. Yani bunu iddia edip kutlayanlar, yayanlar ve bu sapmaya alet olanlar acaba şunu mu kastediyorlar: “Biz o gece peygamberimizin anne ve babasının yatak odasındaydık ve olan biten her şeyi kaydettik dolayısıyla anne rahmine düşüşüne de şahid olduk.” Demek ki bu malum kaset olayları o gün de varmış ki peygamberimizin anne babasının bile hangi gece ne yaptığını biliyoruz. Yani bu kadar saçma sapan şeyleri uydurup sonra buna ibadetler ekleyip, sonra buna yönelik birtakım ritüeller uyduranlara şaşmakla birlikte bu saçmalıklara uyanlara da şaşıyorum. Bu kadar terbiyesizce ve düşüncesizce bir zırvalık olabilir mi? Ne yazık ki olabiliyor.

 

Aslında biraz düşünüldüğünde böyle uydurma bidatlerin bu kadar saçma olmasına rağmen bu kadar yaygın bir kabul görmesinin birçok sebebi ve amacı var tabiî ki . Malumunuz bir şey uydurulurken birçok çıkar ve kâr güdülerek uydurulur. Bu uydurmadan ya maddi bir çıkar gözetilecektir, ya bir şeye kılıf aranacaktır, ya birtakım şeylerin üstü örtülecektir, ya da kendi yaptığımız ve yapacağımız saçmalıkların altyapısı hazırlanacaktır. Bu açıdan konuya eğildiğimizde durum daha net anlaşılacaktır.

 

Artık kandil geceleri her yönüyle bir sektördür. Mevlid okuyan hocalarıyla, kandil satan pastane ve simitçileriyle, tvlerde program yapan sanatçı, hoca ve ilahi gruplarıyla, o günlerde demeç ve reklam veren siyasileriyle, o günlere özel satış sistemi kuran firmalarıyla, cep telefonu şirketleriyle, bir yıl boyunca yatıp o günlerde kurtulmayı uman cemaatiyle vazgeçilmez bir sektördür. Dolayısıyla benim gibi birkaç kişinin bir şeyler demesi veya yazması birilerine sinek vızıltısı gelebilir ama olsun biz hakkın taliplisi olalım da onlar bizi sinek vızıltısı zannetsin.

 

Dikkat ettiyseniz ben bu tür şeylerin olmadığına dair delilleri hiç sıralamadım ve uzun uzadıya izahlara girişmedim. Çünkü aklını birazcık kullanan ve hakkın taliplisi olan bunların ne kadar saçma, batıl ve bidat olduğunu anlayacak ve öğrenecektir. Zaten bilgiye saniyeler içerisinde ulaşılan bir zamanda yaşarken: “Ben bilmiyordum, ben duymadım, kimse bana bir şey söylemedi.” gibi laflar mazeret olarak kabul edilemez.

 

Biz şunu kesin olarak biliyoruz ki Allah’a ve Resulüne iftira atan, Allah’ın dinine ekleme veya çıkarma yapan İslamiyeti Hıristiyanlaştırmaya veya Yahudileştirmeye çalışanlar hesap gününde bunlardan dolayı Allah’a hesap vereceklerdir. Yine biz biliyoruz ki peygamberimize iftira atan normal bir insana iftira atmış gibi değildir ve ateşteki yerini hazırlamaktadır. Dolayısıyla bu tür uydurma şeylerin peşinden giden ve bu uydurmaların öncülüğünü yapanlar attıkları bu iftiraları ve bu iftiraların hesabını düşünsünler zira çetin hesap beklemektedir.

 

Huzeyfe b. el-Yamân'ın rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte: "Allah bid'at sahibinin orucunu, namazını, sadakasını, haccını, umresini, cihadını, sarfını (maddi yardımını), şehadetini kabul etmez. O, kılın yağdan çıktığı gibi İslâm'dan çıkar. " (İbn Mace, Mukaddime, 7/49).

Herhalde bu hadis bize öğüt olarak yeterlidir. Zaten yetmezse ateş yetecektir.

 

Selam ve dua ile…

 

Mehmet HATİPOĞLU



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
323 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam18
Toplam Ziyaret112832
Anket
Kur'an'ı ne sıklıkla okursunuz?
Hava Durumu
Anlık
Yarın
5° -3°
Saat